Sayfalar

Pazar, Eylül 06, 2009

Yapay Zeka Tıbbın Hizmetinde 3

FannTool'un kılavuzunu hazırlamak için kullandığım diğer bir veride Parkinson Hastalığınının kişinin konuşmasından teşhisi üzerineydi. Kılavuzu boştan yere şişirmemek için oraya koyamadım ama yayınlanmadan kalmasınınada gönlüm razı olmadı.

Orjinal Çalışma
'Suitability of dysphonia measurements for telemonitoring of Parkinson's disease'
diye geçen makale. Oxford Üniversitesinden Max Little'in National Centre for Voice and Speech ile olan işbirliğiyle hazırlanmış.ve görebildiğim kadarıyla sınıflandırma için SVM kullanmışlar. Biz tahmin edeceğiniz üzre Yapay Sinir Ağı kullanacağız.

23'ü parkinson hastası olan 31 kişinin toplamda 195 ses kaydı yapılmış ve bu ses kayıtlarından çıkarılan özniteliklerle (feature extraction) Kişinin Hastamı Sağlıklımı olduğuna karar vermek gerekiyor.

Verilerin nelerden oluştuğuna bakarsak

1 ) MDVP:Fo(Hz) - Average vocal fundamental frequency
2 ) MDVP:Fhi(Hz) - Maximum vocal fundamental frequency
3 ) MDVP:Flo(Hz) - Minimum vocal fundamental frequency
4 ) MDVP:Jitter(%),
5 ) MDVP:Jitter(Abs),
6 ) MDVP:RAP,
7 ) MDVP:PPQ,
8 ) Jitter:DDP - Several measures of variation in fundamental frequency
9 ) MDVP:Shimmer,
10) MDVP:Shimmer(dB),
11) Shimmer:APQ3,
12) Shimmer:APQ5,
13 ) MDVP:APQ,
14) Shimmer:DDA - Several measures of variation in amplitude
15) NHR,
16) HNR - Two measures of ratio of noise to tonal components in the voice
17) RPDE,
18) D2 - Two nonlinear dynamical complexity measures
19) DFA - Signal fractal scaling exponent
20) spread1,
21) spread2,
22) PPE - Three nonlinear measures of fundamental frequency variation
23) status - Health status of the subject (one) - Parkinson's, (zero) - healthy

detaylı bilgi için makaleye bakabilirsiniz.

Orjinal veriyi Tablolama programımıza aktarıyoruz ve Status kısmını son sütüna taşıyoruz.sonra sadece verileri seçip bir text dosyasına kaydediyoruz. "ParkinsonRaw.txt" bundan sonrası için FannTool kılavuzuna müracaaat edeblirsiniz.

Sonuçlardan bahsederek yazıyı bitirmek istiyorum.
Çeşitli denemelerden sonra optimum bir sonuç veren YSA kaydedildi.

Eğtim verisinde 117 verinin hepsi doğru sınıflandırılıyor ve başarı yüzdesi %100
Test Verisiyle ulaşılan sonuçlar ise
58 Parkinson Hastasının 56 sı doğru tahmin ediliyor başarı yüzdesi %96,55
20 Sağlıklı kişinin 17 si doğru tahmin ediliyor başarı yüzdesi %85

Konuyla ilgili çalışmaları görmek için
Parkinson

Cumartesi, Eylül 05, 2009

FannTool için Kullanım Kılavuzu

FannTool kullanımı ile ilgili pek çok sorulara muhatap oluyorduk. bu yüzden her ne kadar zor ve angarya gibi de olsa bir kullanım kılavuzu yazmak zorundaydık. bir iki hafta sonu sahur sonrası sabahlayarak bir şeyler yazdık. İnşallah bir faydası dokunur. Ama aslında Bundan sonrası daha zor çünkü kılavuzun asıl ingilizcesi lazım, malum yurt dışından ilgi daha çok. Bu işi yapacak birisi olursa minnetdar oluruz.

Kılavuzu İndirmek için
FannTool Kullanım Kılavuzu

Kılavuzun Hata eksikliklerini bildirirseniz seviniriz.

Elinizde YSA projesi var ve Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız yine bize ulaşabilirsiniz. memnuniyetle yardımcı olmaya gayret ederiz. FannTool ile hazırladığınız projeler yada çalışmalar varsa bildirin link verelim yada tanıtımın yazalım.

Cumartesi, Ağustos 22, 2009

BUMAT



Size geçenlerde haberdar olduğum bir oluşumdan bahsetmek istiyorum. BUMAT yani Bulanık Mantık ve Teknolojisi Kulübü . Kurucusu Zekai Şen hoca. Kitaplarınından faydalandığımız ve sizlerde faydalanın diye tanıtımını yaptığımız, saygıdeğere bir bilim adamımızdır kendisi.

Klubün tantımını sitesinden birlikte okuyalım
Kasım 2000 tarihinde kurulan, İstanbul Teknik Üniversitesi Bulanık Mantık ve Teknolojisi Kulübü – BUMAT olarak temel amacımız, bilimsel bir devrim yaratacak olan ve gelişen dünyada geleceğin bilimsel düşünce yapısını oluşturacağı kabul edilen bulanık mantığın araştırmacılar ve öğrenciler arasında yayılmasının sağlanmasıdır.Kulüp olarak bir diğer önemli hedefimiz ise, bulanık mantığın teknoloji alanındaki uygulamaları hakkındaki gelişmeleri takip ederek, edinilen billgileri araştırmacılar ile paylaşmak ve teknolojik alanda yeni gelişmelerin olmasını sağlayacak araştırmalar yapmak ve yapanlara yardımcı olmaktır. Hedeflediğimiz yerlere ulaşabilmemiz için seçtiğimiz yöntemlerden bazıları, bulanık mantığın geliştirilmesinde etkili olmuş bilim adamlarının tanıtılması, bulanık mantıktan hareket ederek yapılan çalışmaların tartışılması ve yeni ufuklar açabilmek amacıyla seminer, sempozyum düzenleme ve dergi çıkartma çalışmalarını gerçekleştirmektir.
Ve dedikleri gibide sempozyumlar düzenlemişler.

Mühendislikte Modern Yöntemler Sempozyumu MMYS'2001
Bilimde Modern Yöntemler Sempozyumu BMYS'2005
Bilimde Modern Yöntemler Sempozyumu BMYS'2008

her ne kadar klüp isminde ve tantımında bulanık mantık vurgusu olsada. Sempozyumların isimlerinden de anlaşılacağı gibi, geniş bir yelpazede yapılmış. mesela BMYS 2008'in konuları arasında

* Bulanık (fuzzy) mantık
* Yapay sinir ağları
* Genetik algoritmalar
* Yapay zeka teknolojileri
* Uzman sistemler
* Bilimsel düşünce
* Modelleme ve simülasyon
* Akıllı sistemler
* Optimizasyon
* Kalman filtreleri
* Kaos teorisi ve çözümler
* Kesirli (fraktal) geometri
* Coğrafi bilgi sistemleri (GIS)
* Stokastik süreçler
* Veri madenciliği
gibi bizimde ilgi alanımıza giren pek çok konu var.

Şahsen böyle güzel ve faydalı birliklerin kurulmasına çok sevindim. Ama eksikliklerden de bahsetmek istiyorum.

Amaçlarını düşünürsek siteleri çok yavan. içeriği uzun süredir ( 28.01.2008 ) güncellenmemiş. Site de konularla ilgili yazılar yayınlandığı ve hatta soru cevaplı kısımlarında olacağı dinamik bir site olmalıydı. Bir üyelik sistemi görünmüyor ama
"Kulübümüze, İstanbul Teknik Üniversitesi içindeki akademisyen ve öğrencilerin yanısıra, bilimsel düşünce sahibi, bilimin ülkemiz topraklarında yaygınlaşmasını hedefleyen herkes üye olabilir. "
diye yazılmış.

Bahsi geçen sempozyumlarda pek çok değerli çalışma sunulmuş. sempozyuma katılayamanlar için kitaplarının temin edileceği bir yer yok. Sadece MMYS'2001 için "bildiri kitap ve/veya cd olarak kulübümüzden temin edilebilir." denmiş ama nasıl için bir cevap yok

İnşallah tez zamanda daha aktif ve yaygın bir BUMAK görürüz. çünkü gerçekten ihtiyacımız var.

Cumartesi, Ağustos 15, 2009

FannTool 1.0 Released

Evet sonunda FannTool 1.0 versiyonunu da yayınlıyoruz. İndirmek için
Beta versiyonunu yayınlıyalı 3 hafta geçmiş olduğu ve 110 küsur defa indirilmiş olmasına rağmen pek de hata bildirimi alamadım. Bütün bu ilgisizliğe rağmen ilgilenen iki kişiye buradan teşekkür etmek isterim.

İlki Vefalı arkadaşımız Volkan sağ olsun denemelerini yaptı ve fikirlerini beyan etti bir kaç küçük düzeltmede yaptım. FannTool'a ikon konulmasını ve windows için orjinal dosya seçim penceresinin kullanılması gibi önerilerini ise İnşallah bir sonraki versiyonuna koymaya çalışacağız.

Teşekkür edeceğimiz ikinci kişi ise Yurt dışından Dr Michael SCHAALE efendim kendileri önce bir önceki versiyondaki bir bug bularak yardımcı oldu. FannTool 1.0 betayı yanınlayınca. Sağ olsun yine ilgilendi ve bir kaç yazım yanlışı ve düşük çözünürlükteki ekranlardaki probleme dikkatimizi çekti. ve gereken düzeltmeleri yaptık. Veri İşleme kısmındaki ölçekleme metodu için biraz daha istatistiki metod önerisi ve çok büyük veriler için önerdiği sadeleştirmeler ise Bir sonraki versiyonda belki bir ihtimal

Bir sonraki versiyon için önerilere açığız. Lütfedip bildirirseniz seviniriz

Not: Bu gün itibarıyla Bir önceki versiyonun (0.93 ) download sayısı
Linux versiyonu : 1040
Windows versiyonu : 2246
olmak üzre toplamda 3286 ya ulaşmış bakalım bu versiyonun akibeti ne olacak...

Cumartesi, Ağustos 08, 2009

ve Celle Senâük

-"Daha geçen hafta görmüştüm kapıda "
dedi birisi
-"Üç gün önce rastlaşmıştık camiiden dönüyordu "
diyor öteki, bir başkası
- "Daha bu sabah görmüş, selamlaşmıştık."
Şimdi, ... şimdi ise yok. cenaze namazının vaktini ve yerini öğreniyoruz. İşten izin alıyoruz, ve koşturuyoruz. Camii avlusu epey bir kalabalık. küme küme herkes bir kenarda laflaşıyorlar.
Metin durmaya çalışan bir oğul, bitkin bitmiş vaziyette bir eş ve feryad figan kızlar...
...
“Allah için salata, Peygamber için Salavata, Meyyit için duaya”
dedi tok ve donuk sesiyle hoca
namaz bitirip hellalikler alınıyor hızlıca, sonra pür telaş mezarlığa. İlk defa göryorum Asrii mezarlığı. Epey de güzel bir yer Karşıyakaya kıyasla ama yer bulunmuyormuş. Hıh...

Kalabalık yüzünden epey geride arabayı bırakıp yürüyoruz. Gayrı ihtiyari sağdan soldan mezar taşları okuyoruz.
Emekli general bilmem kim, Eski danıştay üyesi filanca , fransızaca öğretmeni falanca. Hiçbirinin bir önemi kalmamış hepsi aynı mekanda toprak altındalar.
Sevgili eşim ... , kıymetli babamız ..., Biricik annemiz ..., veasire vesaire. Ne tuhaf insan olarak değer verdiğimiz kim varsa gömüp gitmişiz...
Mezarın yanına varabildiğizde bir tandık geri dönmeye başlamıştı bile yanımızdan geçerken ""işlem bitti " dedi usulca
İşlem bitti...
ölüyoruz usul usul, sığmıyoruz mezarlıklara, biteviye ölüyoruz...

Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil. Belki, bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır.* 20. mektup 7. kelime

Cumartesi, Temmuz 25, 2009

FannTool 1.0 Beta

FannTool'un yeni versiyonu üzerine çalıştığımı yazmıştım. Yapmak istediklerimi aşğaı yukarı tamamladım ve beta olarak yayınlıyorum. Eğer deneme yapıp fikir beyan ederseniz çok seviniriz.

FannTool 1.0 Beta


Yeni versiyonun özelliklerinden bahsetmek gerekirse

1) Veri İşleme Kısmı : DataProcessing öyle tablolama programı vari bir şey değil, ama tablolama programlarından kopyele yapıştırla oluşturcağınız Ham veri dosyalarını kolaylıkla FANN'ın kullandığı veri dosyası formatında kaydetmenize yarıyor. Pek tabiki verileri sırasını karıştırmak ( shuffle ) Eğitim ve Test verileri olarak ayırmak, ve Değerlerinin normalizasyonunu yapmak (scale ) da yaptığı işler arasında. Scale işlemi ile ilgili bir text dosyası da yazılıyor. İki çeşit Ham veri dosyası var


ilki Matris tipi her veri bir satırda. Örnek dosya "ParkinsonRaw.txt". Kullanıcı olarak son kaç sütunun çıkışı değerlerini oluşturduğunu belirlemeniz yeterli.

İkinci tür veri dosyası Zaman seri türünde her satır bir veri orada kaç verinin giriş olduğunu belirliyorsunuz. Örnek dosya : SunSpotsRaw-1980-2006.txt


t1
t2
t3
...
tn

gibi bir veriyi
t1 t2 t3 t4 t5 t6
t7
t2 t3 t4 t5 t6 t7
t8
...
gibir bir hale geliyor



2) Overtraining Caution System :


Daha önce YSA ile Kan Bağışı tahmini yazısında bir parça bahsettiğimiz Overtraining denen benim YSA nın ezberlemesi dediğim kavram var. Basitçe bahsetmek gerekirse YSA nın Eğitim verilerinde çok düşük hata ( MSE ) değerlerine ulaşıldığı halde Test verilerinde kabul edilemeyecek hata değerlerinde kalmasıdır. Normalde bu işlem için önce eğitimin yapılıp sonra test verileriyle denenmesini gerektirir. Artık Test verinizi yükleyip Fine Tuning kısmındaki "Overtrainin Caution Sysytem" kısmını açarsanız. Eğitim sırasında Test verisinin hata değerlerini görebilme imkanına sahip olabilirsiniz Grafik de Eğitim ve test Hatasını ortalamasını çizilir.

3) YSA Kayıt : Eğitimi sonrasında ki YSA kayıt kısmında artık, eğitim esnasındaki ulaşılan en iyi değerleri de kaydedebilirsiniz. kısaca açıklamak gerekirse.



Latest : Eğitimin en son ulaştığı YSA
Minumum Training : Eğitim esnasında Eğitim verisiyle ulaşılan minimum MSE
Minumum Testing : Eğitim esnasında Test versiyle ulaşılan minimum MSE
Minumum OCS : Eğitim esnasında Eğitim MSE ve Test MSE sinin ortalamasının minimumu


4) Neural Network Information : Daha önceden kaydettiğimiz YSAların bilgilerini görmemize yarayan bir kısım

Pazar, Temmuz 19, 2009

Acaba Miracın Hikmeti nedir ?

Taşları Yemek Yasak
Ormanın derinliklerinde yürümekte olan avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: Taş Yemek Yasaktır. Bu anlaşılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış. Levhanın asılı olduğu ağacın yönündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. Mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış:

Zihnine takılan soruyu biliyorum. Şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin, çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok. İnsanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye? İnsanlar arasında taş yeme adeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var?

Ancak şuna dikkat et: İnsanlar arasında adet haline gelmiş öyle davranışlar, öyle alışkanlıklar vardır ki, bunlar insan için tıpkı taş yemek gibidir. Eğer zararı bakımından düşünürsen taş yemekten çok daha büyük tahribat yapan işlerdir bunlar. Bunlar taş yemek kadar budalaca, insanın öz niteliklerine yabancı tutum ve davranışlardır. Eğer insanlar acınacak haldeyse, insanlar arasında zulüm, haksızlık, merhametsizlik, yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi insanların sanki taş yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil tavırlarından doğmaktadır.

Senin levhayı gördüğün yerde bir pınar olmuş olsaydı ve ben oraya su zehirlidir yazmış olsaydım sen bunu manalı bir söz sayacak, yerinde bir uyarı kabul edecektin. Büyük bir ihtimalle de benim ayak izlerimi takip edip buraya gelmeyecektin. Çünkü yasaklanan şey senin aklına uygun gelecekti. Gerçekte suyun zehirli olduğunu yazan insanın emrine uymuş olacaktın. Kendi aklına uyduğunu sanarak benim keyfime uygun davranmış olacaktın. Ama orada taş yemeyi yasaklayan bir levha gördün ve acaba bunun hikmeti nedir diye kendine bir yol açtın. Ben de sana insanların gerçekte yaptıkları birçok işte taş yemeye benzer davranışlar gösterdiğini ve aslına bakılırsa taş yediklerini söyledim. Eğer söylediklerimi anladıysan aramızda hakikatin bir parçası tecelli etti.

İşte Allah'ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler böyledir. İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir. Eğer Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabii karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez. Ama bazı izleri takip edip bu emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir.

İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasının elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o 'şey' olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak.

İsmet Özel Taşları Yemek Yasak adlı kitabından

Miraç kandiliniz mübarek olsun. Dua eder dualarınızı bekleriz.

Salı, Temmuz 14, 2009

Yapay Sinir Ağı Uygulamaları



Gün geçmiyorki yeni bir YSA uygulamasıyal karşılaşmıyalım Biz bu yazımızda birbirinden çok farklı alanlardaki uygulamalardan bahsedeceğiz. Bu vesileyle YSA'ların ne kadar geniş uygulama alanına sahip olduklarını hatırlatmış olalım. Kimbilir belki bizlere ilham kaynağıda olabilir...

İlk örneğimizi Yakın zamanda okumuş olduğum bir kitaptan "Süper hesap Uzmanları" Kitabın yazarı Ian Ayres. kitabın yanbaşlığından da söz etmek lazım "Sayılarla Düşünmek neden Zeki olmanın bir yoludur ?" Yan başlığının da hissettireceği üzre Daha çok istatisiki metodlarla Veri madenciliği yapan yeni tür uzmanların tecrübeye dayalı uzmanlara olan üstünüğü anlatılıyor. Kitap Fecaat bir çevriyle Pegasus yayıncılıktan çıkmış.
Neyse konuyu daha fazla dağıtmayalım. Kitapta YSA larından da bahsediliyor. Dick Copaken adlı Avukat emekli olduktan sonra Epagogix isimli bir şirket kuruyor. Şirket Senaryonun özelliklerine dayanarak filmin sinema hasılatını tahmin edecek bir YSA dizayn ediyor. Hemde bu sayede Senaryoda yapılacak değişikliklerin etkisni de görmek mümkün oluyor. Copaken oldukça iddialı kouşuyor ve
" Sütüdyolar bizim tavsiye ve disiplinimizi tutup onlardan yararlanırsa, büyük olasılıkla, yılda bir milyar dolara yakın kar elde edebilirler"
Bir çok sütüdyonun gizilde olsa Epagogix hizmetlerinden faydanmaya başladığını söyleyerek bitirelim örneğimizi. detaylar için buraya bakınız.

İkinci örneğimiz Otomobillerden. İlk bakışta "ne ilgisi olabilir ki" gibi gelsede , Artık Otomobillerinde bilgisayarları var. ECU (Motor Kontrol Birimi ) denen bu bigisayarlarla sensörlerden motorun yükü, devri, çevre değişkenleri (hava sıcaklığı, hava yoğunluğu, motor sıcaklığı, barometrik basınç vs…) pek çok bilgi alınır ve Motorun kullnacağı yakıt miktarını, ateşleme zamanını hesaplanır. Zaten ECU sayesinde motor performansına ait pek çok işlem yazılm ile yapılabiliniyor artık.

Figürdeki gibi bir çeşit YSA ile Motor teklemesinin önlüyorlar. En Üstte resimini gördüğünüz fiyakalı araba bir Aston Martin DB9 dur ve bahsettiğimiz teknolojiyi kullanmaktadır.
konuyla ilgili biraz daha fazla detay içeren yazı
Fordun aldığı patent




Perşembe, Temmuz 09, 2009

Data Mining Cup 2009 tamamlandı

Daha önceden duyrusunu yapmış olduğumuz Veri Madenciliği 2009 yarışması tamamlandı. Duyrusunu geç yaptığımızdan olmalı Türkiyeden bir gurup yok. Ama önümüzdeki senenin tarihi belli olmuş şimdiden duyuralımda sorumluluk üzerimizden kalksın

Data Mining Cup 2010 : 15 nisan - 13 mayıs arasında olacak.

Bu seneki verilere bakarak antreman yapabilirsiniz

http://www.data-mining-cup.com/Wettbewerb/Aufgabe

Cuma, Temmuz 03, 2009

Öğrencilikten Talebeliğe

Öğrenci kelimenin hatırlattığı gibi tüccardır. Öğren - ci
Tüccar olan ise ucuza alıp pahalıya satmaya çalışır. Beki ucuza öğrenme işi de şöyle oluyor. Öğrencinin gayesi sınıf geçmek , en nihayetinde de diploma almaktır. Bu iş için ise müfradatındaki derslerden geçer not alması gerekiyor. Not sistemine göre değişmekle beraber, 100 üzerinden konuşursak en az 50 üzerinde not almak demek. Yani dersin %50 sini bildinizmi yeter ötesini öğrenipde maliyeti artırmanın lüzumu yok. Hem mezun olduktan sonra kim bakıyorki diploma notuna.

Talebe ise yine kelime manasından yola çıkarsak öğrenciyle aynı manaya gelmediği aşikar. Talebe talep eden isteyen demek. Öğrenmeyi istiyor. Ortada not ve maliyet hesapları olmadığından daha bir içten öğreniyor. Hatta çok hırslı bir öğrenci kadar not alamasa bile işin iç yüzünü anlamaya gayret ediyor. İstemenin esrarından mı desek, samimiyetten mi desek olmayacak şeyler oluyor. Ve bir önemli fark daha ders geçildikten sonra öğrenci için o konudaki öğrenme iş bitmişdir. Oysa talebe için - o dersi hiç almamış olsa bile - öğrenme gayreti bitmez. Bir ömür öğrenme devam eder.

Yaz tatilinin başladığı şu günler talebeler için önemli bir vakit. Dinlenmenin yanısıra öğrenmek istediğiniz ama vakti bahane ettiğiniz pek çok mesele için fırsat. Meşguliyet gelmeden boş vaktin kıymetini bilin...

Not :
Kendi adıma konuşursam Bu blogda yazdıklarım ile ilgili okuduğum bölüm gereği hiç öğrenciliğim olmadı. Bilgisayar konusunda aldığım yegane ders bütün mühendislik bölümlerine verilen Fortran 77 idi. Onu da dersi almadan önceki yaz tatilinde kitabından öğrenmiştim zaten. Öğrenciliğim olmadı ama Talebeliğim devam ediyor...

Perşembe, Haziran 25, 2009

İçimdeki Şu Zalim Yalnızlık

ağzının bir kıvrımından cesaret bularak
ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım
kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar
kalmışsa birkaç ısrar ölümle yarışacak
onların yardımıyla dünyamıza acıdım.

dünya. çıplak omuzlar üstünde duran.
herkes alışkın dölyatağı borsalarla ağulanmış bir dünyaya
benimse dar
çünkü dargın havsalamın
gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
önce kalbim lânete çarpa çarpa gümrah
sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
sakın styks sularını heyulâsı sanmayın
er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,
biraz üzgün ve ömer öfkesinde biraz
öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz
ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak
ne ellerin hırsla saban tutuşu
ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır
dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
yetmez karşılamaya.

insanlar
hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır
o ferah ve delişmen gözüken birçok alınlarda
betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır
çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
şakaklarıma dayanınca güneş
can çekişen bir sansar edasıyla
uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
kadınların sahiden doğurduğuna
toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
nicedir kavrayamam haller içinde halim
demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
duydum yağmurların gövdemden ağdığını.

sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
bir harfin başlattığı yangın ile söndür
beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
öyle mahzun
ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.
İsmet Özel


Ellerimiz hırsla saban tutmadı belki
ama
Fabrikalarda biteviye ürettiğimiz kahır çoktur
Ses sahibi olduk bir parça şükür
yüzümüz yok
Kefaretini ödeyemedik
Yinede Sen ki Ganiyyi Mutlaksın
Bizler fukarayız
İstemek bizden
Dost sahibi de kıl bizi
Lutfette
İçimizdeki Şu Zalim Yalnızlığı kaldır
....


Üç aylara girdik Bu gece regaip kandili dua eder dualarınızı bekleriz Dostlar...

OpenCv 2.0 Geliyor

OpenCv 1.1 alphadan sonra OpenCv 2.0 'ın betasının Temmuz ayında yayınlanması planlıyor
sonrası beta versiyonunda bir aksilik çıkmazsa, Ağustos ayında kararlı sürüm olara yayınlanacak. bakınız
http://opencv.willowgarage.com/wiki/OpenCV200906
Bundan sonrası içinde bir anket hazılamışlar
http://tech.groups.yahoo.com/group/OpenCV/surveys?id=2872704
Dökümantasyonunda da yeniliğe gidiliyor bakınız yeni hali

Çarşamba, Haziran 10, 2009

Ordan Burdan

1) Volkan Programınız için performans ipuçları.(x86) diye bir yazı hazırlamış ona ek olsun;
* Liboil : yani “LIBrary of Optimized Inner Loops” iç döngülerinizi işlmecinize göre optimize ediyormuş
* Daha çok AMD işlemciler için kullanabileceğiniz
- Framewave : Derived from the AMD Performance Library, Framewave is a free and open-source collection of popular image and signal processing routines designed to accelerate application development, debugging, multi-threading and optimization on x86-class processor platforms.
- GNU Toolset Optimized for AMD Platforms

2) Halen okuyup duymadıysanız bu tarışmaya bakın : "Ruslara 850.000 € verip İstiklal Caddesinde saniyede 15.000 yüz taramak?" ve düşünün, ibret alın, örnek alın, .... ruslarda parayı alsınlar

3) Çay’da Görüntü İşleme Uygulaması : Bu sadece türkçeye tercüme edilmiş bir örnek. Aslında Üretimi yapılan pek çok tarım üründe uygulama alanları var. Bu yazıda bahsedileni hindistandan birileri yapmış, sizlerde bakın ve düşünün, ibret alın, örnek alın, .... Hindistanlılarda parayı alsınlar.

4) MetaTrader içinde YSA kullanımı üzerine yayınlanmış bir makale :
Using Neural Networks In MetaTrader Makalede kullanılan YSA tahmin edebileceğiniz gibi FANN . Bu arada bir zamanlar Volkan bu işlerle uğraşıyordu, epeydir sesi çıkmıyor. En son "Program ticari bir ürün haline geldiğinden, maalesef kodları yayınla(ya)mıyorum." demişti ama ticari ürün olarak çıktığına dairde bir yazı çıkmadı. En azından bu konuda yabancılara ortak olmaya çalışan insanlar var...

