Taşları Yemek YasakOrmanın derinliklerinde yürümekte olan avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: Taş Yemek Yasaktır. Bu anlaşılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış. Levhanın asılı olduğu ağacın yönündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. Mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış:
Zihnine takılan soruyu biliyorum. Şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin, çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok. İnsanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye? İnsanlar arasında taş yeme adeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var?
Ancak şuna dikkat et: İnsanlar arasında adet haline gelmiş öyle davranışlar, öyle alışkanlıklar vardır ki, bunlar insan için tıpkı taş yemek gibidir. Eğer zararı bakımından düşünürsen taş yemekten çok daha büyük tahribat yapan işlerdir bunlar. Bunlar taş yemek kadar budalaca, insanın öz niteliklerine yabancı tutum ve davranışlardır. Eğer insanlar acınacak haldeyse, insanlar arasında zulüm, haksızlık, merhametsizlik, yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi insanların sanki taş yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil tavırlarından doğmaktadır.
Senin levhayı gördüğün yerde bir pınar olmuş olsaydı ve ben oraya su zehirlidir yazmış olsaydım sen bunu manalı bir söz sayacak, yerinde bir uyarı kabul edecektin. Büyük bir ihtimalle de benim ayak izlerimi takip edip buraya gelmeyecektin. Çünkü yasaklanan şey senin aklına uygun gelecekti. Gerçekte suyun zehirli olduğunu yazan insanın emrine uymuş olacaktın. Kendi aklına uyduğunu sanarak benim keyfime uygun davranmış olacaktın. Ama orada taş yemeyi yasaklayan bir levha gördün ve acaba bunun hikmeti nedir diye kendine bir yol açtın. Ben de sana insanların gerçekte yaptıkları birçok işte taş yemeye benzer davranışlar gösterdiğini ve aslına bakılırsa taş yediklerini söyledim. Eğer söylediklerimi anladıysan aramızda hakikatin bir parçası tecelli etti.
İşte Allah'ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler böyledir. İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir. Eğer Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabii karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez. Ama bazı izleri takip edip bu emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir.
İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasının elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o 'şey' olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak.İsmet Özel Taşları Yemek Yasak adlı kitabından
Pamuk ipliğinden biraz daha sağlam tek bağ: düşünce birliği. O da rüzgarın her an tehdit ettiği bir kandil. Düşünce birliği, düşünen insanlar arasında olur. İnsanların kaçta kaçı düşünür? Düşünenlerin kaçta kaçı karşılaşır ve açılır birbirine. -- Cemil Meriç
Pazar, Temmuz 19, 2009
Acaba Miracın Hikmeti nedir ?
Salı, Temmuz 14, 2009
Yapay Sinir Ağı Uygulamaları

Gün geçmiyorki yeni bir YSA uygulamasıyal karşılaşmıyalım Biz bu yazımızda birbirinden çok farklı alanlardaki uygulamalardan bahsedeceğiz. Bu vesileyle YSA'ların ne kadar geniş uygulama alanına sahip olduklarını hatırlatmış olalım. Kimbilir belki bizlere ilham kaynağıda olabilir...
İlk örneğimizi Yakın zamanda okumuş olduğum bir kitaptan "Süper hesap Uzmanları" Kitabın yazarı Ian Ayres. kitabın yanbaşlığından da söz etmek lazım "Sayılarla Düşünmek neden Zeki olmanın bir yoludur ?" Yan başlığının da hissettireceği üzre Daha çok istatisiki metodlarla Veri madenciliği yapan yeni tür uzmanların tecrübeye dayalı uzmanlara olan üstünüğü anlatılıyor. Kitap Fecaat bir çevriyle Pegasus yayıncılıktan çıkmış.
Neyse konuyu daha fazla dağıtmayalım. Kitapta YSA larından da bahsediliyor. Dick Copaken adlı Avukat emekli olduktan sonra Epagogix isimli bir şirket kuruyor. Şirket Senaryonun özelliklerine dayanarak filmin sinema hasılatını tahmin edecek bir YSA dizayn ediyor. Hemde bu sayede Senaryoda yapılacak değişikliklerin etkisni de görmek mümkün oluyor. Copaken oldukça iddialı kouşuyor ve
" Sütüdyolar bizim tavsiye ve disiplinimizi tutup onlardan yararlanırsa, büyük olasılıkla, yılda bir milyar dolara yakın kar elde edebilirler"Bir çok sütüdyonun gizilde olsa Epagogix hizmetlerinden faydanmaya başladığını söyleyerek bitirelim örneğimizi. detaylar için buraya bakınız.
İkinci örneğimiz Otomobillerden. İlk bakışta "ne ilgisi olabilir ki" gibi gelsede , Artık Otomobillerinde bilgisayarları var. ECU (Motor Kontrol Birimi ) denen bu bigisayarlarla sensörlerden motorun yükü, devri, çevre değişkenleri (hava sıcaklığı, hava yoğunluğu, motor sıcaklığı, barometrik basınç vs…) pek çok bilgi alınır ve Motorun kullnacağı yakıt miktarını, ateşleme zamanını hesaplanır. Zaten ECU sayesinde motor performansına ait pek çok işlem yazılm ile yapılabiliniyor artık.

Figürdeki gibi bir çeşit YSA ile Motor teklemesinin önlüyorlar. En Üstte resimini gördüğünüz fiyakalı araba bir Aston Martin DB9 dur ve bahsettiğimiz teknolojiyi kullanmaktadır.
konuyla ilgili biraz daha fazla detay içeren yazı
Fordun aldığı patent
Perşembe, Temmuz 09, 2009
Data Mining Cup 2009 tamamlandı
Data Mining Cup 2010 : 15 nisan - 13 mayıs arasında olacak.
Bu seneki verilere bakarak antreman yapabilirsiniz
http://www.data-mining-cup.com/Wettbewerb/Aufgabe
Cuma, Temmuz 03, 2009
Öğrencilikten Talebeliğe
Tüccar olan ise ucuza alıp pahalıya satmaya çalışır. Beki ucuza öğrenme işi de şöyle oluyor. Öğrencinin gayesi sınıf geçmek , en nihayetinde de diploma almaktır. Bu iş için ise müfradatındaki derslerden geçer not alması gerekiyor. Not sistemine göre değişmekle beraber, 100 üzerinden konuşursak en az 50 üzerinde not almak demek. Yani dersin %50 sini bildinizmi yeter ötesini öğrenipde maliyeti artırmanın lüzumu yok. Hem mezun olduktan sonra kim bakıyorki diploma notuna.
Talebe ise yine kelime manasından yola çıkarsak öğrenciyle aynı manaya gelmediği aşikar. Talebe talep eden isteyen demek. Öğrenmeyi istiyor. Ortada not ve maliyet hesapları olmadığından daha bir içten öğreniyor. Hatta çok hırslı bir öğrenci kadar not alamasa bile işin iç yüzünü anlamaya gayret ediyor. İstemenin esrarından mı desek, samimiyetten mi desek olmayacak şeyler oluyor. Ve bir önemli fark daha ders geçildikten sonra öğrenci için o konudaki öğrenme iş bitmişdir. Oysa talebe için - o dersi hiç almamış olsa bile - öğrenme gayreti bitmez. Bir ömür öğrenme devam eder.
Yaz tatilinin başladığı şu günler talebeler için önemli bir vakit. Dinlenmenin yanısıra öğrenmek istediğiniz ama vakti bahane ettiğiniz pek çok mesele için fırsat. Meşguliyet gelmeden boş vaktin kıymetini bilin...
Not :
Kendi adıma konuşursam Bu blogda yazdıklarım ile ilgili okuduğum bölüm gereği hiç öğrenciliğim olmadı. Bilgisayar konusunda aldığım yegane ders bütün mühendislik bölümlerine verilen Fortran 77 idi. Onu da dersi almadan önceki yaz tatilinde kitabından öğrenmiştim zaten. Öğrenciliğim olmadı ama Talebeliğim devam ediyor...
Perşembe, Haziran 25, 2009
İçimdeki Şu Zalim Yalnızlık
ağzının bir kıvrımından cesaret bularak
ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım
kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar
kalmışsa birkaç ısrar ölümle yarışacak
onların yardımıyla dünyamıza acıdım.
dünya. çıplak omuzlar üstünde duran.
herkes alışkın dölyatağı borsalarla ağulanmış bir dünyaya
benimse dar
çünkü dargın havsalamın
gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
önce kalbim lânete çarpa çarpa gümrah
sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
sakın styks sularını heyulâsı sanmayın
er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,
biraz üzgün ve ömer öfkesinde biraz
öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz
ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak
ne ellerin hırsla saban tutuşu
ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır
dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
yetmez karşılamaya.
insanlar
hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır
o ferah ve delişmen gözüken birçok alınlarda
betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır
çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
şakaklarıma dayanınca güneş
can çekişen bir sansar edasıyla
uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
kadınların sahiden doğurduğuna
toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
nicedir kavrayamam haller içinde halim
demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
duydum yağmurların gövdemden ağdığını.
sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
bir harfin başlattığı yangın ile söndür
beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
öyle mahzun
ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.İsmet Özel
Ellerimiz hırsla saban tutmadı belki
ama
Fabrikalarda biteviye ürettiğimiz kahır çoktur
Ses sahibi olduk bir parça şükür
yüzümüz yok
Kefaretini ödeyemedik
Yinede Sen ki Ganiyyi Mutlaksın
Bizler fukarayız
İstemek bizden
Dost sahibi de kıl bizi
Lutfette
İçimizdeki Şu Zalim Yalnızlığı kaldır
....
Üç aylara girdik Bu gece regaip kandili dua eder dualarınızı bekleriz Dostlar...
OpenCv 2.0 Geliyor
sonrası beta versiyonunda bir aksilik çıkmazsa, Ağustos ayında kararlı sürüm olara yayınlanacak. bakınız
http://opencv.willowgarage.com/wiki/OpenCV200906
Bundan sonrası içinde bir anket hazılamışlar
http://tech.groups.yahoo.com/group/OpenCV/surveys?id=2872704
Dökümantasyonunda da yeniliğe gidiliyor bakınız yeni hali
Çarşamba, Haziran 10, 2009
Ordan Burdan
* Liboil : yani “LIBrary of Optimized Inner Loops” iç döngülerinizi işlmecinize göre optimize ediyormuş
* Daha çok AMD işlemciler için kullanabileceğiniz
- Framewave : Derived from the AMD Performance Library, Framewave is a free and open-source collection of popular image and signal processing routines designed to accelerate application development, debugging, multi-threading and optimization on x86-class processor platforms.
- GNU Toolset Optimized for AMD Platforms
2) Halen okuyup duymadıysanız bu tarışmaya bakın : "Ruslara 850.000 € verip İstiklal Caddesinde saniyede 15.000 yüz taramak?" ve düşünün, ibret alın, örnek alın, .... ruslarda parayı alsınlar
3) Çay’da Görüntü İşleme Uygulaması : Bu sadece türkçeye tercüme edilmiş bir örnek. Aslında Üretimi yapılan pek çok tarım üründe uygulama alanları var. Bu yazıda bahsedileni hindistandan birileri yapmış, sizlerde bakın ve düşünün, ibret alın, örnek alın, .... Hindistanlılarda parayı alsınlar.
4) MetaTrader içinde YSA kullanımı üzerine yayınlanmış bir makale :
Using Neural Networks In MetaTrader Makalede kullanılan YSA tahmin edebileceğiniz gibi FANN . Bu arada bir zamanlar Volkan bu işlerle uğraşıyordu, epeydir sesi çıkmıyor. En son "Program ticari bir ürün haline geldiğinden, maalesef kodları yayınla(ya)mıyorum." demişti ama ticari ürün olarak çıktığına dairde bir yazı çıkmadı. En azından bu konuda yabancılara ortak olmaya çalışan insanlar var...
5) Ve iki yarışma :
- Time Series Forecasting Competition
- UC San Diego Data Mining Contest
Pazartesi, Haziran 08, 2009
Hayat İlmi
Kendilerini ilmin son temsilcisiymiş gibi görenlere kulak asmayın, siz
"Biz size örnek değiliz!.. Biz bir ara nesiliz! Biz sizin ayaklarınızın altında birer basamağız!.. Siz bizi aşarak çok daha ileri noktalara ulaşacaksınız!..."
diyenleri dinleyin dedi.
Bir kitap aldı, "Öğrencilerinin kendine Mahir baba* dedikleri bir öğretmenden" dedi ve okumaya başladı
Hayat ilmi , yani insanca yaşayabilmek için elde edilmesi lazım gelen bilgi, herkesin şahsi kabiliyetine göre başka başkadır. Binaenaleyh herkes kendi kabiliyetine göre hayat bilgisi edinecektir.
Ticaretle iştigal edecekse, onun ilmi, metodu ve mektebi vardır. keza sanayi de öyledir. En basit san'attan, en mütekamil san'ata, yani yüksek matematik, yüksek fizik ve elektronik bilgisine ihtiyaç gösteren sanayi'e kadar, herkes kabiliyetine göre bir meslek edinip, hayatını kazanacaktır.
Çünkü kabiliyet yoklamadan girişilen teşebbüsler akim kalır. yani semere vermez. Bu uğurda sarf edilen zaman israf edilmiş olur. Bu keyfiyet ise mes'uliyeti muciptir. Çünkü zaman, aynca kendi başına büyük kıymettir.Hepimizin bildiği şöyle bir beyit vardır:
"Vakitler yakutlar gibidir. Vakitlerin sarfıyla yakutlar temin edilsede, hesapsız yakutlar sarf etsen, kaçırılan bir anı bile geri getirmeye imkan yoktur."
...
Bir de şu mesele vardır. Herkes kendi kabiliyetine göre iş ararken, aynı zamanda bir kat daha sevap kazanmak isterse, tutacağı işde, millete ve memlekete en faydalı olanını tercih eder. O zaman sa'yi iki kat meşkur olur. Birinci sevap kendini ve ailesini rahat geçindirip, başkasına ihtiyacını arzetmekten nefsini kurtardığı , ikincisi de cemiyetin selametini düşündüğü içindir. Peygamber Efendimizin emir ve tavsiyeleri bu esasa müteveccihtir.
...
Herkesin bildiğini, başkasına öğretmekle MÜKELLEFTİR, bu bir şükran borcudur. Zira kul Hakkın lutfu sayesinde bilgi Nimetine kavuşmuştur. Her nimetin şükrü kendi cinsiyle eda edilebilir....
* Mahir İz
Cumartesi, Mayıs 23, 2009
YSA ile Kan Bağışı tahmini
Blood Transfusion Service Center Data Set
Veriler Tayvanın Hsin-Chu şehrinde bir kan bankasının veri tabanından çıkarılımış. verilerimiz nelerden oluşutuğuna şöyle bir bakarsak
R (Recency - months since last donation),
Yani En son bağışı üzerinden geçen süre ay olarak
F (Frequency - total number of donation),
Yani kaç kez bağış yaptığı
M (Monetary - total blood donated in c.c.),
Yani bağış yaptığı kan miktarı
T (Time - months since first donation),
Yani İlk bağışından bu zamana kadar geçen süre ( ay olarak )
Bunları YSA mızın giriş değerleri olarak kullanıyoruz.
Çıkış değeri ise o ay kişilerin kan bağışı yapıp ( 1 ) yapmadıkları ( 0 )
yani YSAmız 4 giriş 1 çıkış yapısında
Ham verilerimizi alıp Open Ofis programımıza atıyoruz. Sonra bu verileri YSA nın kullanabileceğei aralığa çekiyoruz ( scale ) sonra Toplam 748 verinin 448 ini eğitim 300 nü test için kullanmak üzere iki parçaya ayırıp. Verileri Kaydediyoruz.
Favori YSA Eğitim programımız olan FannTool'u açıp Verilerimizi yükleyip YSA mızın dizaynını yapıp Güzeeelce eğitiyoruz.
Eğittiğimiz YSA nı "Blood-ovt.net" diye kaydediyoruz. Yine FannTool ile Kaydettiğimiz YSA nı çalıştırıp sonuçlarını inceliyoruz.
YSA'mız Eğitim verileriyle % 94.2 lik bir başarılı tahmin sayısına ulaşıyor ( 448 kişden 422 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. )
ama Test verileriyle ulaşılan sonuç hiçde iç açıcı değil. YSA'mız Test verileriyle % 67 lik bir doğru tahmine ancak ulaşabiliyor ( 300 kişden 201 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. ) Hiçte parlak bir oran değil.
Aynı verilerle ve Tekar bir eğitim işine girişiyoruz. Bu sefer daha optimum bir şekilde eğitiyoruz ve eğitimi biraz kısa tutuyoruz.
Eğittiğimiz YSA nı "Blood-opt.net" diye kaydediyoruz. Yine FannTool ile Kaydettiğimiz YSA nı çalıştırıp sonuçlarını inceliyoruz.
YSA'mız Eğitim verileriyle % 79,69 lik bir başarılı tahmin sayısına ulaşıyor ( 448 kişden 357 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. ) hiçte fean bir tahmin oranı değil.Bir de test sonuçlarına bakıyoruz. YSA'mız Test verileriyle % 82 lik bir doğru tahmine ulaşabiliyor ( 300 kişden 246 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. ) Bence gayet güzel bir sonuç.
Pek tabii Sizde denemeler yapabilirsiniz. verileri ve diğer dosyalara bakıp inceleyebilmeniz için hepsini bir arada veriyoruz
Download : Kan bağış Tahimini
Peki bu bize ne öğretti.
* YSA'yı sadece Eğitim verisi sonuçlarına göre değerlendirmek mümkün değildir. Muhakkak test edmek lazımdır
* YSA Eğtiminiz Ezberci olmasın :)
şimdilik bu kadar söyleyelim İnşallah Bir başka zamandetaylı anlatmaya çalışırız
Konumuza dönersek Bütün bunlardan fiyakalı bir makale için malzeme çıkabilir. İyi de bütün bunlar makale, tez, ödev ... içinmiydi. Yani Başka bir işimize yaramazmı bu YSA ?
Evet Pek ala bu konuda program yazılabilir. Kan bağışı merkezi bu programın sayesinde bir sonraki ay için yapılacak kan bağışlarını hatta Kan guruplarıyla birlikte tahmin edebilir.
Yapmamız gereken tek şey verileri ona göre düzenleyip FannTool ile Eğittiğimiz YSA'yı yazdığımız program içinden çalıştırmak. Ve bunun için C / C++ bilmenize de gerek yok. FANN kütüphanesinin pek çok dil için arabirimi ( Bindings ) var.
Bir mumda sen yak
Bu insanların büyük çoğunluğu ya bir ödev ya da tez ile uğraşıyorlardı. Genelde şikayetle konuya başlıyorlardı
".... konusuyla ilgili pratik kaynak, örnek yok. varsada bir kaç tane ve ingilizce ..."
gibi. Biz genelde elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık ve inşallah bu şekilde devam edeceğiz.
Yalnız merak ettiğim bir husus var. Bu arkadaşların ödevlerini, tezlerini,... bir şekilde öyle yada böyle bitirmiş olmaları lazım. Bunlardan bir kısmı bile kendi tecrübelerini Diğer insanlarla paylaşmış olsaydı, en azından sonradan gelenler için kaynak sıkıntısı bir nebze azalırdı.
El hasıl klasik tabir ile söylersek
" Karanlığa küfredeceğine bir mumda sen yak "
demişler. Hem laf aramızda bu delilere güven olmaz. Belki birgün akıllanır, yada büsbütün zıvanadan çıkar "yazıyorumda ne oluyor ?" felan der. Benden söylemesi. Sonra demedi demeyin...
Not : Yeri gelmişken Mum yakmaya başlamış olan bir kardeşten bahsetmek istiyorum. Barış daha çok robotik diyecebileceğimiz konulardan bahsediyor. Silah kontrol sistemleri üzerine yazdıklarıyla biraz meyli tahrip sahbi gibi görünsede, memleket olarak israilli firmalara silah modernizasyonu için ödediğimiz tonla para düşünülürse kardeş haklı...
Perşembe, Mayıs 21, 2009
Ufkumu açanlara
Geçenlerde yine bir kaçıyla ayrı ayrı görüşme imkanına sahip oldum. Neler görüşmedikki
- verilen arge destekleri yeterli sayıda başvurunun bile olmaması
- Destek alanlarında bürokrasiyle aldıklarına pişman olmaları
- Üniversitelerimizin hali,
- Formalite gereği hazırlanan yayınlar.
- Bir heyetin dudakları arasındaki akademik ünvanlar
- Açık kaynak kodlu yazılımları niçin desteklemeliyiz.
- Ticari ürünlerin Açık kaynak kodlu alternatiflerine olan haksız rekabetleri
- Embeded programlama nın nekadar önemli olduğu ve fakat ihmal ediliyor oluşu
- Bu ihmal yüzünden yabancı ülkelere giden tonla paramız - zengin memleketiz vesselam -
- Neler yapıyoruz.
- Secure programming ve önemi, özellikle embeded sistemlerde
- Finger2Face nin pek akıl yatmadığından DNA2Face'in daha mantıklı olmasına
İnşallah bir gün gelir düzenli bir zaman,zemin ve amaç üzerine toplanıp görüşme imkanımız olur...
Not : Bu yazıyı hazırladıktan sonra Ferruh Mavituna'nın "Fikir Üretme, Etki ve Tepki" yazısını okudum konuyla ilgisini sizlerin arifiyetinize bırakıyorum...
Pazar, Mayıs 10, 2009
Tıbbi görüntü İşleme ve ITK

Bir vesileyle Tıbbi görüntü İşlemeyle ilgili konulara bakınca gördümki. Tıbbi görünlülerin kendilerine has özel form ( DICOM mesela ) ve kullanımları var. Mesela bir tomografi aslında 3 boyutlu bir hacim ve gerektiğinde istenilen yerden kesit alınabilmesi gerekiyor. Bu durumda tek başına OpenCv ile birşeyler yapabilmek pek mümkün değil.
İşte ITK yani "Insight Toolkit" bu işler için yazılmış açık kaynak kodlu* cross-platform devasa bir kütüphane. Devasa diye boşuna demiyorum, kütüphaneyi derlemek saatler alıyor. Açık kaynak kodun Kodlaması C++ ile yapılmış. Lisans sistemi de BSD yani ticari uygulamalarınızda da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yalnız alıştığımız şekilde değilde CMake ile build sistemi oluşturulmuş. İlk başta biraz tuhaf gelsede biraz cebelleşerek proje dosyalarını oluşturmanız mümkün.
