Pazartesi, Ekim 13, 2008

BluePlayer 'ın Ölümü

Audiere kullanarak yazdığım basit bir ses çalma programı. Arabirimini yine FLTK ile yazdım. ve benim ilk yayınladığım açık kaynak kodlu projem. yani ilk göz ağrım. elimde yayınlanmamış 0.7. versiyonu vardı, ancak fırsat buldum yayınlıyorum. Ve Projeyi böyle yarım yamalak bırakıyorum.
BluePlayer 0.7 for Linux
BluePlayer 0.7 for Windows

Bu vesile ile Açık kaynak kodlu projelerin gelişimi ve tabii ki ölümü üzerine yazmak istiyorum.

Yazılarını severek okuduğum FerruhMaviTuna Open Source buna değer mi -fikirlerine katılmadığım - yazısında Açık Kaynak kodlu Proje geliştirmek için sebeplerden bahsediyor. Aynen aktarıyorum

- İnsanlara Yardım Etmek (peh!)
- Şöhret
- Kariyer
- Uzun vadede bir iş modeli ile para ve güç kazanma
Sondan başlarsak Uzun vadeli bir iş modelim yok,
Kariyerimle alkası yok,
Şöhret derseniz nickin - bluekid - bir şöhreti oluyor. İsme geçmediğinden temel sebep olmaz.
Geriye tek seçenek kaldı. FMT nin peh dediği seçenek İnsanlara Yardım etmek. Hatta bir de yazı yazmıştım. Delimiyim Ne Bence hiç de küçümsenecek bir şey değil. Ayrıca Faydalı olacağınız insanlar için de çooook önemli bir kişi de var kendiniz.

BluePlayer 'ı yazmarken pek çok şey öğrendim. Uzun boylu bilgisayar başında oturup müzik dinleyemesemde Linux da BluePlayer'ı kullanıyorum. Ama işte o kadar. Artık BluePlayer üzerinde sarfedeceğim emeğin bana bir kazancı yok. Zaten başka da faydalanan insan olmadığına göre Bu proje ömrünü doldurmuş oldu.

Peki tek çiçekle bahar gelirmi sadece kendiniz için yazdığınızı niçin yayınlıyasınız ki ? Paylaşmak İçin Kaç Kişiye İhtiyaç Var diye bir yazıda yazmış FMT. güzel noktalara deyinmiş. İnsanı düşündürüyor açıkçası. mesela FannTool'un en son hali için Bir hocayla - HB - olan görüşmemizin çok büyük etkisi olmuştur. Sadece hata bildirimleri bile projenin gelişimine katkı verir. Beğendiğiniz bir Açık kaynak kodlu projeyi kullanmak, görülen hataları bildirmek, önerilerde bulunmak bizim içinde Projenin geleceği içinde doğru olandır...

Kendi kendime soruyorumda
FannTool'u yada cvPreProcessor'u kullanan yoksa, arayan, soran, dürtükleyen yoksa ne diye ve ne yöne gelişsinki ?

9 yorum:

Adsız dedi ki...

ilk göz ağrısı. insan baktıkça vay be nelerle vakit geçirmişim diyor.
Birikim birikimdir ve binalar böyle inşa oluyor.

eline,yüreğine sağlık

İsmail Arı dedi ki...

Sorduğunuz soru çok güzel bir soru. Benim de sık sık düşündüğüm bir şey. Sanırım biraz kültürümüz ile ilgili birşey, ya da yazılanları takip edebilecek birikimle. Yazdığınız konularda Türkiye'de ciddi anlamda çalışan çok az insan var. Belki 30-40 kişi. bu insanların çoğu başka araçkutuları da kullanıyor. Kullananlar da bir ses vermiyor. Ben de benzer konularda yazıyorum. Bloğa yorum ekleyenlerden çok bana özel e-posta yollayanlar da oluyor. Ve ne kadar basit sorular olduğunu anlatamam. Hatta yazıları düzgün okumayıp aynı şeyleri soruyorlar ve sonra da artık ne düşünüyorlarsa teşekkür bile etmiyorlar. Bazıları da cevap veriyorum diye her bir sorularını bana spam olarak yolluyorlar. Cevaplamayınca da "artis" oluyorum onlar için. Biraz yardım etmek istesem de benim asıl amacım bu değil. Zaten olamaz da. Ben de bu işten biraz karlı çıkmalıyım diye düşünüyorum ve emek katkısı bekliyorum ama ne yazık ki öyle olmuyor. Açık kaynağın ruhunda bilgi paylaşımı var. Ben nasıl paylaşımcı insanların bu şekilde davranması ile öğrenip geliştiriyorsam, benim çalışmalarım da böyle ilerlesin isterim. Çok kısmi derecede katkı var. Her ne kadar Türkçe yazmaya özen göstersem de ve bu işte diretsem de, Türkçe yerine İngilizce yazsam nasıl olur diye düşünmüyor değilim. Zaten yakında ona da başlarım belki, bakalım...

Bir de sizinle benzer işleri yapma da örtüşmek önemli sanırım. Mutlaka birilerinin işine yarıyordur ve kullanıyorlardır. Ama katkıda bulunmak? Sanırım bu onların lügatında pek yok...

Not: Biraz kızgınmışım gibi algılanabilir ama pek öyle değilim. Ortalıkta o kadar çok çöplük internet sayfası var ki. İyi olanı ayırdetmek de belli bir kalite gerektiriyor. Bazen belli bir duruşta israr etmek, diretmek önemlidir. Ama kendimizi de düşünerek :)

bluekid dedi ki...

Siz gayet iyi anlıyorum pek çok benzeri şey bizimde başımızdan geçti
Yazdığım programların İngilizce olmasının sebebide bu.
Ama Bütün bunlara rağmen Türkçe yazmakdan vazgeçmemek lazım
diretmeye devam

Aruz dedi ki...

Benim okuduğum BlueKid zaten hep sanki biraz sonra ölecekmiş gibi. "Son bir iki cümle söyleyim de sonra öleyim" dediğini duyar gibi oluyorum yazılarından. BluePlayer'in işe yaramış olması için illa ki birilerinin kullanması gerekemez ki. Zaten "bir oynatıcı yazayım da milyonlarca insan kullansın" diye yazmamışsındır muhtemelen. Bunu yazarken öğrendiklerin kâr. Bak yine teselli etmem gerekiyormuş gibi hissettim. Dur ölme. Hayat güzel. :P
Ben bu tür girişimlerden ülkem adına gurur duyuyorum. "Aaa bir Türk yapmış" demek beni heyecanlandırıyor. Keşke daha çok proje yapsak ta ölen projeler varsın ölürse ölsün.

deneme dedi ki...

Bu konudaki görüşlerim şu şekilde:

İnsanlara, Allah rızası için yardım etmek herkesin başaramıyacağı bir davranıştır.

Karşılıksız, menfaat gözetmeksizin yapılan yardımlar ki bu yardımların karşılığı Allah tarafından iyi bir şekilde ya bu dünyada ya da öteki alemde alınacağı bir gerçektir.

Karşılıklı veya bir menfaat gözeterek yapılan işlerin(örn. ticari işlerde olduğu gibi) karşılığı bu dünyada alınmış ve alınan karşılığı değerlendirmek bireye bırakılmıştır.

Open source yazılımların herhangi bir karşılığı olabilir mi? Gönüllü bağışların, bir istek sonucunda bir dayatmaya yapılmadan(fiyat gibi) bir karşılık sayamayız.

Internetin, şu bulunduğu duruma getiren sınırsız paylaşım gerçeğini bürünmüş ve bunu tekelinde tutmak isteyen bireylere karşı sonuna kadar mücadele edecek ve etmeye devam edecek bir yaklaşım içinde olan ve internetin gerçek sahipleri olmadığını her zaman bize hatırlatan üstadlardır.

bluekid dedi ki...

çok mu kötümser yazılar yazıyorum ? Eğer öyleyse bir düzelme yapmak lazım yazılarda

Açık kaynak kodlu projelerle uğraşmak biraz gönül işi.
Ama yaptığınız hiçbir şey boşa gitmiyor.

İlk olarak cross-platform bir proje hazırlamış olmuştum.
sourceforge'un hantallığını görmüş oldum
Hem CodeBlocks hem FLTK hem de Audiere kütüphanesini ve genelde kütüphane kullanımını pekiştirmiş oldum.

yazdığım kodlar ortada olduğundan herhangi bir istek sahibi projeye kaldığı yerden devam edebileceği gibi kodları inceleyip oradan çıkarıcağı bilgileri kendi projesine temel alabilir.

Betül dedi ki...

Şu yazılan yorumlara bakıyorumda , gerçekten çok duygusal bir toplumuz.

Açık kaynak kod felsefesini desteklemeyenler yada inanmayanlar mı desem, sadece şunu soruyorum :
Neden en fazla ingilizce döküman var, ve hatta çince daha fazla ve daha kaliteli kaynak var( en bulunumaz , parayla satılan şeyleri bile çince sitelerde bulabiliyorum).
Ve birde şunu soruyorum:
Neden en top yazılım firmaları bizde değil!


Şimdi kendileri emek vermemiş, hazırdan diplomasının rütbesiyle yada başka rütbelerle iş bulmuş, kurmuş,..vs belli bi noktaya gelmiş insanlar, zaten açık kaynak kodu kullanamadıkları gibi, katkıda bulunanlarıda anlıyamazlar ve bundandırki ona buna çamur atarlar.

Benim güzel ülkemin tek sorunu, Hazerfan Çelebileri deli diye ülkeden kovmaktır zaten.

Sürçi lisan ettiysek affola..

bluekid dedi ki...

hayır problem karanlığın varlığı değil Bir Mumda bizim yakmamamızdan .

wantedpassenger dedi ki...

Süpersin tek kelime ile..