Salı, Ağustos 19, 2008

Yapay Zeka Temellerin duruşması 2

Çin odası Turing testine karşı

YZ nın temellerinden başladık ama niçin tanımları anlatmaya başlamadık ? haklı olarak soruyorsunuz. Bunun başlıca sebebi Kavramların pek çoook tanımı var ve Bakış açımıza göre seçeceğimiz bir tanım üzerinden yürüyüp üzerine de bolca laf salatasıyla servis edebilirdik pek tabii. Fakat bu Başka bir tanım üzerinden konuya bakanlar için saçma bir yazı olur çıkardı.

Böyle felsefi tanımlarla kafa karıştırmak yerine biz Ne yaparsak YZ ye ulaşmış oluruz ? sorusunun cevabıyla başlıyoruz, Turing testi. Alan Turing YZ nin öncülerinde bir İngiliz matematikçi. Testide oldukça basit. " Öyle bir donanım ve yazılım sistemi oluşturmuş olun ki onunla konuşanlar Bir makinayla konuştuklarının farkına varamasınlar ve Bir insanla lafladıklarını sansınlar. İşte o sistem Yz ye ulaşmıştır." diyor. Bu test sayesinde dolaylı olarak YZ den ne kastedildiğide ortaya çıkmış oluyor.

Karşıt görüşte olanlarda boş durmuyor. Bir Felsefe profösörü olan John Searle de bir düşünce deneyi ortaya atıyor, Çin Odası deneyi. "Tek kelime çince bilmiyorsunuz ve sizi bir odaya kapatıyorlar. İçerisi çince sembollerle dolu birde kitap var sembolleri nasıl kullanacağınızı anlatıyor. Dışarıdan içeriye çince semboller geliyor. sizde kitaba bakarak o sembollere karşılık olarak başka sembolleri dışarıya yolluyorsunuz. Dışarıda olan çinli içeride olanlardan habersiz zannediyorki içeride çince bilen bir insan var. Oysa içeride çince bilen kimse yok." Bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum aslında Çin odası deneyi çince yapılmış bir Turing testinden başka birşey değil. Üstelik testi geçmiş. Yani Elimizde Çince yapılmış bir Turing testi var fakat çinceden anlayan kimse yok !
Bu Deneye şu şekilde itiraz ediliyor. Tek tek kimse çince bilmesede sistem olarak çince biliniyor. Searle bu itirazı şu şekilde cevaplıyor. Odadaki kişiye anladığı dilden sorulara verdiği cevapları soruların anlamını bilip karşılığını vermekle oluyor. Diğerinde yapılan işlem sadece sembollerin işlenmesidir.anlama yok. Searle'nin kendi tabiriyle devam edelim.

" Kimse bilgisayardaki simulasyonun gerçek olduğunu varsaymaz; kimse bilgisayarda simule edilmiş fırtınanın bizleri ıslatacağına veya yangının yakacağını, düşünmez. Niçin aklı başında herhangi bir kimse zihinsel süreçlerin bilgisayar simulasyonunun gerçekten zihinsel süreçlere sahip olduklarını düşünür?

Sonuç olarak ilk yazımızda belirttiğimiz gibi çıkaracağımız sonuçlar farklı olabiliyor ama en azından şöyle bir ortak noktda bulaşabiliyoruz. Zeki olan yada zekiymiş gibi davranabilen sistemler oluşturabileceğiz.

Peki ama Nasıl devamı bir sonraki yazımızda.

bir sonraki yazımız " Assume spherical chicken ! "

Hiç yorum yok: