Sayfalar

Perşembe, Mart 30, 2006

Code Blocks ile Glut

Öncelikle GLUT'da ne olaki diyenler için

GLUT kitaplığı platform'dan bağımsız olup pencereleme ve çevrebirimler için ortak bir yapı sunar. Dolayısıyla, bir OpenGL uygulaması bir grafik canlandırım için bir pencere açmak istediğinde, tabandaki pencere sistemini egemenliğine alacak biçimde GLUT komut takımını kullanıir. GLUT, bir anlamda, eldeki pencereleme sisteminin (X11, windows, Motif, vs..) pis ayrıntılarını geliştiriciden saklayarak onun eldeki işe yani OpenGL koduna yoğunlaşmasına olanak sağlar. GLUT diğer bir güzel avantajı da kodunuzun platformdan bağımsız olmasını sağlamasıdır.*

Code Blocks ile GLUT kullanmak için bir paket hazırladım
içinde neler yokki
- GLUT mingw32 library dosyaları
- Code Blocks için GLUT template
- GLUT tutorial ve tutorial 'in örnek dosyaları Code Blocks projesi olarak
- Basit bir puzzle programı

1) Paket'i indirin GLUT with C::B Download
2) GLUTMingw32 dizinin deki
glut.dll -> CodeBlocks\bin dizinine
libray dosyalarınını -> CodeBlocks\lib dizinine
header dosyalarını -> CodeBlocks\ include dizinine kopyalayın
3) Glut Template for Code Blocks dizinindeki dosyaları
CodeBlocks\share\CodeBlocks\templates dizinine kopyeleyin
4) Artık Code Blocks 'u açın yeni projeden Glut Application'ı seçip kullanabilirsiniz

5) Tutoral ve örnek projeleri Tutorial dizininde - tahmin edebileceğiniz gibi


6) Glut-Puzzle FLTK ile glut kullanımı için verilmiş basit bir oyun kodu fakat ben FLTK ile çalıştıramadığımdan -beceriksizlik işte- ufak tefek değişiklik yaptım - aslında sadece fltk ile ilgili kısımları temizledim :) -

Salı, Mart 28, 2006

Code Blocks ile Yapay Zeka !




Sanırım anlamışsınızdır bu aralar Code Blocks'a taktım.
FANN bir Yapay Sinir Ağı - Artifical Neural Network- kütüphanesi
Open source olan FANN halen 2.0 versiyonu var özelliklerine gelince

Features for Version 2.0.0:

* Multilayer Artificial Neural Network Library in C
* Backpropagation training (RPROP, Quickprop, Batch, Incremental)
* Evolving topology training which dynamically builds and trains the ANN (Cascade2)
* Easy to use (create, train and run an ANN with just three function calls)
* Fast (up to 150 times faster execution than other libraries)
* Versatile (possible to adjust many parameters and features on-the-fly)
* Well documented (An easy to use reference manual, a 50+ page university report describing the implementation considerations etc. and an introduction article)
* Cross-platform (configure script for linux and unix, dll files for windows, project files for MSVC++ and Borland compilers are also reported to work)
* Several different activation functions implemented (including stepwise linear functions for that extra bit of speed)
* Easy to save and load entire ANNs
* Several easy to use examples (simple train example and simple test example)
* Can use both floating point and fixed point numbers (actually both float, double and int are available)
* Cache optimized (for that extra bit of speed)
* Open source (licenced under LGPL)
* Framework for easy handling of training data sets
Code Block ile kullanması kolay Kendiniz kaynağından indirip
derleyede bilirsiniz.
Yada benim hazırladığım paketi indirin
1) açın ve lib dizinin deki "libfann2.a" dosyasını C::B 'un library dizinine koyun
2) src/include dizinin deki header dosyalarınıda C::B 'un include dizinine yada daha iyisi
bu dizine bir fann dizini açıp onun içine atın - include ile programlarda çağırırken attığınız yere göre ismini vereceksiniz -
3) FANN kullanmak istediğiniz projede library ayarına fann2 girin
Projects->Build options -> Linker -> Link Libraries-> add
4) Hepsi bu kadar artık kullanmaya başlıya bilirsiniz

Not : Ahada yapay zekaya ulaştık diye sevinmeyin easas dert uygulamaktır
bakınız tarihi yapay zeka projesi ve eşeği okutmak

Pazartesi, Mart 27, 2006

Code Blocks ile FLTK kullanmak




FLTK -Fast Light Toolkit- bir GUI kütüphanesi
özellikleri

FLTK (pronounced "fulltick") is a cross-platform C++ GUI toolkit for
UNIX®/Linux®
(X11),
Microsoft® Windows®,
and
MacOS® X.
FLTK provides modern GUI functionality without the bloat and supports 3D graphics via OpenGL® and its built-in GLUT emulation.
Nasıl görünüyor diye bakmak isterseniz
buyrun

Code Blocks ile kullanmak için öncelikle Code Blocks'un en son derlenmiş -Nightly builds - halini indirip daha önce indirdiğiniz yere açın.
Plugins->DevPak updater/installer kullanarak FLTK Version: 1.1.6 paketini indirin kurun
New Projects deyip FLTK application'ı seçip kullanmaya başlaya bilirsiniz.

Not : üstteki resim FLTK kullanılarak yazılmış olan bir programdan alınmıştır
DANCE (Dynamic Animation and Control Environment)

Pazartesi, Mart 20, 2006

Batı Trakyadan Yapay zeka linki

Görüntü işleme
Yapay Sinir Ağları
Yapay Zeka
Yapay Bağışıklık Sis.

gibi arayıpta bulamayacağınız konular var hemde türkçe
Batı Trakya'ya selam
http://www.batitrakya.dostweb.com

Cumartesi, Mart 11, 2006

yine şeydâ yine giryan...

Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak
Yine fırkat, yine hasret, yine hüsran olacak
Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm
Çünkü hicran dolu kalbim yerine hicran olacak

Yine göç var diye mecnuna haber verme sakın
Yine matem, yine zari, yine efgan olacak
Açılan ol gül-ü tevhid, sararıp solsa gerek
Kapanıp Kâbe-i irfan, yine viran olacak

Haber aldım ki, yarın yâd olacakmış bize yar
Ne büyük yâre ki kimler buna derman olacak
Bu büyük derd ü elemden kime şekva edeyim?
İşiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak.

O şifa bahş olan envarını sen çeksen eğer
Bana kim nur verecek, kim bana Lokman olacak!
O temiz pâk nefesin, âb-ı hayatı bu çölün
Onu dûr etme ki her fert ona reyyan olacak

Hele ol nur-u şerifin kime değmişse eğer,
Küçücük zerre de olsa, meh-i tâban olacak.
O lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe benim
Bu küçük kalbi hazinim yine handan olacak.

Bab-ı feyzinden ırak olmayı asla çekemem
Dahi nezrim bu ki canım sana kurban olacak.
Nazarın erse garip başıma ey nur-u Hüda
Bugün artık bu hakir bende de umman olacak.

Bu anasır, yüzüne her ne kadar çekse hicap;
Yine haksın, buna şahid yine Kur'an olacak
Kab-ı Kavseynden alıp dersimi bildim ki ayân,
O güzel nur-u bedi, âleme sultan olacak.

Sakınıp Feyz-i bîçareye bahs açma bugün
Yeni baştan, yine şeydâ, yine giryan olacak.

HASAN FEYZİ

Code::Blocks ile GTK kullanmak



CodeBlocks ile Bir GUI -Grafik Kullanıcı arabirimi - kütüphanesi olan GTK'yı kullanmak için
ne yapmak lazım. Bu konuda yaptığım araştırmalarda işin kolayını buldum. Bir fransız arkadaş bu konuda bir yazı yazmış. Yazı fransızca olduğundan ingilizceye çevirmek zorunda kaldım -Babelfish sağ olsun -

Code::Blocks ile GTK+

Aşağıdaki paketleri indirin

ve CodeBlocks'u kurduğunuz dizine açın, CodeBlocks için hazırlanan GTK template'i

indirin file zip ve ..\CodeBlocks\share\CodeBlocks\templates dizinine atın ve GTK+ runtime paketlerini kurmayı unutmayın here.

Kolay gelsin ;)

Perşembe, Mart 09, 2006

Code::Blocks için Allegro template















Farkınadayım bu aralara CodeBlocks'a taktım
CodeBlocksda Allegro uygulaması için bir template hazırladım
Kullanımı kolay
İndirin
ve
içindeki dosyaları
...\CodeBlocks\share\CodeBlocks\templates
dizinine atın bu kadar
artık Yeni Proje dediğinizde önünüze gelecektir

Salı, Mart 07, 2006

Aspargastan kim ölmüş 3

Asparagastan kim ölmüş ?
Biz ölmüşüz, bizim bazı kıymetli hislerimiz ölmüş.
izan ölmüş...
insaf ölmüş...
hakkaniyet ölmüş...
Haberin yalan veya doğru olması bizim için birşey ifade etmiyor artık.
Artık Insanlar suçsuzluklarını ispat edinceye dek suçludurlar.
Hatta suçsuz olduklarını ispat bile edebilseler yinede suçludurlar...
Peki durup dururken bütün bunları niye yazdım.

Yazının hikayesi şöyle:

Takip ettiğim forumlardan birinde -Delphi Türkiye - şöyle bir başlık gördüm

*"İran'da marketten ekmek çalan çocuğun cezası"

Tahranda bir marketten ekmek çaldığı için Humeyni tarafından yürürlüğe konulan yasalara uygun olarak kolu bir arabayla eziliyor, ilerde o el kesilecek ve kızgın yağ
ile dağlanacak (kanın durması için)
diyerekten bir Powerpoint sunusu linki verilmiş. Neresinden tutsan elinde kalan bir haber ;
Akıl baliğ olmayan çocuğun cezai ehliyeti yoktur, El arabayla ezilicekmişde sonradan kesilecekmişde kızgın yağ ile dağlanacakmışda, burcu burcu yalan kokan bir haber.

Neyse efendim sağduyulu arkadaşlar hemen bir cevap vermişler tabii
Arkadaşlar bu tarz resimleri heryerde edinip altına her türlü açıklamayı yazabilirsiniz, bu tarz seylere itibar etmeyin,
Ben de daha önceden yazmış olduğum Aspargastan kim ölmüş 1 yazımın linkini verdim.
Sonra ne mi oldu haberi forwardlıyan arkadaş üstelemeye başladı
Ülkemizde cinayetler bile işleyen İran Rejimini öven bir mesaj yollasam herkes alkışlayacaktı herhalde Halbuki haber yalan değil. Bunun gibi nice örnekleri var İran'da. Baskı rejimleri her zaman yıkılacaktır. Sizde farklı düşüncelere hoşgörü ile bakmayı deneyin. Burada yazılan mesajlarla herkes kendi seviyesini göstermiş oluyor.
Tabii bunun üzerine benim sigortalar attı - amperimi düşük geliyor yoksa :) -
bende şöyle bir cevap verdim
şimdi bakıyorumda hatta tekrar tekrar bakmama rağmen İran rejimini öveni göremedim. Genelde haberin uydurma olabileceğine dikkat çekilmiş
ama dur şimdi farkettim herhalde benim sevyemden görülmüyor olarbilirmi
acaba ne yapalım sevyemiz böyle diyecektim ama vazgeçtim

be kardeşim benim verdiğim linke bir bak oradaki haberi Anadolu Ajansı vermiş olduğu halde uydurma senin verdiğin altı üstü power point sunusu Nereden biliyorsun haberin doğru olduğunu ? Bu tür şeyler Türkiye hakkında da uyduruluyor.
birazcık insaf
sonra bahsedilen pps dosaysını indirdim ve baktım vede bir araştırma yaptım

sonuç

The glory of shari’a: 8 Year Old Iranian Boy Caught Stealing Bread. (Warning: disturbing but not gory photos.)UPDATE at 11/2/05 8:39:14 am:
The photos linked above are actually of a street stunt, not a shari’a punishment. See this correction: “Shari’a Punishment” Photos Misattributed.
kısacası para için yapılan bir sokak gösterisinin fotoğraflarını alıp böyle bir şeyler uydurmuşlar
haberin yalan olduğuda ortaya çıktığına göre artık olay kapanır zannetmiştim, yanılmışım.
Resim asparagas olsada , bu ve bunun gibi türevleri mevcuttur , olmuştur , bu zihniyet oldukçada olacaktır.
diye bir mesaj gelmezmi daha yeni sardığım sigortalarım tekrar attı ve yıkıldım
şöyle bir cevap yazdım

Alın size bir fotoğraf hikayesi daha hatta bu sefer daha ustururklu yapmışlar.
Ama başrolde Türkiye var
fotoğraf 1 2

bu resimin amerikadaki bir forumda tartışıldığını düşünün ve Başlık olarak Türklerin barbarlığına ne dersiniz sonra ehl-i insaf kişilerin araştırmasıyla resmin fotomontaj olduğu ortaya çıkısın. Çıksa ne olur çıkmasa ne olur.

şimdi olayın fotomontaj olduğu ortaya çıkınca söylenecekleri burada bir arkadaşımız söylemiş ben tekrarlayım
Resim asparagas olsada , bu ve bunun gibi türevleri mevcuttur , olmuştur , bu zihniyet oldukçada olacaktır.
etmeyin eylemeyin
birazcık insaf birazcık izan

Pazartesi, Mart 06, 2006

Code::Blocks ile Allegro kullanmak


Bu aralar CodeBlocks la uğraştığım malum.
Allegro bir Oyun programlama Kütüphanesi -Game programming Library-
Allegro'nun örneklerinden bazıları ve demosu CodeBlock projesi olarak hazırladım
ilgileniyorsanız buyrun indirin

1) CodeBlocks çalıştırın
Settings->Plugins’ settings-> Dec-C++ DevPack updater/installer den
Devpack diznini CodeBlocks'u kurduğunuz dizine ayarlayın

2) Plugins->Dec-C++ DevPack updater/installer dan update server olarak devpaks.org ayarlayın vel Allegro 4.2.0 indirip yükleyin -Download anad install-
3) Build-> Compiler options ->Linker den link libraries kısmaına “liballeg.a” yı ekleyin
“liballeg.a” Allegro yu kurulup yüklendiyse CodeBlocks\lib dizininde olması lazım

4) CodeBlocks\bin dizinindeki “alleg42.dll” dosyasını Windowsun sistem dizinine atın
( Win98 içinSystem –Win XP için System32 )

5) indirdiğiniz Allegro with CodeBlocks.rar dosyasını açıp kullanmaya başlayabilirsiniz
içinde 16 örnek ve bir demo oyun var CB proje dosyalarıyla birlikte

6) Ben Kendim yazıcam diyorsanız Open new Project ( Project ->New->Win32GUI )
Main.cpp'yi boşaltıp yazmaya başlıyabilirsiniz

Not :

* CodeBlocks\Docs dizininde allegro.chm yardım dosyasıda var
** Allegro kaynakları
http://www.talula.demon.co.uk/allegro/

http://www.allegro.cc/


eee artık oyun yazmasıda size düşer benim o kadar vaktim yok :)

Cumartesi, Mart 04, 2006

Code::Blocks için OpenGL dersleri



OpenGL - Open Graphics Library - , 2 veya 3 boyutlu grafik çizdirmek için kullanılan bir kütüphanedir-library-. İşletim sisteminden bağımsızdır OpenGL'i Linux, Unix, Mac OS, OS/2, Windows 95/98/NT/2000, OPENStep, ve BeOS işletim sistemlerinde kullanabiliyorsunuz .
Bu konuda hazırlanmış olan NeHe'nin dersleri var.

CodeBlocks C::B ise daha önce de yazdığım gibi açık kaynak kodlu bir IDE. Kütüphane kullanımlarının başlıca problemi kurmaktır. Ben de OpenGL için gerekli ayarlamaları yapıp NeHe nin OpneGL derslerinin ilk 10 tanesini C::B projeleri haline getirdim.
Kısaca anlatmak gerekirse.

Öncelikle CodeBlocks'u indirip kurun
Code::Blocks IDE, with MINGW compiler
Sonra
OpenGL Lessons for Code::Blocks .rar
indirin ve açın

rar dosyasındaki
1) glaux.dll dosyasını Windows 98/Me için "...\windows\system" dizinine veya
Windows 2000/XP için "...\windows\system32" dizinine kopyalayın

2)"glut/inculude/GL" deki header dosyalarını CodeBlock'u kurduğunuz yerde include dizinine kopyeleyin

3) "glut/library" de ki library dosyalarını CodeBlock'u kurduğunuz yerde library dizinine kopyeleyin

4) CodeBlock'u çalıştırın

5) Anamenüden Build -> Compiler Options da

Linker tabında Link libraries "libglaux.a" kütüphanesini listeye ekleyin -Add-

6) Son olarak Derseleri uygun bir yere kopyleyin Open Project' le dersleri açın ve kullanmaya başlayın

Kodlarla ilgili açıklamalar için
* 1 - 5 Dersler
* 6-10 Dersler

Cumartesi, Şubat 25, 2006

Hey Gidi Günler 3

Hey Gidi Günler 1

Hey Gidi Günler 2
...
Günler geçti ve Lise bitti Üniversite kapısına dayandık. Bilgisayarlar konusunda olanca şevkime rağmen puan yetersizliğinden, Bilgisayar mühendisliğine giremedim.Zaten bildiğiniz gibi ÖSS imtihanın amacı bölümlere uygun öğrenci seçmek değil. Sunulan arza - alınacak öğrenci sayısına - ve talebe -öğrencilerin öncelikle puanları sonra istekleri- göre piyasa oluşturmaktır. Tabiri caizse arzı talebinden az olan bir malın pardon bölümün puanı fırlarken arzı arzı talebinden çok olanı puanı vede öğrenci sevyesi düşer. Neyse biz konumuza dönelim. Bilgisayar dışı bir mühendisliğe ancak kapağı atabildim -yada bana kapak attılarda ben farkında değilim :) -

Bütün bunlara rağmen programlamadan kopamadım ve uğraşmaya devam ettim.
2. sınıfta Bilgisayar mühendisliği bölümünden Programlamaya giriş ve Fortran 77 dersi alacağımızı öğrendim. Birinci sınıfın sonunda yaz tatilinde - denizin yalayışları yerine -
fortran 77 kitabına daldım. Öğrendik te Fortanı ama o ders dışında kullanmadım* ve aslında sevmedimde. Basic'den tek farkı imajiner sayılarla işlem yapabiliyor olmasıydı!
Bu arada bizim bölümde bir bilgisayar odası açıldı. Odada üç PC 8088 ve 1 adet çalışmayan terminal. PC'lerden sadece birinde harddisk vardı diğerleri Beş çeyreklik 2 disket sürücüsü vardı birinde sistem MS-DOS yada IBM-DOS** diğerinde kullanacığınız programlar için kullanırdınız. Bir kutu Maxwell 5 1/4 disket almıştım. Başında görevlisi olmadığından anahtarı olan memureyi bulup - yani kimin orada laklak yapıyorsa- kapıyı açtırmanız gerekiyordu. Ders dışında fırsat buldukça uğraşıyordum. Önceleri GW-Basic daha sonraları QBasic. Bahattin Bayburan'ın Assembly kitabını*** -bir öğrenci için pahalı olmasına rağmen- aldım. Kitap Assembly'in debug yardımıyla makina koduna çevrilip Basic yada Pascal içinde kullanımını örenkliyordu. Yinede benim için bilgisyararın iç yapısı hakkında pek çok şey öğrenmeme vede innerruptların sihirli dünyasıyla tanışmama vesile olmuştu.
2. Sınıfın sonunda yaz tatilini boş geçirmemek için o zamanlar esen Pascal - Turbo- rüzgarınında etkisiyle, Pascal öğrenmeye niyetlendim. Bilgisayar bölümünde kitap -tabiiki orjinal değil - satılan odaya gittiğimde beni bir süpriz bekliyordu. O dönem Pascal değil C dersinin verildiği dönem olduğundan Pascal kitabı yokmuş, C kiatbı varmış. o zamanlarda C için çok zor bir dil olduğu konusunda rivayetler vardı. Nasip dedik C ye başladık.
aldığım kitap "Using Turbo C" Herbert Schildt. İlk defa doğru dürüst bi programlama kitabı okuyordum. Bence gerçekten mükemmeldi. Daha sonra okuldaki bahar şenlıği sırasında bir kitap daha aldım "C Power user"**** yine Herbert Schildt yazmışdı kısacası C konusunda Schildt benim ustam olmuştu.
sonra sonrası daha sonra...

* Yalan söylemiyim Saysal çözümleme diye aldığım bir kitapta örnekler Fortranla yazılmıştı o örnekleri okumak için kullanmıştım
** IBM-DOS MS-DOS ile aynıydı o zamanlar işletim sisteminde ortaklaşa çalışıyorlardı hatta OS/2 yi de başlangıçta beraber çıkarmışlardı sonra MS bu projeden çekildi ve Windows'u çıkarmaya başladı...
*** O zamanlarda kitap bulmak zordu düzgün kitap zaten yoktu :) eee Internetten e-book da bulamıyordunuz. Ne çıkarsa bahtınıza oluyordu.
**** Bilenler bilir İran Baskısı kitaplar vardı Baskısı bizdeki fotokopi kitaplara göre daha iyiydi. İrandan gelen öğrenciler getirip satarlardı.

Perşembe, Şubat 23, 2006

Akla Karşı Tezler

Akla Karşı Tezler / İsmet Özel

1.
Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerim
düşünün: sabah çok yakın
oysa ışıltı yok ortalıkta
nerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlık
henüz uyanmış bazıları
henüz uyumamış bazıları
bazıları uyanmış uykusuna doymadan
bazıları uykusuna varmadan doymuş
...

3.
En mutlu insanlar belki de
baca temizleyicileridir
öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdedirler ki
yüreklerini geniş, dayanıklı
aydınlık tutmak zorundadırlar
buna yükümlü sayarlar kendilerini.
Baca temizleyicileri başkalarını sevmekle kalmaz
başkalarınca sevilirler aynı zamanda
çünkü herkesi düşünmeyecek kadar mutlu
herkes tarafından düşünülmeyecek kadar mutludurlar.
Nerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlık, öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdeyiz ki
yüreklerimizi geniş, dayanıklı aydınlık tutmak zorundayız.
ve Fakat
Herkesi düşünen kadar hüzünlü
Hiç kimse tarafından düşünülmeyen gibi hüzünlüyüz.

Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
böylesine hazırlıklı değilim daha.
Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum:
Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar
çocuklarda.

Cumartesi, Şubat 18, 2006

Code::Blocks yeni bir IDE









Code::Blocks
yeni bir IDE

Açık kaynak kodlu yeni bir IDE
"aman canım yeni bir şeymi DevCpp de var" demeyin çünkü bu C++ kullanılarak yazılmış. Geliştiricilerden

Ricardo Garcia

I was a regular Dev-C++ user. I had used it for some time, and recently had tested its spinoff wx-devcpp by Guru Kathiresan. Around 2004, I thought that a C++ IDE should be written in C++ (and not in Delphi), so I began thinking on the idea of a cross-platform IDE. After researching on various free IDE's, I found Code::Blocks and joined in the beginnings of 2005 to help debug and implement one or two features. Since then, I've been using Code::Blocks and never regretted it! :)

demiş pek de güzel söylemiş.

Editörü, kullanımı çok güzel bazı kütüphaneler için yazılmış kalıpları var. mesela ben SDL*' i kurup kolayca çalıştırabildim tavsiye ederim

* SDL Simple DirectMedia Layer is a cross-platform multimedia library designed to provide low level access to audio, keyboard, mouse, joystick, 3D hardware via OpenGL, and 2D video framebuffer.



Pazartesi, Şubat 13, 2006

Rengi Mavidir Hüznün


Rengi Mavidir Hüznün
öyle uzak bakışın
dünden bugüne geçmişi taşıyor mavisi gözlerinin
sessiz çığlıklar gizlenir çizgisi ince dudaklarında
belli belirsiz bir gülümseme mi dudağının kenarındaki o çizgi,
takındığın maskelerden birinin kalıntıları mı yoksa,
mutlu gibi , mutluymuş gibi, muş gibi, nasıl olsa yalan dünya...
kim bilebilir insanın içine işleyen o bakışların
ne çilelerle işlendiğini dünyanın gergefinde
öyle durgun , öyle solgun
ve bembeyaz, giyemediğin gelinliklerin renginde yüzün
ve yüzünde hüzün
gözlerinde bulutlar,buğulu
fırtına öncesi bir deniz sanki
az sonra süzülecek bir gözyaşı yağmuru
ince bir sızıyı akıtacak gözlerin,
mavi
ve öyle derinden...
ve gözlerinde hüzün
rengi mavidir hüznün...

Insan Internette gezinirken neleri keşfedebiliyor. Önce şiiri - sağ olsun yayınlamama izin verdi-buldum şiirde kendimi de buldum bu blog'un ismi Niçin Derin Deli Mavi niçin BlueKid Nick'iyle dolanıyorum
Niçin, niçin, niçin *...
bu şiir için resim olarak clémentine' nin bu fotoğrafının mavi versiyonunu kullanmak istemiştim lakin izin alamadık. Neyse her işte bir hayır vardır. Daha sonra bu fotoğrafa ulaştım. Fotoğraf Dünyaya en yakın nebulalardan olan Sarmal şekilli Helix Nebulasına ait. Çok güzel bir animasyonu da var. Bir bakın derim indir


Serbest Piyasa !



1970'de, yaptığı çalışmalar için Nobel Ödülü'nü alan ekonomist Paul Samuelson ekonominin ! ahlaki boyutunu vurgulamak için şöyle bi örnek verir.

Serbest rekabet sistemi mükemmel işleseydi, kemik hastası fakir bir çocuğa verilmesi gereken süt bir zenginin köpeğine verilecekti...

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 2000 yılı raporuna göre, 826 milyon insan yetersiz beslenmektedir. Diğer bir ifadeyle her altı kişiden biri açlık çekmektedir.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik de son birkaç on yıl içinde aşırı derecede, düşünülenin çok ötesinde büyümüştür. Birleşmiş Milletler kaynakları göstermektedir ki 1960'da dünya nüfusunun en fakir %20'si ile en zengin %20'si arasındaki gelir oranı 1'e 30 iken, 1995'te 1'e 82 olmuştur. Sosyal adaletteki çöküşe bir örnek de dünyanın en zengin 225 şahsının servetinin dünya nüfusunun %47'sinin senelik gelirine eşit hale gelmesidir.



Pazar, Şubat 12, 2006

Divane

Gitti mecnun hane-i dehri bana ısmarladı
Bir harab evdir kalır divaneden divaneye
La

Cumartesi, Şubat 11, 2006

Permütasyon örneği

Takip ettiğim forumlardan birinde - mdkgroup.com - sorulan problemin çözümü için yazılmıştır
Permütasyon için örnek sayılabilir

Soru

Aşağıdaki iki soruda her harf 1'den 9'a kadar olan farklı bir sayıya karşılık gelmektedir.Eşitlikleri sağlayan değerleri bulunuz.

1) A / B x C + D / E x F + G / H x J = 1


2) A / BC + D / EF + G / HJ = 1

(BC EF HJ iki basamaklı sayılar(soruda yok ama bu gösterim iki basamaklı sayı gösterimi))

Cevap için yazdığım program
#include
#include

float czm[10]; // A 0 B 1 ...
float s1, s2;
int CozumDene();
int Cozum();
void CozumGoster();

int main()
{
int x=0;
x=Cozum();
if(x)
printf("%d Cozum Bulundu !",x);
else
puts("Cozum Yok!");

}


int CozumDene()
{
char buf[19];
s1=((czm[0]/(czm[1]*czm[2]))+(czm[3]/(czm[4]*czm[5]))+(czm[6]/(czm[7]*czm[8])));
s2=((czm[0]/(10*czm[1]+czm[2]))+(czm[3]/(10*czm[4]+czm[5]))+(czm[6]/(10*czm[7]+czm[8])));

if(s1==1.0 || s2==1.0) return 1;
else
return 0;

}

int Cozum()
{

int x=0;

for(int a=1;a<10;>
czm[0]=a;

for(int b=1;b<10;b++){
if(a==b) continue;
czm[1]=b;

for(int c=1;c<10;c++){
if(c==a) continue;
if(c==b) continue;
czm[2]=c;

for(int d=1;d<10;d++){
if(d==a) continue;
if(d==b) continue;
if(d==c) continue;
czm[3]=d;

for(int e=1;e<10;e++){
if(e==a) continue;
if(e==b) continue;
if(e==c) continue;
if(e==d) continue;
czm[4]=e;

for(int f=1;f<10;f++){
if(f==a) continue;
if(f==b) continue;
if(f==c) continue;
if(f==d) continue;
if(f==e) continue;
czm[5]=f;

for(int g=1;g<10;g++){
if(g==a) continue;
if(g==b) continue;
if(g==c) continue;
if(g==d) continue;
if(g==e) continue;
if(g==f) continue;
czm[6]=g;

for(int h=1;h<10;h++){
if(h==a) continue;
if(h==b) continue;
if(h==c) continue;
if(h==d) continue;
if(h==e) continue;
if(h==f) continue;
if(h==g) continue;
czm[7]=h;

for(int j=1;j<10;j++){
if(j==a) continue;
if(j==b) continue;
if(j==c) continue;
if(j==d) continue;
if(j==e) continue;
if(j==f) continue;
if(j==g) continue;
if(j==h) continue;
czm[8]=j;
if(CozumDene()){
x++;
CozumGoster();

}
}


}
}
}
}
}
}
}


}

return x;
}

void CozumGoster()
{

printf("A= %.0f B= %.0f C= %.0f D= %.0f E= %.0f F= %.0f G= %.0f H= %.0f J= %.0f s1=%.2f s2=%.2f\n", czm[0],czm[1],czm[2],czm[3],czm[4],czm[5],czm[6],czm[7],czm[8],s1,s2);

}

Salı, Şubat 07, 2006

Efendimiz

Kureyş'in zulümleri artık katlanılamaz bir duruma gelmişti. Bu yüzden Hz. Peygamber (s.a.s.) Mekke Devri'nin 10'uncu yılı (620 M.) Şevvâl ayında, yanına evlâtlığı Hârise oğlu Zeyd'i de alarak Tâif'e gitti. Tâiflileri "Hak Din"e dâvet edecekti.
Tâif'te Sakiyf Kabîlesi vardı, onlar da putperestti. Rasûlullah (s.a.s.) 10 gün kadar, onlara İslâm'ı anlatmağa çalıştı, ileri gelenleri ile görüştü. Hiç biri Müslüman olmadığı gibi, "Senden başka Peygamberlik gelecek kimse kalmadı mı?" diye alay ettiler "Memleketimizden çık da nereye gidersen git.." diye Allah sevgilisini kovup hakaret ettiler. Tâif'ten ayrılırken de çoluk çocuğu ve ayak takımı düşük tabîatlı kişileri yolun iki tarafına sıralayıp taşlattılar. Rasûlullah (s.a.s.)'in ayakları, atılan taşlarla yara-bere içinde kaldı, ayakkabıları kanla doldu. Ayaklarındaki yaraların verdiği acıdan yürüyemez hâle gelip oturmak istedikçe, zorla kaldırıp yaralı ayaklarını taşlamağa devâm ediyorlar, bu yürekler parçalayan acıklı hâline gülüp eğleniyorlardı. Vucûdunu atılan taşlara siper eden evlâtlığı Zeyd, bir kaç yerinden yaralandı. Rasûlullah (s.a.s.) hayâtı boyunca karşılaştığı sıkıntılardan en büyüğünü o gün yaşamıştı. Nihâyet Rabîa'nın oğulları Utbe ve Şeybe'nin yol üstündeki bağına sığınarak ayak takımının tâkiplerinden kurtulabildi. Burada bir çardağın gölgesinde, ellerini kaldırıp şu hazîn duâyı yaptı:
-"İlâhi, kuvvetimin za'fa uğradığını, çâresizliğimi, halkın gözünde hor ve hakîr görüldüğümü ancak sana arzederim. Ey merhametlilerin en merhametlisi, herkesin zayıf görüp de dalına bindiği bîçârelerin Rabbı sensin, İlâhî, huysuz ve yüzsüz bir düşmanın eline beni düşürmeyecek, hatta hayâtımın dizginlerini eline verdiğim akrabamdan bir dosta bile bırakmayacak kadar bana merhametlisin. Yâ Rabb, eğer bana karşı gazablı değilsen, çektiğim belâ ve sıkıntılara hiç aldırmam, fakat senin esirgeyiciliğin bunları da göstermeyecek kadar geniştir. Yâ Rabb gazabına uğramaktan, rızandan mahrûm kalmaktan, senin karanlıkları aydınlatan, din ve dünya işlerini dengeleyen yüzünün nûruna sığınırım. Râzı oluncaya kadar işte affını diliyorum. Bütün kuvvet ve kudret ancak seninledir..."
Görüldüğü üzere yapılan bunca ezâ ve cefâya rağmen bedduâ etmemiş, hatta yolda Mekke'ye iki konak mesâfede "Karn" denilen yerde kendisine Cebrâil gelerek:
-"Ey Allah'ın Rasûlü, Allah kavminin sana söylediklerini işitti, yaptıklarını gördü, sana şu Dağlar Meleği'ni gönderdi. Kavmin hakkında ne dilersen, bu meleğe emredebilirsin..." dedi. Dağlar emrine verilmiş olan melek de kendisini selâmladıktan sonra:
-"Ya Muhammed, emrine hazırım. (Ebû Kubeys ile Kayakan denilen) şu iki yalçın dağın Mekkeliler üzerine devrilip, birbirine kavuşarak müşrikleri tamâmen ezmelerini istersen emret..." dedi.
Fakat Rasûlullah (s.a.s.):
-"Hayır, onların ezilip yok olmalarını değil, Rabbımın bu müşriklerin sulbünden, O'na hiç bir şeyi ortak kılmayan ve yalnız Allah'a ibâdet eden bir nesil meydana getirmesini istiyorum..." demiştir.

Bütün bunlari niçin hatırlatıyorum bu gün için de alınacak dersler varda ondan.
Gavuristanda bir yerlerde peygamber efendimize hakaret nevinden karikatürler yayınlanmış.

Bin canım olsun feda
Resulün canı sağolsun
Ayağına bir tek diken batmasın
Canım vereyim

ezgisinde söylendiği gibi Efendimizin hepimzin gönlünde büyük bir yeri vardır. Bu olanlarda hepimizi rahatsız etmektedir. Her şeyden önce "it ürür kervan yürür" kervanın görevi menziline varmaktır. Her havlayan köpekle muhatap olursa kervan hedefine varamaz. Hele ki bu çağlarda köpeklerin salınıp taşların bağlandığı çağlarda, köpeklerle uğraşmak başlı başına bir mesele...

İşin bir diğer yanıda biraz daha geniş düşünmek ve ileriye bakmak lazım..
Efendimiz
"Hayır, onların ezilip yok olmalarını değil, Rabbımın bu müşriklerin sulbünden, O'na hiç bir şeyi ortak kılmayan ve yalnız Allah'a ibâdet eden bir nesil meydana getirmesini istiyorum..."
Efendimizin duasını bu gün için biz de tekrarlıyoruz ve
"Ey Firavun saraylarında Musaları büyüten Rabbimiz Efendimize karşı edepsizlik edenlerin soyundan, yalnız Sana ibâdet eden, Efendimizin adı geçtiğinde gönülleri titreyen bir nesil meydana getirmeni niyaz ediyoruz."

Salı, Ocak 31, 2006

BCB için OpenGL component


Builder kullanlar için - benim gibi :) - freeware bir component

bileşenin özellikleri
* BMP Texture Map Support
* 3D Font/Text Support
* 2D Raster Font/Text Support
* OpenGL Context Support

BCB 5 için
Demo
BCB 4 için
Demo

Cumartesi, Ocak 28, 2006

C++ içinde Lisp kullanmak

bir kaç yıl önce Eric Steven Raymond'un "Nasıl Hacker Olunur?" adlı meşhur yazısını okuduğumda dikkatimi çekmişti.
LISP' öğrenmek başka bir sebepten dolayı önemlidir - sonunda anladığınız zaman elde edeceğiniz aydınlanma deneyiminden dolayı. Bu deneyim, bir daha hiç LISP kullanmasanız dahi, hayatınızın kalan kısmında çok daha iyi bir programcı olmanızı sağlayacaktır.1
Gerek bu yazıdan gerekse Yapay Zeka ile olan ilgim gereği Lisp le ilgilenmeye başladım. Lakin C/C++ kullanan biri olarak bütün bir uygulamayı Lisple yazmakta pek akıllıca gelmiyordu bana. Sonra ya senden başka aklı evvel yok mu ? deyip bakınca "C++ with Lisp" google marifetiyle buldum.
InteLib
InteLib is a library of C++ classes which lets you do Lisp programming within your C++ program even without any additional preprocessing, without all those calling conventions etc. You can write a C++ code (that is, a code which is accepted by your C++ compiler) thinking in a "Lisp mode" and the code you write will look much like Lisp code altough it will be pure C++.
Lisp Plus Plus
Lpp (Lisp Plus Plus), is a library of Lisp like functions and macros usable in C++ programs. The philosophy behind Lpp is to provide as close as possible the semantics and style of Lisp rather than try to force it to fit a static style of programming. Lpp tries to emulate Common Lisp as much as possible in this regard. By doing things this way part of the true power and flexibility of Lisp can coexist and mix with the static typing features of C++ even within functions and objects.

Perşembe, Ocak 26, 2006

Bir Nijer Hikayesi...

Sevilen bir dizinin reklam arasında yapılan zapla karşılarına
çıktı NİJER. Bir deri bir kemik kara kuru çocuklar...
O şokla olsa gerek öylece kalakaldılar...Sonra Nijer deki zengin uranyum yataklarından bahsedilmeye başlandı. Bir devlet yetkilisi uranyumu istedikleri gibi satamadıklarından bahsettti Çocuk kafası karışmış gözlerle babasına sordu
-Baba niçin hem açlıktan ölüyorlar hemde ellerindeki para eden şeyi satamıyorlar ?
- Sattırmazlar oğlum Büyük devletler izin vermez başka ülkelere satılmasına
- Kendileri alsınlar o zaman
- Kendileride ihtiyaçları kadar alırlar
- ...
baba düşünceye daldı...
evde çoluk çocuğu açlıktan ölen bir babayı düşündü ki evinde para edecek şeylerin satılmasına izin verilmiyor. Beyninin derinliklerinde İbrahim tatlısesin yanık sesi yankılandı.
"Nasıl İsyan etmem Nasıl kahretmem"
çocuğun sesiyle ayıkdı daldığı düşüncelerden...
-Baba reklam bitmiştir hadi öbür tarafı aç.
sevilen dizi açılırır...

Çarşamba, Ocak 25, 2006

Hey Gidi Günler 2 Oyunlar

Eski günler hatırlayıpta eski oyunları hatrılamamak olmaz. Bilgisayar olmadığı için oyunlar ancak ateri salonu denen yerlerde mümkün oluyordu. Şimdiki Internet Cafe salgını gibi hemen her köşeye atari salonu açılmıştı. Bizlerde birer kumarbaz gibi dadanmıştık. Harçlıklarımızı ve de zamanımızı oralarda harcamaya başladık.
Hey Allahım bu ne biçim sistemdir ki dünyanın bir ucundaki bir şirket Türkiyedeki bir çocuğun cebindeki harçlığını götürüyor. Neyse bu konu çok derin cok geniş bir problem becerebilirsem daha sonra yazarım.

O zamandan aklımda kalan oyunlar

Space Invaders, Taito/Bally/Midway, 1978
Pac-Man, Bally/Midway, 1980
Donkey Kong, Nintendo Ltd., 1981
ve çok sonraları
Street Fighter II, Capcom, 1991 ki bir efsanedir O...

