Cuma, Şubat 20, 2009

Mutluluk Gömleği

Epeydir ziyaretine gitmemiştim MCH hocamın geçenelerde uğradım. Yanına vardığımda birşeyler anlatıyordu bir kenara iliştim ve dinlemeye başladım

Vakti zamanında bir memlekette padişaha bir sıkıntı musallat olmuş. Ne yapsa ne etse içindeki sıkıntı huzursuzluk bir türlü geçmezmiş. Envai çeşit oyunlar eğlenceler tertiplemişler ama nafile. Ülkenin hekimlerini seferber etmişler, türlü çeşit ilaçlar denemişler fayda etmemiş. Sonun da bir alim zat şöyle demiş
"Tam manasıyla ve gerçekten mutlu bir insan bulup onun gömleğini giyerseniz Sizde sıkıntılarınızdan kurtulur mutlu olursunuz efendim "
Padişah bir umut ülkesinin dört bir yanına adamlarını salmış, Tam manasıyla mutlu bir insan bulmak için.
Padişahın Adamları kime sordularsa mutlulukları tam değilmiş. Memurun başka , Amirin başka Köylünün, Esnafın, Gencin, İhtiyarın , Kadının, Erkeğin başka başka sıkıntıları varmış. Kısaca Herkesin bir derdi bir sıkıntısı varmış, ve o sıkıntı insanların tam mutlu olmalarını engelliyormuş.

Aramaya çıkan kafileler birer birer elleri boş dönmeye başlamışlar. Her dönen kafile padişahı biraz daha sıkıntı veriyormuş. Son kafilede dönünce padişah umutsuzca sormuş
- "Siz de tam mutlu birisini bulamadınız değilmi ?"
- Hayır Efendim bulduk, Issız bir dağ başında Harabe bir kulubecikte oturan bir adamdı tam manasıyla mutluydu.
Padişahın gözleri ışıldadı. heyecanla sordu
- Hani gömlek nerede ? hemen getirin bana
Kafile başkanı mahçup cevap verdi
- Malesef efendim gömlek getiremedik çünkü adamcağızın bir gömleği bile yoktu.
...

padişah mutlu adama arama işini öneren alimi çağıttırıp sormuş
Koca memlekette Tam mutlu adam arttık bir kişi çıktı onunda gömleği yok nedir bu işin hikmeti ?
Padişahım bütün ahaliye sordurdunuz mutluluklarının tam olmamasını hep birşeylerin eksikliğine bağladılar. Çoğunun ki de maddi sebeplerdi. Siz ki Padişahsınız ahalinin hemen hepsi için mutlu olmanızı engelleyecek bir eksikliğiniz yok. Siz de düştünüz bir gömleğin peşine! Adamı buldunuz ama gömleği yokmuş. Mutluluk gerekli gayreti gösterdikten sonra elinde olana razı olmaktan geçer. Yoksa İnsanın fıtratındaki şedit hissiyatların bu dünyada tatmini mümkün değildir. çünkü İnsanoğlunun istekleri sonsuzdur. Dünya ise fani
...
Çaylar geldi

- Peki hocam biz mutluluk gömleğini aramıyacakmıyız
- (Gülümsiyerek ) Öyle bir şey demedim. Hepimizin mutluluk gömlekleri vardır. Onlara ulaşamadık diye kendimize hayatı zehir etmemeliyiz. Çünkü Her ulaştığımız gömlek ilk başta bizi sevindirsede hemen yeni gömlekler peşine düşüyoruz.
Birde pek çok İnsan gerekli gayreti göstermedikleri halde nafile ulaşmayı beklerler. Meyveyi dalından koparıp yemeyi arzu eden biri. Eğer bahçesine meyve fidanları dikmiyorsa, O fidanlara gereken şekilde bakmıyorsa, Boş hayaller peşinde koşmuş olur. Hem istiyor hem gayret göstermiyor, böylece kendi kendine eziyet ediyor.
mesela sen yok mu senin mutluluk gömleğin ?
- olmazmı hiç hocam var
- Ona ulaşmak için elinden geleni yaptığını, gücün yettiği ölçüde gayret gösterdiğini söyleyebilirmisin.
- Malesef Hayır.
- Niçin ?
- Şeyyyy belkide ulaşmak için çoook geç kaldığımı düşünüp umutsuzluğa düşüyorum.
- Niçin Vazgeçmiyorsun o zaman
- Kaybetmek için de çok erken...

2 yorum:

manav dedi ki...

"
- Şeyyyy belkide ulaşmak için çoook geç kaldığımı düşünüp umutsuzluğa düşüyorum.
- Niçin Vazgeçmiyorsun o zaman
- Kaybetmek için de çok erken... "

erken mi , geç mi ?

aynı dertten ben de muzdaribim

belki de "kararsızlık en kötü karardan da kötüdür" diye düşünmek gerek

kalın sağlıcakla..........

alesta dedi ki...

Geç kalmak, geç kalmış olmak korkusu...

"... iyi diyorsunuz da hocam çok geç kaldık. Tükettik ömrü. Boşa koşturduk. Artık dönemeyiz de. Yapacak hiçbirşey kalmadı.." demişti Özlem. Teyidler gecikmedi gruptan. Ali, Umur, Fatma...

Yaklaşık 30 kişiydi teyidciler. Sonra yaşlarını sordum sırayla.. 17, 19, 20, görüyorsunuz hocam benim için vakit tamam diyenin 22...

Onlara dünya liderlerinden ve sanatçılarından yaşantıları ve yaşlarıyla ilgili birkaç bilgi verdikten sonra, ışık yok gibi kısılan gözleri faltaşı gibi açıldı hepsinin. Çünkü onların zirveye ulaştıkları yarı yaşlarında bile değillerdi. Ki yaşadıklarının 10 da birini bile yaşamamışlardı daha.

Bireyleri daha bu yaşlarında umutsuzluğa sevkeden; sanal, hak edilmemiş zirvelerdir arkadaşlar. 19 yaşında bir sanatçının(!) 150 bin $'lık Hummer'e binmesi, 25 Yaşında bir gencin bir holdingde yönetim kurulu başkanı(!) olması...

Sadece yorum olduğu için uzatmak istemedim. Siz sadece dünya liderlerini, dünyaya ismini kazıyan sanatçıların başarıya ulaştıkları yaşlara bakın. Sonra erken mi geçmi olduğuna karar verin...

Saygı ve sevgilerimle...