5) Ve iki yarışma :
- Time Series Forecasting Competition
- UC San Diego Data Mining Contest

Pazartesi, Haziran 08, 2009

Hayat İlmi

Geçenlerde MCH hocamın yanına gittim etrafına talebeleri toplamış birşeyler anlatıyordu. kenarda durup hissemize düşeni almak için dinlemeye başladım.

Kendilerini ilmin son temsilcisiymiş gibi görenlere kulak asmayın, siz
"Biz size örnek değiliz!.. Biz bir ara nesiliz! Biz sizin ayaklarınızın altında birer basamağız!.. Siz bizi aşarak çok daha ileri noktalara ulaşacaksınız!..."
diyenleri dinleyin dedi.

Bir kitap aldı, "Öğrencilerinin kendine Mahir baba* dedikleri bir öğretmenden" dedi ve okumaya başladı
Hayat ilmi , yani insanca yaşayabilmek için elde edilmesi lazım gelen bilgi, herkesin şahsi kabiliyetine göre başka başkadır. Binaenaleyh herkes kendi kabiliyetine göre hayat bilgisi edinecektir.
Ticaretle iştigal edecekse, onun ilmi, metodu ve mektebi vardır. keza sanayi de öyledir. En basit san'attan, en mütekamil san'ata, yani yüksek matematik, yüksek fizik ve elektronik bilgisine ihtiyaç gösteren sanayi'e kadar, herkes kabiliyetine göre bir meslek edinip, hayatını kazanacaktır.
Çünkü kabiliyet yoklamadan girişilen teşebbüsler akim kalır. yani semere vermez. Bu uğurda sarf edilen zaman israf edilmiş olur. Bu keyfiyet ise mes'uliyeti muciptir. Çünkü zaman, aynca kendi başına büyük kıymettir.Hepimizin bildiği şöyle bir beyit vardır:

"Vakitler yakutlar gibidir. Vakitlerin sarfıyla yakutlar temin edilsede, hesapsız yakutlar sarf etsen, kaçırılan bir anı bile geri getirmeye imkan yoktur."
...
Bir de şu mesele vardır. Herkes kendi kabiliyetine göre iş ararken, aynı zamanda bir kat daha sevap kazanmak isterse, tutacağı işde, millete ve memlekete en faydalı olanını tercih eder. O zaman sa'yi iki kat meşkur olur. Birinci sevap kendini ve ailesini rahat geçindirip, başkasına ihtiyacını arzetmekten nefsini kurtardığı , ikincisi de cemiyetin selametini düşündüğü içindir. Peygamber Efendimizin emir ve tavsiyeleri bu esasa müteveccihtir.

...

Herkesin bildiğini, başkasına öğretmekle MÜKELLEFTİR, bu bir şükran borcudur. Zira kul Hakkın lutfu sayesinde bilgi Nimetine kavuşmuştur. Her nimetin şükrü kendi cinsiyle eda edilebilir....

* Mahir İz

Cumartesi, Mayıs 23, 2009

YSA ile Kan Bağışı tahmini

UC Irvine Machine Learning Repository sitesinden indirdiğimiz bir gurub veriyi kullanıyoruz

Blood Transfusion Service Center Data Set

Veriler Tayvanın Hsin-Chu şehrinde bir kan bankasının veri tabanından çıkarılımış. verilerimiz nelerden oluşutuğuna şöyle bir bakarsak

R (Recency - months since last donation),
Yani En son bağışı üzerinden geçen süre ay olarak
F (Frequency - total number of donation),
Yani kaç kez bağış yaptığı
M (Monetary - total blood donated in c.c.),
Yani bağış yaptığı kan miktarı
T (Time - months since first donation),
Yani İlk bağışından bu zamana kadar geçen süre ( ay olarak )


Bunları YSA mızın giriş değerleri olarak kullanıyoruz.

Çıkış değeri ise o ay kişilerin kan bağışı yapıp ( 1 ) yapmadıkları ( 0 )
yani YSAmız 4 giriş 1 çıkış yapısında

Ham verilerimizi alıp Open Ofis programımıza atıyoruz. Sonra bu verileri YSA nın kullanabileceğei aralığa çekiyoruz ( scale ) sonra Toplam 748 verinin 448 ini eğitim 300 nü test için kullanmak üzere iki parçaya ayırıp. Verileri Kaydediyoruz.
Favori YSA Eğitim programımız olan FannTool'u açıp Verilerimizi yükleyip YSA mızın dizaynını yapıp Güzeeelce eğitiyoruz.


Eğittiğimiz YSA nı "Blood-ovt.net" diye kaydediyoruz. Yine FannTool ile Kaydettiğimiz YSA nı çalıştırıp sonuçlarını inceliyoruz.
YSA'mız Eğitim verileriyle % 94.2 lik bir başarılı tahmin sayısına ulaşıyor ( 448 kişden 422 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. )
ama Test verileriyle ulaşılan sonuç hiçde iç açıcı değil. YSA'mız Test verileriyle % 67 lik bir doğru tahmine ancak ulaşabiliyor ( 300 kişden 201 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. ) Hiçte parlak bir oran değil.

Aynı verilerle ve Tekar bir eğitim işine girişiyoruz. Bu sefer daha optimum bir şekilde eğitiyoruz ve eğitimi biraz kısa tutuyoruz.

Eğittiğimiz YSA nı "Blood-opt.net" diye kaydediyoruz. Yine FannTool ile Kaydettiğimiz YSA nı çalıştırıp sonuçlarını inceliyoruz.
YSA'mız Eğitim verileriyle % 79,69 lik bir başarılı tahmin sayısına ulaşıyor ( 448 kişden 357 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. ) hiçte fean bir tahmin oranı değil.Bir de test sonuçlarına bakıyoruz. YSA'mız Test verileriyle % 82 lik bir doğru tahmine ulaşabiliyor ( 300 kişden 246 kişinin bağış yapıp yapmayacağını doğru tahmin ediyor. ) Bence gayet güzel bir sonuç.

Pek tabii Sizde denemeler yapabilirsiniz. verileri ve diğer dosyalara bakıp inceleyebilmeniz için hepsini bir arada veriyoruz
Download : Kan bağış Tahimini

Peki bu bize ne öğretti.
* YSA'yı sadece Eğitim verisi sonuçlarına göre değerlendirmek mümkün değildir. Muhakkak test edmek lazımdır

* YSA Eğtiminiz Ezberci olmasın :)

şimdilik bu kadar söyleyelim İnşallah Bir başka zamandetaylı anlatmaya çalışırız

Konumuza dönersek Bütün bunlardan fiyakalı bir makale için malzeme çıkabilir. İyi de bütün bunlar makale, tez, ödev ... içinmiydi. Yani Başka bir işimize yaramazmı bu YSA ?

Evet Pek ala bu konuda program yazılabilir. Kan bağışı merkezi bu programın sayesinde bir sonraki ay için yapılacak kan bağışlarını hatta Kan guruplarıyla birlikte tahmin edebilir.
Yapmamız gereken tek şey verileri ona göre düzenleyip FannTool ile Eğittiğimiz YSA'yı yazdığımız program içinden çalıştırmak. Ve bunun için C / C++ bilmenize de gerek yok. FANN kütüphanesinin pek çok dil için arabirimi ( Bindings ) var.

Bir mumda sen yak

Bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi burda görmüş olduğunuz yazılar ve projecikler sebebiyle pek çok kişi ile tanışma şansına sahip oldum

Bu insanların büyük çoğunluğu ya bir ödev ya da tez ile uğraşıyorlardı. Genelde şikayetle konuya başlıyorlardı
".... konusuyla ilgili pratik kaynak, örnek yok. varsada bir kaç tane ve ingilizce ..."

gibi. Biz genelde elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık ve inşallah bu şekilde devam edeceğiz.

Yalnız merak ettiğim bir husus var. Bu arkadaşların ödevlerini, tezlerini,... bir şekilde öyle yada böyle bitirmiş olmaları lazım. Bunlardan bir kısmı bile kendi tecrübelerini Diğer insanlarla paylaşmış olsaydı, en azından sonradan gelenler için kaynak sıkıntısı bir nebze azalırdı.

El hasıl klasik tabir ile söylersek
" Karanlığa küfredeceğine bir mumda sen yak "

demişler. Hem laf aramızda bu delilere güven olmaz. Belki birgün akıllanır, yada büsbütün zıvanadan çıkar "yazıyorumda ne oluyor ?" felan der. Benden söylemesi. Sonra demedi demeyin...

Not : Yeri gelmişken Mum yakmaya başlamış olan bir kardeşten bahsetmek istiyorum. Barış daha çok robotik diyecebileceğimiz konulardan bahsediyor. Silah kontrol sistemleri üzerine yazdıklarıyla biraz meyli tahrip sahbi gibi görünsede, memleket olarak israilli firmalara silah modernizasyonu için ödediğimiz tonla para düşünülürse kardeş haklı...

Perşembe, Mayıs 21, 2009

Ufkumu açanlara

Bu blog da yazmaya başladıktan sonra pek çok kişi ile yazıştım ( 100'ün üzerinde ) Hatta bazılarıyla tanışıp yüz-yüze görüşme imkanınada sahip oldum. Şu an itibarıyla düzenli bir zamanı, zemin ve amacı olmasada Ortak ilgi alanına sahip insanlar olarak bir araya gelip laflamak -En azından benim için- ufuk açıcı oluyor.

Geçenlerde yine bir kaçıyla ayrı ayrı görüşme imkanına sahip oldum. Neler görüşmedikki

  • verilen arge destekleri yeterli sayıda başvurunun bile olmaması
  • Destek alanlarında bürokrasiyle aldıklarına pişman olmaları
  • Üniversitelerimizin hali,
  • Formalite gereği hazırlanan yayınlar.
  • Bir heyetin dudakları arasındaki akademik ünvanlar
  • Açık kaynak kodlu yazılımları niçin desteklemeliyiz.
  • Ticari ürünlerin Açık kaynak kodlu alternatiflerine olan haksız rekabetleri
  • Embeded programlama nın nekadar önemli olduğu ve fakat ihmal ediliyor oluşu
  • Bu ihmal yüzünden yabancı ülkelere giden tonla paramız - zengin memleketiz vesselam -
  • Neler yapıyoruz.
  • Secure programming ve önemi, özellikle embeded sistemlerde
  • Finger2Face nin pek akıl yatmadığından DNA2Face'in daha mantıklı olmasına
...

İnşallah bir gün gelir düzenli bir zaman,zemin ve amaç üzerine toplanıp görüşme imkanımız olur...

Not : Bu yazıyı hazırladıktan sonra Ferruh Mavituna'nın "Fikir Üretme, Etki ve Tepki" yazısını okudum konuyla ilgisini sizlerin arifiyetinize bırakıyorum...

Pazar, Mayıs 10, 2009

Tıbbi görüntü İşleme ve ITK


Bir vesileyle Tıbbi görüntü İşlemeyle ilgili konulara bakınca gördümki. Tıbbi görünlülerin kendilerine has özel form ( DICOM mesela ) ve kullanımları var. Mesela bir tomografi aslında 3 boyutlu bir hacim ve gerektiğinde istenilen yerden kesit alınabilmesi gerekiyor. Bu durumda tek başına OpenCv ile birşeyler yapabilmek pek mümkün değil.

İşte ITK yani "Insight Toolkit" bu işler için yazılmış açık kaynak kodlu* cross-platform devasa bir kütüphane. Devasa diye boşuna demiyorum, kütüphaneyi derlemek saatler alıyor. Açık kaynak kodun Kodlaması C++ ile yapılmış. Lisans sistemi de BSD yani ticari uygulamalarınızda da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yalnız alıştığımız şekilde değilde CMake ile build sistemi oluşturulmuş. İlk başta biraz tuhaf gelsede biraz cebelleşerek proje dosyalarını oluşturmanız mümkün.

Kütüphanenin pekçok şeyi yapabiliyor olmasına rağmen görselleştirme ve Grafik Kullanıcı Arabirimi ile ilgili bir kısmı yok. ITK Görselleştirme için VTK yı öneriyor. Pek tabiiki GKA olarakda biz FLTK yı öneriyoruz. Ekran görüntüsünden de anlayabileceğiniz gibi. FLTK ile ITK 'yı kullanan ilk biz olmayacağız. ( unutmadan bir de vtkFLTK diye bir şey var ) Pek tabii ki matlab içinde birşeyler var MATITK

Kütüphane gerçekten çok büyük ve herhalde öğrenmek için epey bir emek ve zaman sarf etmek gerek. Yinede İlk fırsatta giriş niteliğinde bir örnek hazırlmak istiyorum**.


*
Açık Kaynak Kodun önemini bir kez daha görüyoruz. Başka türlü nasıl 13 Milyon Dolarlık bir kütüphaneyi kullanmaya imkanınız olabilirdiki ?
** FannTool 1.0 ile uğraşıyorum bunun dışında yapacak işler çok zaman ve zemin yok tembellik had safhada kısmet artık...

Cuma, Mayıs 01, 2009

GNU Octave bir MATLAB alternatifi

MATLAB programı malum, her konudaki araştırma projelerinde kullanılabilecek kapsamlı matematiksel modelleme ve görselleştirme araçları sağlıyor. Ayrıca C sözdizimine benzer kendi script dilini de içeriyor.

Bir de MATLAB’ a paralel geliştiren açık kaynak kodlu ve tamamen ücretsiz olan GNU Octave var. Daha evvelden belki duydunuz, belki de duymadınız, belki de bir türlü deneyemediniz. GNU Octave açık kaynak kodlu bir matematiksel analiz ve modelleme paketi. Sözdizimi olarak MATLAB ile uyumlu. Evveliyatı olmasına rağmen 1992 den beri tam zamanlı olarak geliştiriliyor.

Octave ana sayfası http://www.gnu.org/software/octave/

Matlab’ ın paketlerine paralel pek çok paketi de içinde bulunduruyor. Örneğin, Artificial Neural Networks, Audio, bioinfo, image processing, information theory, signal processing, finance, econometrics, …
Octave Paket listesi : http://octave.sourceforge.net/packages.html

Octave Forge sitesinden işletim sisteminize uygun paketleri indirip kurabilirsiniz.
Octave SourceForge : http://octave.sourceforge.net/

Mevcut son kararlı sürümü 3.0.5. Kendiniz derlemekle uğraşmak istemezseniz, hazır kurulum dosyalarını kullanabilirsiniz.

LINUX: Kaynak kodu kendiniz derlemek istemezsiniz, kullandığınız Linux dağılımının deposuna bir bakın. Ben Ubuntu kullanıyorum, apt-get ile kolayca kurabilirsiniz. Kurulu değil ise gnu-plot u da kurun.

WINDOWS: Kurulum dosyası versiyon 3.0.2. (Octave + Tüm paketler tek tıkla kuruluyor)

İndirmek için Link :

Internette çeşitli kaynaklarda 3.0.3. versiyonu kurulum dosyasını da bulabilirsiniz. Ben bu versiyonu kurdum. Ama bu kurulum yenilenecekmiş, bu yüzden şimdilik resmi depodan çıkarılmış. Son versiyon kurulumlar için ara ara yukarıdaki sayfaları takip edin. Kurulum gerçekten çok kolay.

GNU Octave elbette tam olarak MATLAB değil. Ancak özgür olan bu ortamda neler yapabileceğinize şaşıracaksınız.

Son olarak, Octave ı nasıl öğreneceksiniz. Tabii ki herhangi bir Matlab kitabından. Ayrıca Octave için yazılmış bir çok tutorial ve hatta basılı kitaplarda mevcut. Paket kullanımında Matlab ile farklılıklar olursa internet kaynaklarına bakabilirsiniz..

Blogun ruhuna uygun olarak, bundan sonraki yazida octave ile bir image processing örneği vermeye çalışacağım.

Yagi


Not: Altındaki imzadan da göreceğiniz gibi yazı bana ait değil. Bu yazıyla bir ilk de gerçekleşmiş oldu. Okurlarımızdan birinin yazısını yayınlamış olduk. Daha önce de Yabancı bir arkadaş tezini yollamışdı ve bizde yayınlamıştık. Yeniliklerimiz devam edecek - inşallah -


Perşembe, Nisan 30, 2009

Modern Sezgisel Teknikler ve Uygulamaları

Geçenlerde yeni bir kitap keşfettim Dr. Tunçhan CURA'nın "Modern Sezgisel Teknikler ve Uygulamaları" adlı kitabı Papatya yayıncılıktan çıkmış. Kitap Mart 2008 baskısı olmasına rağmen kitabı ilk defa gördüm. Sebebine gelirsek Ne hikmetse Kitap yayın evinin "İşletme / Sosyal Bilimler" başlıklı kitaplar gurubunda yayınlanmış. Ve büyük bir ihtimalle Kitapçılarda o gurup kitaplarının bulunduğu raflarda tutuluyordu. Keşfettim dememin sebebi bu...

Genelde kitabı beğendim Teorik konularla okuyucuyu çok boğmadan algoritmalar vererek pratik uygulamalar göstermiş. Yazar

"Herhangi bir programlama dili kullanılarak algoritma geliştirme yeteneğini kazanmış herkes bu kitabın okuyucusu olabilir."

diyerek hitap çevresini epey geniş tutmuş.

"bu kitapta algoritmalar kaba-kod (pseudo code) şeklinde verilmiştir. Kitapta yer alan uygulamalar Java programlama diliyle sınanmıştır"

diyerek okuyucularınıda yüreklendirmiştir.

Konularına gelirsek
  • Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Kredi Talebi Değerlendirme Problemi
  • Benzetilmiş Tavlama (BT) ve Kümeleme Analizi Giriş
  • Tabu Arama ve Kapasite Kısıtsız Tedarikçi Seçme Problemi
  • Genetik Algoritmalar ve Üç Boyutlu Cisimlerin Kısıtlı Yük Taşıma
  • Dayanıklılığına Göre Yüklenmesi Problemi
  • Karınca Kolonileri Optimizasyonu ve Tek Makine Toplam Ağırlıklı Gecikme Problemi
  • Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO) ve Finansal Portföy Optimizasyonu

Konuyla ilgilendiğinize göre - Bu blogda bu yazıyı okumuş olmanız ilgilendiğinizi gösterir - Kitabı alın elinizin altında bulunsun. Zaten şunun şurasında kaç türkçe kitap varki piyasada

Cuma, Nisan 24, 2009

Erbaindeki Katre


Bir dağlıkta, yahut bir mağranın içinde, yahutta aman vermez bir ovada bir katre, tek başına kalır;
o katrenin madeni , aslı, denizdir. Onu arzular;
o elsiz, ayaksız katre, eli yokken ayağını atar, denizin iştiyakıyle elini uzatır.
Ne sel yardım eder ona, ne de bir dostu vardır.
Öyle olduğu halde düşe kalka yuvarlanmaya başlar, iştiyak ayağıyla denize koşar, zevk bineğine biner, yol almaya koyulur.
A çaresiz katre,
toprak senin düşmanın,
yel senin düşmanın,
güneşin harareti senin düşmanın,
Ulaşmayı dilediğin deniz de çok uzak.
A elsiz ayaksız katre,
sen bunca düşman arasından denize nasıl varacaksın?
*

Onca yıldır rüzgar ne yana eserse oraya koştun. Rüzgarlardan yadigar müzahrafatlarla gittikçe karardın artık ne eski saffetin var nede çevikliğin. İyiden iyiye pelteleştin, karardın. Ve hala bir arpa boyu yol kat edemedin. Ne olacak senin halin ?

* Mecalis-i Seba I. Meclis den ( Mevlana )
resim burdan

Çarşamba, Nisan 08, 2009

FannTool 1.0 'e doğru

Evet uzun bir aradan sonra FannTool'a dönüş yaptım ve FannTool 1.0 için çalışmalara başladım.
Aklımda olan bir kaç konu var, Onlarla başlayacağım. Bu konuda görüş, istek ve fikirileriniz varsa paylaşmanızı bekliyoruz. Onlarıda dikkate almaya çalışırız.

Cuma, Nisan 03, 2009

Data Mining Cup 2009

Veri madenciliği ile ilgilenenler için duyurayım dedim. belkide katılan çıkar
Data Mining Cup 2009 yarışmasınının kayıtlarına 1 Nisan itibarıyla başlandı. Yarışma Nisanın 15 de başlayacak ve Mayısın 25 ne kadar devam edecek.
Kazanacağınız ödül için Haziranın 23'üne kadar beklemeniz lazım.
Data Mining Cup 2009

Görülen Lüzum Üzerine ilave edilen Notlar :
  • Veri madenciliğinin Veritabanı programlamayala doğrudan ilgisi yoktur. verilerden Bilgi çıkarımıyla ilgilidir. Tıpkı Bilgisayarlı görmenin -Computer Vision- Görüntüden bilgiye ulaşması gibi
  • Yarışma gazozuna olmayıp aşağıdaki ödülleri verilecektir duyrulur...
  • The reward ...
    The best teams will get an attractive prize:
    1st place: EUR 2,500.00
    2nd place: EUR 1,500.00
    3rd place: EUR 1,000.00

Pazartesi, Mart 23, 2009

cvPreProcessor 0.9 relased


Evet hasretle ve sabırsızlıkla beklediğiniz. CvPreProcessor'un 0.9 versiyonunu yayınlıyorum.
Daha önce beta olarak yayınlamıştım. Programı süper yazmışım ki hiç hata bildirimi olmadı ama ben yinede nazar değmesin diye bir kaç bir şey değiştirdim.
bu arada
Filter Hue Saturation için cvFilterHS
Filter RGB için cvFilterRGB
fonksiyonlarını kullandım aslında OpenCv nin öyle fonksiyonları yok. cvPreProcessor'un ürettiği kodu kullanmak istiyorsanız Bahsettiğimiz fonksiyonlar için bu versiyonla birlikte gelen
cvutility.h
cvutility.cpp
dosyalarını projenize eklemeniz gerekiyor.

İndirmek için

Download cvPreProcessor 0.9 for Windows
Download cvPreProcessor 0.9 for Linux

Cumartesi, Mart 21, 2009

Ordan burdan

1) Diyelimki Açık kaynak kodlu (AKK) projelerle uğraşıyorsunuz. AKK Kütüphaneler kullanmaya çalışıyorsunuz. Genelde ticari ürünlerde ancak bulabileceğiniz dökümantasyonu bulamazsınız. Pek çoğunun kitabı da yoktur internette araştırıp durursunuz ".... tutorial" diye. Bulduklarınızda giriş niteliğinide olur. Tek çareniz kodu incelemek Benim bu işler için kullandığım bir program var

Source-Navigator kendiside Açık kaynak kodlu hem Linux Hemde Windows da kullanabilirsiniz.
pek tabi benim anlattığımın dışındada pek çok fonksiyonu var tavsiye ederim, bir inceleyin.

2) FannTool'un En son versiyonu olan 0.93'ün yayınlanmasının üzerinden 11 ay geçmiş. İndirilme sayısı ise 2500 geçti. Ben de güzel memleketimin güzide İnsanlarından kimin haberi var böyle bir programın olduğundan diye bir google araştırması yaptım. Sonuç pek de iç açıcı değildi. Ama bu sayede Rifat Kurban'ın şu yazısına rastlamış oldum.

3) Yine Rifat'ın blogunda yapay arı kolonisi algoritması (artificial bee colony algorithm abc) bağlantısını gördüm. Daha önce Derviş karaboğa'nın Yapay Zeka Optimizasyon Algoritmaları kitabını alıp incelemiştim. Analaybildiğim kadarıyla Genetik algoritma, Karınca koloni algoritması, Yapay bağışıklık algoritması benzeri bir sistem. Ama anlayamadığım türkçe tanıtım sayfasının olmaması ...

4) Ahmet Kakıcı Yapay Sinir Ağları üzerine bir dizi güzel yazı yayınladı.
5)FLTK için yeni bir Işıltılı şema hazırlanmış Henüz denemeye fırsatım olmadı ama görünüşü oldukça şık duruyor. Uygulamak isterseniz buyrun

Salı, Mart 17, 2009

US Citizen Fatihler !

...
Dördüncü oğul okudu bilgin oldu
Kendi oymak ve ülkesini
Kendi görenek ve ülküsünü
Günü geçmiş bir uygarlığa yordu
Kendisi bulmuştu gerçek uygarlığı
Batı bilginleri bunu kutladı
O da silindi gitti binlercesi gibi...
... *
Büyük astronomi alimi Ali Kuşçu Fatihin daveti üzerine semerkanttan İstanbula göç eder. Semerkanttakileden soranlar oldu niçin göç ettiğini Alimin cevabı manidardır.
"İlim takdir edilmediği yerden takdir edildiği yere göçer..."

Bu kıssanın ana fikri "Ey alimler kıymetinizin bilindiği diyarlara göçün" değildir. "Düşmanınızın elçisi** olarak bile gelse alimlere gereken değeri verin" olmalıdır. ve dersin muhatabı da idarecilerimizdir.
İlim yitik malılmızdır nerden bulursak gidip almamız gereklidir. ama gidişlerimiz Dönmek üzre olmalıdır. İsimlerinizin Mehmet olması Fatih olması sizin U.S. Citizen olmak üzere gönderilmediğinizin delili değilmidir ? Su alan bir gemide*** oluşumuzda bahane değil.
Gemiyi ilk terkeden farelerden olmayın
Silinip gitmeyin binlercesi gibi gurbet ellerde...

Notlar :
* Sezai Karakoçun Masal adlı şiirinin bir paraçası bu zamana kadar okumadıysanız muhakak okuyun okumuşsanızda bir kez daha bakın
** Ali kuşçu Fatihin yanına Uzun hasanın elçisi olarak gelmiştir.
*** "Bu ülke seksendokuz dan beri su alan bir gemi… fransız ihtilali yalnız batı feodalitesinin değil, ihtiyar şarkın da ölüm çanı. osmanlı bir başka medeniyetin varlığını o zaman fark eder. henüz ne imanını kaybetmiştir, ne haysiyetini. zirvelerden bakar diyar-ı küfre. avrupa maddedir, kendisi ruh.
bu tanımadığı dünyanın kesif ve müselsel taarruzları karşısında kuvvetinden şüphe etmeye başlar. hayret, yerini hayranlığa bırakır, hayranlık teslimiyete.
..." Diye başlayan bir Cemil meriç yazısı

Su alan Gemi Cemil Meriç

Salı, Şubat 24, 2009

Fltk/S60


Hep diyorum zaten bu FLTK 'nın tek eksiği insan çok esnek ve sade bir yapısı var. İşte birisi FLTK yı S60 üzerine taşımaya başlamış.
http://blog-sadysty.ath.cx/?action=article&a=38
http://blog-sadysty.ath.cx/?action=article&a=40
http://blog-sadysty.ath.cx/?action=article&a=50
http://blog-sadysty.ath.cx/?action=article&a=56

İnşallah vazgeçmezde çalışmasını tamamlar. Ceptelefonlarında da FLTK kullanılmaya başlar...

Cuma, Şubat 20, 2009

Mutluluk Gömleği

Epeydir ziyaretine gitmemiştim MCH hocamın geçenelerde uğradım. Yanına vardığımda birşeyler anlatıyordu bir kenara iliştim ve dinlemeye başladım

Vakti zamanında bir memlekette padişaha bir sıkıntı musallat olmuş. Ne yapsa ne etse içindeki sıkıntı huzursuzluk bir türlü geçmezmiş. Envai çeşit oyunlar eğlenceler tertiplemişler ama nafile. Ülkenin hekimlerini seferber etmişler, türlü çeşit ilaçlar denemişler fayda etmemiş. Sonun da bir alim zat şöyle demiş
"Tam manasıyla ve gerçekten mutlu bir insan bulup onun gömleğini giyerseniz Sizde sıkıntılarınızdan kurtulur mutlu olursunuz efendim "
Padişah bir umut ülkesinin dört bir yanına adamlarını salmış, Tam manasıyla mutlu bir insan bulmak için.
Padişahın Adamları kime sordularsa mutlulukları tam değilmiş. Memurun başka , Amirin başka Köylünün, Esnafın, Gencin, İhtiyarın , Kadının, Erkeğin başka başka sıkıntıları varmış. Kısaca Herkesin bir derdi bir sıkıntısı varmış, ve o sıkıntı insanların tam mutlu olmalarını engelliyormuş.

Aramaya çıkan kafileler birer birer elleri boş dönmeye başlamışlar. Her dönen kafile padişahı biraz daha sıkıntı veriyormuş. Son kafilede dönünce padişah umutsuzca sormuş
- "Siz de tam mutlu birisini bulamadınız değilmi ?"
- Hayır Efendim bulduk, Issız bir dağ başında Harabe bir kulubecikte oturan bir adamdı tam manasıyla mutluydu.
Padişahın gözleri ışıldadı. heyecanla sordu
- Hani gömlek nerede ? hemen getirin bana
Kafile başkanı mahçup cevap verdi
- Malesef efendim gömlek getiremedik çünkü adamcağızın bir gömleği bile yoktu.
...

padişah mutlu adama arama işini öneren alimi çağıttırıp sormuş
Koca memlekette Tam mutlu adam arttık bir kişi çıktı onunda gömleği yok nedir bu işin hikmeti ?
Padişahım bütün ahaliye sordurdunuz mutluluklarının tam olmamasını hep birşeylerin eksikliğine bağladılar. Çoğunun ki de maddi sebeplerdi. Siz ki Padişahsınız ahalinin hemen hepsi için mutlu olmanızı engelleyecek bir eksikliğiniz yok. Siz de düştünüz bir gömleğin peşine! Adamı buldunuz ama gömleği yokmuş. Mutluluk gerekli gayreti gösterdikten sonra elinde olana razı olmaktan geçer. Yoksa İnsanın fıtratındaki şedit hissiyatların bu dünyada tatmini mümkün değildir. çünkü İnsanoğlunun istekleri sonsuzdur. Dünya ise fani
...
Çaylar geldi

- Peki hocam biz mutluluk gömleğini aramıyacakmıyız
- (Gülümsiyerek ) Öyle bir şey demedim. Hepimizin mutluluk gömlekleri vardır. Onlara ulaşamadık diye kendimize hayatı zehir etmemeliyiz. Çünkü Her ulaştığımız gömlek ilk başta bizi sevindirsede hemen yeni gömlekler peşine düşüyoruz.
Birde pek çok İnsan gerekli gayreti göstermedikleri halde nafile ulaşmayı beklerler. Meyveyi dalından koparıp yemeyi arzu eden biri. Eğer bahçesine meyve fidanları dikmiyorsa, O fidanlara gereken şekilde bakmıyorsa, Boş hayaller peşinde koşmuş olur. Hem istiyor hem gayret göstermiyor, böylece kendi kendine eziyet ediyor.
mesela sen yok mu senin mutluluk gömleğin ?
- olmazmı hiç hocam var
- Ona ulaşmak için elinden geleni yaptığını, gücün yettiği ölçüde gayret gösterdiğini söyleyebilirmisin.
- Malesef Hayır.
- Niçin ?
- Şeyyyy belkide ulaşmak için çoook geç kaldığımı düşünüp umutsuzluğa düşüyorum.
- Niçin Vazgeçmiyorsun o zaman
- Kaybetmek için de çok erken...

Salı, Şubat 17, 2009

cvBlobsLib'in yeni versiyonu çıktı


Epey bir ardan sonra cvBlobsLib'in yeni versiyonu çıktı. versiyon Numarası 6 dan 8 'e zıpladı. hatta çıkar çıkmaz ufak bir düzeltme yüzünden 8.1 oluverdi. Şöyle bir hatırlatma yaparsak cvBlobsLib Connected Component Labeling denen bizim Etiketleme dediğimiz işi yapıyor. Daha önce basit bir demo programda yazmış olduğumdan el mahkum yeni versiyonu içinde düzenleme yapıp yayınlamak gerekti. Yukarıda görüntüsü gördüğünüz programın yeni hali, İndirmek için
Download : Blobs 8.1

Bu arada cvBlobsLib'in alternatiflerinden de haberdar edeyim sizi.
  1. cvBlob LGPL lisansında açık kaynak kodlu bir proje
  2. Dave Grossmanın OpenCv Yahoo gurup sayfasının Files kısmında bulabileceğiniz "BlobAnalysis.zip" dosyası
Pek tabii ki deneyip karar vermeniz Lazım. İnşallah kısmet olursa cvPreProcessor'un içinde koyacağım Blob detection kısmına bu üç kütüphaneyi de koymak istiyorum. Pek tabiiki 0.9 Beta aşamasını aşmayı becerebilirsem....

Pazartesi, Şubat 16, 2009

Tek Satır Kod yazmadan YSA



Gün geçmiyordu ki
Aman öldük bittik mahvolduk
"... nın YSA ile tespiti"
"YSA kullanarak ... belirleme"
"YSA ile ... tahmininin diğer metodlarla olan karşılaştırılması"
vb ....
konulu proje, ödev, tez aldık. Ne yapsak bilemiyoruz
ocağınıza düştük
tarzında sızlanmalara muhatap olamaktayım. Yürek dayanmıyor tabii ki
Biz de yoğun! istek üzerine bu yazıyı hazırladık. Ne de olsa "birine bir balık verirsen bir öğün karnını doyurursun balık tutmayı öğretirsen bir ömür karnını doyurmuş olursun" demişler. Ve bu yazıyı bir ilk olarak pdf dosyası olarak hazırladık. inşallah memnun kalırsınız.

Konu ilginizi çektiyse bir zahmet İndirin : Sıcaklık
Gerekli bütün dosyalar bu pakette

Çarşamba, Şubat 04, 2009

Yapay Sinir Ağları Elinizin Altında

Burada yazılarım çıkmadığında zannetmeyin ki boş boş oturuyorum. Pek çok kişi tarafından çeşitli konularda sorulan sorulara bildiğimiz kadarıyla cevaplar veriyorum, yardımcı olmaya çalışıyorum.

Geçenlerde gelen bir soru üzerine bir yanlış anlaşılmaya sebep olduğumu gördüm. Yapay Sinir Ağları sadece benim burda yazdığım ve FANN kütüphanesi kullandığım örneklerdeki türden ibaret değildir.
FANN kütüphanesi ile İleri beslemeli geriyayılımlı Çok katmanlı bir YSA. Hatta daha önce söz etmiştim. google-summer-of-code-2007 kapsamında yeni tür YSA lar da eklenme çalışması yapıldı, Malesef halen toparlanıp yayınlanmadı.

Konumuza dönersek YSA'ın çok değişik çeşitleri var. Ve Karsten Kutza bunlardan bir kısmıyle kısa örnek programlar hazırlanmış.
Adaline Network
Backpropagation Network
Hopfield Model Autoassociative Memory
Bidirectional Associative Memory
Boltzmann Machine
Counterpropagation Network
Self-Organizing Map
Adaptive Resonance Theory
Asıl niyeti bir kitap yazmakmış, artık emeklilikten sonra diyor.
Lafı fazla uzatmadan Linki vereyim.
http://www.neural-networks-at-your-fingertips.com/

Örnekleri inceleyin YSA'ların sadece burada gördüklerinizden ibaret sanmayın, Hatta YSA ları yegane Yapay Zeka metodu olduğunu hiç sanmayın...

Cuma, Ocak 30, 2009

Finger Tracking Desktop Experience



"Finger Tracking Desktop Experience" bir Master Tezi Sylvain BLOT tarafından hazırlandı. Kısaca anlatmak gerekirse parmak ile çizilen işaretleri tanıyarak yeni bir tür Arabirim oluşturmuş. Ve işin ilginç tarafı İşareti takip etmek için Wii kullanmış. Programı python ile yazılmış, kaynak kodlarıda tezin sonuna eklenmiş. İşaretleri tanımak için YSA - FANN kütüphanesi - kullanılmış. Sylvain BLOT'un sitesini yakın zamanda devreye alacağını söyledi : www.sylvain-blot.Com
Tezi ise şimdilik buradan indirebilirsiniz
Download : Finger Tracking Desktop Experience _SylvainBLOT

İndirin ve inceleyin zihin eksersizi olur...

Konunun benimle alakasına gelirsek Tezin YSA ile ilgili kısımlarıyla ilgili bir kaç ufak görüşmemiz olmuştu. Sağolsun bu gün tezinin bittiğini bildirdi va bana bir kopyesini gönderdi.

Demek ki Vefa Sadece İstanbulda bir semt adı değilmiş...

Pazartesi, Ocak 26, 2009

cvPreProcessor-0.90 Beta

Hasretle ! beklenen cvPreProcessor'un yeni versiyonunu yeterince hazır olmadığını düşündüğümden çıkaramadım. En azından fikir beyan eden yol gösteren çıkan belki diye sadece çalıştırılabilir dosya - exe - olarak Beta sürümü diye yayınladım.
Download : cvPreProcessor-0.90 Beta
Deneyip kıymetli fikrilerinizi beyan ederseniz sevinirim

Cumartesi, Ocak 24, 2009

OpenCv Linkleri

OpenCv Kütüphanesi Ana Site
http://sourceforge.net/projects/opencvlibrary/
http://opencv.org/
Kütüphaneyi indirmek için : Download
OpenCv SVN :  https://code.ros.org/svn/opencv/trunk/opencv 
OpenCv Developer twitter  : http://twitter.com/opencvlibrary 
OpenCv Bug Hata bildirim  :  https://code.ros.org/trac/opencv/wiki/
Yardım için Forum : Forum
OpenCv nin ana sayfası olarakda geçen Wiki Sayfaları
http://opencv.willowgarage.com/wiki/
OpenCv Yahoo gurubu
http://tech.groups.yahoo.com/group/OpenCV/
Güzel bir OpenCv Forum
http://www.bernardotti.it/portal/forumdisplay.php?f=7

OpenCv Japonya
http://opencv.jp/
Sizinde çok işinize yarayacağını umduğum Örnek programlar
http://opencv.jp/sample/
OpenCv Çin
http://www.opencv.org.cn/index.php
ve Çinde bir OpenCv Sempozyumu olmuş; OpenCv nin geliştiricilerinden Vadim Pisarevsky de katılmış. Sempozyumun Görüntü ve Dosyalarına buradan ulaşabilirsiniz.
OpenCv Kore
http://www.opencv.co.kr/
OpenCV Swiki
http://alereimondo.no-ip.org/OpenCV

Değişik Platformlarda OpenCv
OpenCv on Android - Official -
OpenCv on Android 
OpenCV under WindowsCE
OpenCV on Mac OS X
OpenCV on the Cell ( Sony PLAYSTATION 3 )
GpuCV: GPU-accelerated Computer Vision 

Değişik Dillerde OpenCv
OpenCv for dotNet 
OpenCv for  Java 
OpenCv for Delphi 
OpenCv yi Matlabda kullanmak 
OpenCv for Python ( resmi olan dışındaki )

Öğretici Yazılar Örnekler
Introduction to programming with OpenCV
Tutorials and Code Samples
Examples and Lecture_demos
Microsoft Visual C++ ile OpenCV kullanımı
MFC ile OpenCv
OpenCv yazıları (yassine benabbas)
Motion,Tracking Feature and Contour Detection
Implementing a Simple 2D Object Tracker
OpenCV haartraining
Haar Cascades
Face Recognition
Iowa State University Computational Perception dersinden
Noah Kuntz un TOpenCv dersleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11

Bloglar
http://opencv.wordpress.com/
http://yester-place.blogspot.com/
http://www.myopencv.blogspot.com/
http://blog.csdn.net/hunnish
http://nashruddin.com/tag/opencv
http://blog.weisu.org/search/label/OpenCV
http://blog.damiles.com/?cat=12
http://blog.ednchina.com/opencv2008/31147/category.aspx
http://www.computer-vision-software.com/blog/
http://smsoftdev-solutions.blogspot.com/search/label/opencv 
http://ipwithopencv.blogspot.com/ 
http://www.aishack.in/
http://www.shervinemami.co.cc/openCV.html
http://opencv-code.com/ 
http://robocv.blogspot.com/


Son olarak malesef OpenCv Türkiye diyebileceğimiz bir site yok. Ama Türkçe kaynaklara ulaşmak için Google sormanız yeterli sanırım

Türkiyeden Sayfaları da ekleyelim Öncelikle Kendimizden başlayalım


Benim bilmediğim sizin ekleyeceğiniz bağlantılar varsa bildirin ekleyelim

Pazartesi, Ocak 19, 2009

Mevsimin Getirdiği Hüzün...

Merdiven

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...

Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Yukardaki Ahmet Haşim'in meşhur merdiven şiiri

Yıllar, yıllar, yıllaaaaar evveldi. Hikayelerini zevkle okuduğum Ömer Seyfettinin "İlk Düşen Ak" adlı hikayesini okumuştum. Sükut-u hayale uğradım. Böylesi güzel hikayeler yazan bir adam Nasıl olupda, Saçlarına ilk defa ak düşmüşmesi üzerine bunca abartılı ve gereksiz ! bir hikaye yazardı ? Çok da önemli olmayan böyle bir olay için bu kadar kelime israfı yazık değilmiydi ?
...
Aradan Yıllar yıllar geçti. Şimdi bazı genç kardeşler yazılarımı karamsar buluyor. Karamsarlığımın sebeplerinide biliyorlar bir parça. O kadarda üzerinde durulmasına gerek olmayan konular olarak görüyorlar. Tıpkı benim vakti zamanında Ömer Seyfettinin bahsettiğimiz hikayesi hakkındaki görüşüm gibi.

Şöyle anlatmaya çalışayım. Adamın biri uzun uzun sızlanıp duruyor. Havaların soğumasından o güzelim yaprakların sararıp solmasından, Yerlere dökülüp heba olmasından, anltıyorda anlatıyor. Sizde adamın sızlanmalarının sebebini anlayabiliyorsunuz, fakat İlkbaharı yaşayan biri olarak hissedemiyorsunuz...

Yazılarımda gördüğünüz karamsarlık değil hüzün, mevsimin getirdiği hüzün...

Geçti benim deli çağım
Viran oldu gönül bağım
Tükendi fitilim yağım
Yandı bir zaman beyhude

Çarşamba, Ocak 07, 2009

Gaza under Fire


Do you know justice?

Who ever you are...who ever you may be

You are a human being
I may not be able to get to your head and how you are thinking
But pictures are a universal language that can get us together.


I don´t want you to feel sorry and drop a tear
I just want a word of justice and for you to take a position of humanity
I just want you to close your eyes and imagine if one of those victims were your son, sister or father
Without a doubt your heart will scream NO!!!
Those you´ve seen have people who love them and they scream NO, but Israel keep trying to shut their voices off
Then cry it (NO) in the face of the Israeli killing force
M. Hassaballah
Pazartesi günü OpenCv nin e-posta gurubuna gönderildi yukardaki mesaj. Ama Böylesi faal bir gurupta yeterli ilgiyi görmedi. Yabancı ülkedeki insanlar Gazzedeki haberleri epey bir filitrelenmiş halde görüyorlar sanırım.

Madem sitemizi OpenCv örnekleri için ziyaret eden epey bir yabancı var bu mesajı yayılmasında bizim de bir katkımız olsun istedik. Ve sitemizde OpenCv etiketiyle yayınlıyoruz.

Bütün bunlar olurken ne yapacağımı ve ne söyleyeceğimi bilemiyorum

Medeniyyet denilen maskara mahlûku görün;
Tükürün, maskeli vicdanına asrın, TÜKÜRÜN
diyeceğim kesin de peşine
i won't cry out any more
yoksa
Ağladıkça ağladıkça, dağlarımız yeşerecek
Görecek göreceksin, ağladıkça ağladıkça
Geceyi tutacağız, görecek göreceksin
diyeceğiz bilemiyorum...

Salı, Ocak 06, 2009

Bulanık Mantıkla Kenar Bulma

Epey bir zamandır Bulanık mantık üzerine pratik bir uygulama hazırlayım diyordum. Nihayet fırsat bulabildim.

Yaklaşık bir sene önce birisi "Fuzzy Edge Detection" ile ilgili bir proje hazırlamaya çalıştığını söyleyip
A High Performance Edge Detector Based on Fuzzy Logic and Inference Rules
H. D. Cheng and Liming Hu
Makalesini göndermiş ve benzeri bir program hazırlamak istediğini söyleyip, yardımcı olmamı istemişti. O zaman pekde yardımcı olamamışdım, kısmet bugüneymiş.

Lafı fazla uzatıp sizi sıkmak istemiyorum. OpenCv ve SamFL kütüphanelerini kullanarak makaledeki kenar bulma kurallarıyla
Basit bir uygulama yazdık. FLTK kullanmadım Kodu incelemeniz herhalde daha kolay olur.
İndirmek için
SamFL Kütüphanesi
Fuzzy Edge Detection