Perşembe, Ekim 26, 2017

Levent Ali Keten 'nin hatırasına....

Levent ile tanışıklığımız 2009 yılına dayanıyor. Her şey aşağıdaki ilk e-posta ile başladı



Merhabalar, 

...

Sizin de bir yazınızda belirttiğiniz gibi yazılım, içimde hep ukte kalan birşeydi. 1990 yılında üniversiteyi kazanınca yazılımı bıraktım. Üç yıl öncesine kadar da yeniden elime almadım. Yazılıma Commodore 64 le, basicle başladım. Sonraları cobol, ne yazdığımı hatırlayamayacak kadar C. Orta okul dönemim elektronik sevdasıyla geçti. Evde bozmadığım birşey kaldı mı hatırlamıyorum. Ama bir sürü de şey yapmıştım. Sanat okulunu 2.likle kazandığım halde 1. ye bölüm değiştirme hakkı tanıdılar bense tercih sebebiyle Tesviye bölümünde okudum. Sonra onu çok sevdim. Makinalar, çalışmaları hep merakımdı çünkü. Çok iyi bir tesviye eğitimi aldım. Ancak üniversitede matematik eksikliğim yüzünden Turizm Eğitimi bölümünü kazandım. Kısacası devletin bana eğitimim için yaptığı tüm yatırımlar boşa gitti. Elektronik okuyamadığım için tornacı, mühendis olamadığım için turizmci, turizmi sevmediğim için de bilgisayarcı olmuştum. Ama yazılım hep ukte kalmıştı içimde. 

Bu hayatta neyi istediysem Allah'tan hepsinin sahibi oldum. Söke söke aldım hayattan her istediğimi. Uzunca bir bilgisayar satıcılığından sonra, sektörün artık tekel büfeleriyle yarıştığı dönemde kapadım işyerimi. Ankara'ya gidip 6 ay boyunca yazılım kursu aldım. Dot.Net. İyi bir yazılımcıyım. İyi bir algoritma mantığım var. Eğitimden sonra birkaç yazılım yapıp sattım. Fizik tedavi merkezlerine. Ancak sağlık bakanlığı 1 yıl içinde öyle kararnameler çıkardı ki, yazdığım tüm yazılımı iki kez yazmak zorunda kaldım. Sonra kararnamelere yetişemeyince, sağlık alanını bıraktım. Çünkü ekip kurmaya ne maddi gücüm yetiyordu, ne de bu ülkede ortak iş mantığı gelişmişti. Sonra iki yıl Eskişehir'de kaldım. Birkaç firmaya birkaç yazılımdan sonra doğduğum yere, Mersin'e geri döndüm. Burada da aklımdaki projeleri hayata geçirebilmek için, hayatımı idame ettirebilecek bir ek gelir adına web tasarımları yaptım. En son 5 ay önce  Mersin Büyükşehir Otogar'ına otomasyon sistemi yazma işini almam, sizinle tanışmaya kadar getirdi işleri.

Muhasebe otomasyonunu yazdıktan sonra, benden kapı girişlerinde plaka tanıma sistemi olmasını istediler. Herkesin belirli alanlarda uzmanlaşmasını her zaman benimsemişimdir. Bu yüzden bu komponenti yazan bir firmadan alıp kullanmak istedim. İşte herşey ondan sonra başladı. Bu komponenti yazan firmalar, ya komple sistemi satıyorlardı, ya da 5 bin euro istiyorlardı. Ne yalan söyleyim, bu güne kadar 5.000 euroluk bir yazılım işim olmadı. Hele ki Anadolu'da bu fiyat!

En son görüştüğüm bir İstanbul Teknopark firmasına, yaptıklarının yanlış olduğunu, bu komponentin binlerce kullanım alanı olduğunu, bu fiyata sattıkları sürece bu alanlarda bunların kullanılamayacağını, bunun aynı zamanda binlerce istihdamı önlediğine varana kadar konuşmalarım boşunaydı ve en son dalga geçer gibi, bu komponenti 4 yılda bilmem kaç mühendisle, profla yazdıklarını, bunun öyle benim yazdığım yazılıma benzemeyeceğini küçümser bir tavırla söylediklerinde, bende "e bizde oturur kendimiz yazarız" dedim ve hiç alanım olmayan görüntü işlemeye dalmış oldum böylece.

3 aydır kısıtlı kaynaklarla geldiğim aşama plaka karakterlerini temizlenmiş olarak çıkartmak oldu. Bu aşama içerisinde oldukça başarılı sonuçlar elde edebildim. Ancak bu aşamadan sonra OCR işleminde YSA kullanıldığını öğrendim. Elimdeki kaynak miktarı sanırsam bir 200 Mb civarında. Onlarca tez, döküman, internet sayfası vs. Ama  üzülerek söyleyim ki bir çoğu kopyala yapıştır arasına birşeyler sıkıştır yazılmış. 

YSA'yı anlayamadığım için onunla ilgili her hangi bir algoritma ve  kodda türetemiyordum. Taaki sizin sitenizle karşılaşana kadar. Aslında algoritma olarak sizin sitenizden çok yararlandığım söylenemez. Ama YSA'nın ne olduğunu sizin siteniz sayesine öğrendim. Sitenizde ilgimi çeken bu alanla ilgili okumadığım bölümünüz yok. Elleriniz dert görmesin. Ancak ben 38 yaşından sonra yeniden yazılıma döndüm. Teknik olarak okuduğumu eksikleri tamamlama yöntemiyle anladığım bir ingilizcem ve kod olarakda VB.Net. 
Yazdıklarından da anlacağınız üzere, Kendisi benim yaşlarda çekirdekten yetişme, şevkli bir yazılımcıydı.  Hoş sohbetti. Bizimde ysa konusundaki yardımımızla,  o yıllarda bir plaka okuma yazılımı geliştirmeyi başardı. Vefakardı işi bitince bizi unutmadı, sonrasında da irtibatımız devam etti. Gerek online gerekse ankaraya gelikçe yüz yüze görüşmelerle muhabbetimiz devam etti. Çok girişken bir kişiliği vardı. Ben yıllarca dökmeye devam ederken o maceradan maceraya atıldı. Çok değişik alanlarda değişik yazılımlarla uğraşdı. Mesela Damda topraksız tarım işine girişti. Kendi elleriyle imal etti



otomasyonu için devreler kurdu programlar yazdı.

Firmasını  Mersin teknoparka'a taşıdı orada çalışmaya devam ediyordu.
 Keten Yazılım
En son temmuz ayında yazışmamızda
"akciğerde bir kitle tespit ettilerne olduğuna karar veremediler yarın bir docent muayne edecek"
diyerek sağlık problemlerinden bahsetmişti.  Bir kaç kez telefonla ulaşmaya çalıştıysamda, sonrasında görüşmemiz malesef mümkün olmadı.  Şimdide Geçen hafta cuma günü vefat ettiği haberi geldi.
Ben bir dostumu, ülkmizde çilekeş bir yazılımcısını kaybetti çok üzgünüz. Kendisine Allahdan Rahmet. Başta kızı olmak üzere yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz...

3 yorum:

Volkan Salma dedi ki...

Allah rahmet eylesin. Cok aci..

Adsız dedi ki...

Allah rahmet eylesin.Örnek alınacak bir kişiymiş.Allah geride kalanlara sabırlar ihsan eylesin.

Furkan Durmuş dedi ki...

Allah rahmet eylesin abimize. Derslere konu olacak bi hayat hikayesi varmış