Kütüphanenin pekçok şeyi yapabiliyor olmasına rağmen görselleştirme ve Grafik Kullanıcı Arabirimi ile ilgili bir kısmı yok. ITK Görselleştirme için VTK yı öneriyor. Pek tabiiki GKA olarakda biz FLTK yı öneriyoruz. Ekran görüntüsünden de anlayabileceğiniz gibi. FLTK ile ITK 'yı kullanan ilk biz olmayacağız. ( unutmadan bir de vtkFLTK diye bir şey var ) Pek tabii ki matlab içinde birşeyler var MATITK
Kütüphane gerçekten çok büyük ve herhalde öğrenmek için epey bir emek ve zaman sarf etmek gerek. Yinede İlk fırsatta giriş niteliğinde bir örnek hazırlmak istiyorum**.
* Açık Kaynak Kodun önemini bir kez daha görüyoruz. Başka türlü nasıl 13 Milyon Dolarlık bir kütüphaneyi kullanmaya imkanınız olabilirdiki ?
** FannTool 1.0 ile uğraşıyorum bunun dışında yapacak işler çok zaman ve zemin yok tembellik had safhada kısmet artık...
Cuma, Mayıs 01, 2009
GNU Octave bir MATLAB alternatifi

MATLAB programı malum, her konudaki araştırma projelerinde kullanılabilecek kapsamlı matematiksel modelleme ve görselleştirme araçları sağlıyor. Ayrıca C sözdizimine benzer kendi script dilini de içeriyor.
Bir de MATLAB’ a paralel geliştiren açık kaynak kodlu ve tamamen ücretsiz olan GNU Octave var. Daha evvelden belki duydunuz, belki de duymadınız, belki de bir türlü deneyemediniz. GNU Octave açık kaynak kodlu bir matematiksel analiz ve modelleme paketi. Sözdizimi olarak MATLAB ile uyumlu. Evveliyatı olmasına rağmen 1992 den beri tam zamanlı olarak geliştiriliyor.
Octave ana sayfası http://www.gnu.org/software/octave/
Matlab’ ın paketlerine paralel pek çok paketi de içinde bulunduruyor. Örneğin, Artificial Neural Networks, Audio, bioinfo, image processing, information theory, signal processing, finance, econometrics, …
Octave Paket listesi : http://octave.sourceforge.net/packages.html
Octave Forge sitesinden işletim sisteminize uygun paketleri indirip kurabilirsiniz.
Octave SourceForge : http://octave.sourceforge.net/
Mevcut son kararlı sürümü 3.0.5. Kendiniz derlemekle uğraşmak istemezseniz, hazır kurulum dosyalarını kullanabilirsiniz.
LINUX: Kaynak kodu kendiniz derlemek istemezsiniz, kullandığınız Linux dağılımının deposuna bir bakın. Ben Ubuntu kullanıyorum, apt-get ile kolayca kurabilirsiniz. Kurulu değil ise gnu-plot u da kurun.
WINDOWS: Kurulum dosyası versiyon 3.0.2. (Octave + Tüm paketler tek tıkla kuruluyor)
İndirmek için Link :
Internette çeşitli kaynaklarda 3.0.3. versiyonu kurulum dosyasını da bulabilirsiniz. Ben bu versiyonu kurdum. Ama bu kurulum yenilenecekmiş, bu yüzden şimdilik resmi depodan çıkarılmış. Son versiyon kurulumlar için ara ara yukarıdaki sayfaları takip edin. Kurulum gerçekten çok kolay.
GNU Octave elbette tam olarak MATLAB değil. Ancak özgür olan bu ortamda neler yapabileceğinize şaşıracaksınız.
Son olarak, Octave ı nasıl öğreneceksiniz. Tabii ki herhangi bir Matlab kitabından. Ayrıca Octave için yazılmış bir çok tutorial ve hatta basılı kitaplarda mevcut. Paket kullanımında Matlab ile farklılıklar olursa internet kaynaklarına bakabilirsiniz..
Blogun ruhuna uygun olarak, bundan sonraki yazida octave ile bir image processing örneği vermeye çalışacağım.
Yagi
Not: Altındaki imzadan da göreceğiniz gibi yazı bana ait değil. Bu yazıyla bir ilk de gerçekleşmiş oldu. Okurlarımızdan birinin yazısını yayınlamış olduk. Daha önce de Yabancı bir arkadaş tezini yollamışdı ve bizde yayınlamıştık. Yeniliklerimiz devam edecek - inşallah -
Perşembe, Nisan 30, 2009
Modern Sezgisel Teknikler ve Uygulamaları
Genelde kitabı beğendim Teorik konularla okuyucuyu çok boğmadan algoritmalar vererek pratik uygulamalar göstermiş. Yazar
"Herhangi bir programlama dili kullanılarak algoritma geliştirme yeteneğini kazanmış herkes bu kitabın okuyucusu olabilir."
diyerek hitap çevresini epey geniş tutmuş.
"bu kitapta algoritmalar kaba-kod (pseudo code) şeklinde verilmiştir. Kitapta yer alan uygulamalar Java programlama diliyle sınanmıştır"
diyerek okuyucularınıda yüreklendirmiştir.
Konularına gelirsek
- Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Kredi Talebi Değerlendirme Problemi
- Benzetilmiş Tavlama (BT) ve Kümeleme Analizi Giriş
- Tabu Arama ve Kapasite Kısıtsız Tedarikçi Seçme Problemi
- Genetik Algoritmalar ve Üç Boyutlu Cisimlerin Kısıtlı Yük Taşıma
- Dayanıklılığına Göre Yüklenmesi Problemi
- Karınca Kolonileri Optimizasyonu ve Tek Makine Toplam Ağırlıklı Gecikme Problemi
- Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO) ve Finansal Portföy Optimizasyonu
Konuyla ilgilendiğinize göre - Bu blogda bu yazıyı okumuş olmanız ilgilendiğinizi gösterir - Kitabı alın elinizin altında bulunsun. Zaten şunun şurasında kaç türkçe kitap varki piyasada
Cuma, Nisan 24, 2009
Erbaindeki Katre

Bir dağlıkta, yahut bir mağranın içinde, yahutta aman vermez bir ovada bir katre, tek başına kalır;
o katrenin madeni , aslı, denizdir. Onu arzular;
o elsiz, ayaksız katre, eli yokken ayağını atar, denizin iştiyakıyle elini uzatır.
Ne sel yardım eder ona, ne de bir dostu vardır.
Öyle olduğu halde düşe kalka yuvarlanmaya başlar, iştiyak ayağıyla denize koşar, zevk bineğine biner, yol almaya koyulur.
A çaresiz katre,
toprak senin düşmanın,
yel senin düşmanın,
güneşin harareti senin düşmanın,
Ulaşmayı dilediğin deniz de çok uzak.
A elsiz ayaksız katre,
sen bunca düşman arasından denize nasıl varacaksın? *
Onca yıldır rüzgar ne yana eserse oraya koştun. Rüzgarlardan yadigar müzahrafatlarla gittikçe karardın artık ne eski saffetin var nede çevikliğin. İyiden iyiye pelteleştin, karardın. Ve hala bir arpa boyu yol kat edemedin. Ne olacak senin halin ?
* Mecalis-i Seba I. Meclis den ( Mevlana )
resim burdan
Çarşamba, Nisan 08, 2009
FannTool 1.0 'e doğru
Aklımda olan bir kaç konu var, Onlarla başlayacağım. Bu konuda görüş, istek ve fikirileriniz varsa paylaşmanızı bekliyoruz. Onlarıda dikkate almaya çalışırız.
Cuma, Nisan 03, 2009
Data Mining Cup 2009
Data Mining Cup 2009 yarışmasınının kayıtlarına 1 Nisan itibarıyla başlandı. Yarışma Nisanın 15 de başlayacak ve Mayısın 25 ne kadar devam edecek.
Kazanacağınız ödül için Haziranın 23'üne kadar beklemeniz lazım.
Data Mining Cup 2009
Görülen Lüzum Üzerine ilave edilen Notlar :
- Veri madenciliğinin Veritabanı programlamayala doğrudan ilgisi yoktur. verilerden Bilgi çıkarımıyla ilgilidir. Tıpkı Bilgisayarlı görmenin -Computer Vision- Görüntüden bilgiye ulaşması gibi
- Yarışma gazozuna olmayıp aşağıdaki ödülleri verilecektir duyrulur...
The reward ...
The best teams will get an attractive prize:
1st place: EUR 2,500.00
2nd place: EUR 1,500.00
3rd place: EUR 1,000.00
Pazartesi, Mart 23, 2009
cvPreProcessor 0.9 relased

Evet hasretle ve sabırsızlıkla beklediğiniz. CvPreProcessor'un 0.9 versiyonunu yayınlıyorum.
Daha önce beta olarak yayınlamıştım. Programı süper yazmışım ki hiç hata bildirimi olmadı ama ben yinede nazar değmesin diye bir kaç bir şey değiştirdim.
bu arada
Filter Hue Saturation için cvFilterHS
Filter RGB için cvFilterRGB
fonksiyonlarını kullandım aslında OpenCv nin öyle fonksiyonları yok. cvPreProcessor'un ürettiği kodu kullanmak istiyorsanız Bahsettiğimiz fonksiyonlar için bu versiyonla birlikte gelen
cvutility.hdosyalarını projenize eklemeniz gerekiyor.
cvutility.cpp
İndirmek için
Download cvPreProcessor 0.9 for Windows
Download cvPreProcessor 0.9 for Linux
Cumartesi, Mart 21, 2009
Ordan burdan
Source-Navigator kendiside Açık kaynak kodlu hem Linux Hemde Windows da kullanabilirsiniz.pek tabi benim anlattığımın dışındada pek çok fonksiyonu var tavsiye ederim, bir inceleyin.
2) FannTool'un En son versiyonu olan 0.93'ün yayınlanmasının üzerinden 11 ay geçmiş. İndirilme sayısı ise 2500 geçti. Ben de güzel memleketimin güzide İnsanlarından kimin haberi var böyle bir programın olduğundan diye bir google araştırması yaptım. Sonuç pek de iç açıcı değildi. Ama bu sayede Rifat Kurban'ın şu yazısına rastlamış oldum.
3) Yine Rifat'ın blogunda yapay arı kolonisi algoritması (artificial bee colony algorithm abc) bağlantısını gördüm. Daha önce Derviş karaboğa'nın Yapay Zeka Optimizasyon Algoritmaları kitabını alıp incelemiştim. Analaybildiğim kadarıyla Genetik algoritma, Karınca koloni algoritması, Yapay bağışıklık algoritması benzeri bir sistem. Ama anlayamadığım türkçe tanıtım sayfasının olmaması ...
4) Ahmet Kakıcı Yapay Sinir Ağları üzerine bir dizi güzel yazı yayınladı.
- Yapay Sinir Ağlarına Giriş
- Yapay Sinir Ağlarının Mimarisi ve Yapı Elemanları
- Yapay Sinir Ağlarının Katmanları
- Yapay Sinir Ağlarının Sınıflandırılması
FLTK için yeni bir Işıltılı şema hazırlanmış Henüz denemeye fırsatım olmadı ama görünüşü oldukça şık duruyor. Uygulamak isterseniz buyrun
Salı, Mart 17, 2009
US Citizen Fatihler !
...Büyük astronomi alimi Ali Kuşçu Fatihin daveti üzerine semerkanttan İstanbula göç eder. Semerkanttakileden soranlar oldu niçin göç ettiğini Alimin cevabı manidardır.
Dördüncü oğul okudu bilgin oldu
Kendi oymak ve ülkesini
Kendi görenek ve ülküsünü
Günü geçmiş bir uygarlığa yordu
Kendisi bulmuştu gerçek uygarlığı
Batı bilginleri bunu kutladı
O da silindi gitti binlercesi gibi...
... *
"İlim takdir edilmediği yerden takdir edildiği yere göçer..."
Bu kıssanın ana fikri "Ey alimler kıymetinizin bilindiği diyarlara göçün" değildir. "Düşmanınızın elçisi** olarak bile gelse alimlere gereken değeri verin" olmalıdır. ve dersin muhatabı da idarecilerimizdir.
İlim yitik malılmızdır nerden bulursak gidip almamız gereklidir. ama gidişlerimiz Dönmek üzre olmalıdır. İsimlerinizin Mehmet olması Fatih olması sizin U.S. Citizen olmak üzere gönderilmediğinizin delili değilmidir ? Su alan bir gemide*** oluşumuzda bahane değil.
Gemiyi ilk terkeden farelerden olmayın
Silinip gitmeyin binlercesi gibi gurbet ellerde...
Notlar :
* Sezai Karakoçun Masal adlı şiirinin bir paraçası bu zamana kadar okumadıysanız muhakak okuyun okumuşsanızda bir kez daha bakın
** Ali kuşçu Fatihin yanına Uzun hasanın elçisi olarak gelmiştir.
*** "Bu ülke seksendokuz dan beri su alan bir gemi… fransız ihtilali yalnız batı feodalitesinin değil, ihtiyar şarkın da ölüm çanı. osmanlı bir başka medeniyetin varlığını o zaman fark eder. henüz ne imanını kaybetmiştir, ne haysiyetini. zirvelerden bakar diyar-ı küfre. avrupa maddedir, kendisi ruh.
bu tanımadığı dünyanın kesif ve müselsel taarruzları karşısında kuvvetinden şüphe etmeye başlar. hayret, yerini hayranlığa bırakır, hayranlık teslimiyete.
..." Diye başlayan bir Cemil meriç yazısı
Su alan Gemi Cemil Meriç