Çarşamba, Mart 07, 2007

buruşuk pardesülü adam



ILS SONT EUX
...
buruk bir sabah
başlıyor acılı olduğu
açıkça anlaşılmayan
dünyada.
...
susuyor, söylemiyor bildiği tek şiiri
“güzel olan hiçbir şey hülasa edilemez”
demiş çünkü valéry.
çünkü serbest düşünme zamanı geçti artık
şimdi mesai saati
disiplin kurulunun toplantısı var
arşivde sicil belgeleri damgalanacak
tayinler imzaya girecek
teftişe gidecek generaller
rüya, okşayış, tevrat
gibi kelimeler
gündemin dışında.
yurttaşlar uygunadım çalışmalarıyla
söktüler kariha yarımküresini yerinden
bir pusula koydular açtıkları boşluğa
titreyen, korkak ibresiyle bu pusula
kuzeyi gösteriyor serbest
düşünme zamanlarında ;
safir bir göz görünce karıştırıyor yönü
tırnaklarını yiyor bakır bir
dudak ona yaklaşınca ;
cıvadan bir gözyaşı
bari olsun istiyor
bütün mesai boyunca.
buruşuk pardesülü adam dalgın
gittikçe daha dalgın, elinde cetvel
masada hesap makinesi, pusula
yetmiyor dibe dalmasına
bağlıyor kalın bir urganla beline
ağır bir sandık
salıyor kendini
yeşil yosunların
kırmızı balıkların
uçan kabarcıkların
derinliklerine
orada
bir sandık buluyor
yakutlar, altınlar, pırlantalar
adam dibe inmek için beline bağladığı
sandığını keşfediyor dibe ulaştığında.
öyleyse adamın eyvah ışıdı yüreği
eve dönmesine gerekçe
bulamıyacak bir daha.
...

Adamın pardesüsü'mü yüreğimi buruşuk olan?
Dibe dalması için programlamayı mı kullanıyor yapay zekayı mı ?.
Dibe ulaşabilecek mi ?
Ulaşırsa orda bir şeyler keşfedebilecek mi ?
Keşfettikleri evdekilerden ağır gelebilir mi ?
Eve dönmesine gerekçe bulamaması mümkün mü ?

Şimdi bütün bu sorulara cevap veremiyeceğim
çünkü serbest düşünme vakti geçti
şimdi artık mesai saati !

...
kimse görmüyor buruşuk pardesüsüyle bir babanın
kırılgan bir yelpaze olduğunu akşam eve girince
...

Hiç yorum yok: