Salı, Mart 17, 2009

US Citizen Fatihler !

...
Dördüncü oğul okudu bilgin oldu
Kendi oymak ve ülkesini
Kendi görenek ve ülküsünü
Günü geçmiş bir uygarlığa yordu
Kendisi bulmuştu gerçek uygarlığı
Batı bilginleri bunu kutladı
O da silindi gitti binlercesi gibi...
... *
Büyük astronomi alimi Ali Kuşçu Fatihin daveti üzerine semerkanttan İstanbula göç eder. Semerkanttakileden soranlar oldu niçin göç ettiğini Alimin cevabı manidardır.
"İlim takdir edilmediği yerden takdir edildiği yere göçer..."

Bu kıssanın ana fikri "Ey alimler kıymetinizin bilindiği diyarlara göçün" değildir. "Düşmanınızın elçisi** olarak bile gelse alimlere gereken değeri verin" olmalıdır. ve dersin muhatabı da idarecilerimizdir.
İlim yitik malılmızdır nerden bulursak gidip almamız gereklidir. ama gidişlerimiz Dönmek üzre olmalıdır. İsimlerinizin Mehmet olması Fatih olması sizin U.S. Citizen olmak üzere gönderilmediğinizin delili değilmidir ? Su alan bir gemide*** oluşumuzda bahane değil.
Gemiyi ilk terkeden farelerden olmayın
Silinip gitmeyin binlercesi gibi gurbet ellerde...

Notlar :
* Sezai Karakoçun Masal adlı şiirinin bir paraçası bu zamana kadar okumadıysanız muhakak okuyun okumuşsanızda bir kez daha bakın
** Ali kuşçu Fatihin yanına Uzun hasanın elçisi olarak gelmiştir.
*** "Bu ülke seksendokuz dan beri su alan bir gemi… fransız ihtilali yalnız batı feodalitesinin değil, ihtiyar şarkın da ölüm çanı. osmanlı bir başka medeniyetin varlığını o zaman fark eder. henüz ne imanını kaybetmiştir, ne haysiyetini. zirvelerden bakar diyar-ı küfre. avrupa maddedir, kendisi ruh.
bu tanımadığı dünyanın kesif ve müselsel taarruzları karşısında kuvvetinden şüphe etmeye başlar. hayret, yerini hayranlığa bırakır, hayranlık teslimiyete.
..." Diye başlayan bir Cemil meriç yazısı

Su alan Gemi Cemil Meriç

Hiç yorum yok: