Cumartesi, Temmuz 19, 2008

Şu akkuşun gürgenleri Yıkılmadı mı ?

Rafet resort hotel deki bilmem kaç yıldızlı tatilim ! Her ne kadar sıradışı şeyler hoşuma gitsede, bu benim için bile fazlaydı. Börtü böcek içinde yer yer kararmış çam kerestesinden yapılmış köhne ahşap bir ev. Evin lüksü suyun içeriye alınması olmuş bundan önce geldiğimde suyu kapıdaki çeşmeden doldurmamız gerekiyordu...

Temmuz sıcağında soğuk dağ geceleri, Gürgen ormanı, ormanın yoğun oksijeni, beyaz papatyalar turuncu gelincikler, günün hersaatinde görbileceğiniz sis, çisil çisil yağan yağmur.
O yetişecek yok, bu tamamlanacak yok, falanca parça bozuk çıkmış ne yapsak acaba yok ,... iş yok. Tv yok, İnternet yok, Bilgisayar yok, Gündem yok. Eregenekon operasyonu yok, haklımıydı haksızmıydı yok, "Ergenekon operasyonu ergenekoncuların bir operasyonumuydu ?" yok. Yok yok...
Bütün bunlar yok ama onun yerine başka sıkıntılarda yok değil.
Falancanın oğlu filancanın kızını kaçırmış, feşmekanca fişmekanca yere ev yaptırıyormuş, filan falan yerdeki tarlasının sınırını kaydırmış. Falanmış filanmış feşmekanmış...
Boşuna dememişler
"Ne hikmettir Şu dünyaya gelen ağlar giden ağlar"
Bütün bunlara rağmen, Yağmur yüzünden pek bir yere çıkamasam da, göz alabildiğine Gürgen ormanının yeşillikleri bir başka alemdi. Yıkılmasın şu Akkuşun gürgenleri...

2 yorum:

manav dedi ki...

afiyet olsun , izmir yanıyor .........

bluekid dedi ki...

?
Yanmasın İzmirin ağaçları