Oyun makinalarındaki zevki vermesede emulatörlerle 1 artık bilgisayarlarımız da oynayabiliyoruz. Haydi harçlıklarımızın intikamını! almaya ;) Yinede kendinizi fazla oyuna kaptırmayın unutmayın ki zamanımız paramızdan daha kıymetli sermayemizdir.

1 Pek çok emulatör var Snes, Mame,... benim Mame kullanıyorum ve de memnunum
Google ile aratırsanız ulaşa bilirsiniz tabii bir de ROM lar var ben en iyisi size bir link vereyim
http://www.rom-world.com/

Pazartesi, Ocak 23, 2006

Hey Gidi Günler 1



"Her şey ben yaşarken oldu bunu bilsin İnsanlar"
demiş şair hakikatende öyle oluyor :)

Lise yıllarıydı Belediye başkanı 1 gençlik merkezi gibi bir yer açmıştı ,
3 adet Amstrad 128 K bilgisayar ve satranç takımları koymuşlardı. Çayda içebileceğiniz ve içerde sigara içmenin yasak olduğu hoş bir yerdi 2

İlk defa orada kullandım bilgisayarları 3 . Saatliğine vereceğiniz cüzi bir fiyat karşılığı kullanabiliyordunuz. Bilgisayarda basic yorumlayıcı vardı bizdede bir daire çizen örnek bir program orasıyla oyna burasıyla oyna el yordamıyla biraz uğraştıkan sonra dandik bir basic kitabı 4 edindim. Bir de bilgisayar dergileri 5 vardı eskiden hepsinde programlamayla ilgiliş kısımlar olurdu

Pek çok kaynakdan edindiğimiz muhteşem sihirli makina bilgisayarların aslında safi salak ! olduğunu herşeyin programlamadan geçtiğini öğrendim. Tabii bu arada "Basic" dilinide ...
sonra...
(sonrası da daha sonra)

1 Melih Gökçek Keçiören belediye başkanıydı o zamanlar
2 Bir kaç sene sonra uğradığımda atari salonlarına dönmüştü nedense pek çabuk yozlaştırıyoruz böyle girişimleri
3 O zamanlar Commador 64 lerin Amstrad'ların Zx lerin zamanıydı -bakınız-
4 Zaten bu alanda yayınlanan kitapların pek coğu dandik veya dandik şekilde tercüme edilmiştir olay zaten tamamen ticari - duygusal mı demeliydim yoksa ;) -
5 Bilgisayar pazarı PC World PC Net vs şimdide var ama içinde programlamayla ilgili pek birşey yok - yoksa bu yüzden mi bıraktım -

Pazartesi, Ocak 16, 2006

Bir blog öldü diyeler

Bir blog öldü diyeler
üç günden sonra duyalar
soğuk su ile yuyalar
şöyle garip bencileyin

Takip ettiğim bloglardan biri bir süredir güncelleme yapmayınca aklıma geldi de
ya blogların sahiplerini arayıp soran- hatta okuyan - var mıdır ?
hatırlayan var mıdır ?
Her ne kadar çekik gözlü romantik filim tanıtımlarını sevmesemde
Biz hatırlayalımve soralım
LaPanse nerelerdesin ?

Pazartesi, Ocak 02, 2006

Verem olmak üretimi düşürür...


Boşa koyup doldurmak Doluya koyup aldırmak... Onu yetiştirmek bunu yetiştirmek, beriki zaten yetişmesi lazım !
Bu hengamenin arasında
işçilerle uğraşmak
patronla uğraşmak
işle uğraşmak,
uğraşmak, uğraşmak
hepsinin üstüne sağlığını muhafaza edebilmek
ülser olmamalı
verem olmamalı
- mümkün mü? -
çünkü hastalık üretimi düşürür!

Dişlerimiz Arasındaki Ceset / İsmet Özel

Biz şehir ahalisi, Kara Şemsiyeliler!
Kapçıklar! Evraklılar! Örtü severler!
Çığlıklardan çadır yapmak şanı bizdedir.
Bizimdir yerlere tükürülmeyen yerler

Nezaketten haklılardan yanayızdır hepimiz
Sevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeşteler
Yaşamak deriz -Oh, dear- ne kadar tekdüze
Katliamlar ne kötü be birader

Güneş neredeysek orada bulur bizi
Ya cünup ve yalancı veya miskin ve ülser.
Falımız neyse çıksın diye açarız indeksleri
Sayılar bizi bulur, o ayıp işaretler

Saframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi
Hadım tarih, kundakçı matematik, geri kafalı gramer
Evet bunlar gizlice örgütlenerek alnımıza
Verem Olmak Üretimi Düşürür ibaresini çizer

Biz şehir ahalisi, üstü çizilmiş kişiler
Kalırız orda senetler, ahizeler ve tren tarifesiyle
Kimbilir kimden umarız emr-i bi'l-ma'ruf
Kimbilir kimden umarız nehy-i ani'l-münker
Bize yalnız oğulları asılmış bir kadının
Memeleri ve boynu itimat telkin eder.

Salı, Aralık 27, 2005

Kuşlar Sizin kadar hür olmaktı hayalim



Kuşlar
Sizin kadar hür olmaktı hayalim
Kuşlar

Sizin kadar hür olmaktı hayalim
Güneşin doğduğu yerden güneşle birlikte doğmak

Kafdağı'nın arkasındaki Zümrüdü Anka olmak
Kanat açmak gökyüzüne

Sevdaların ülkesine

Kuşlar

Kanatlarımı kırdılar,
Umutlarımı vurdular,
Ninnileri susturdular,
Yüreğimi dağladılar,

Varamadım hasretine,

Sevdaların ülkesine...

Kuşlar...
*

içinde doğduğumuz kafeslerin-zindanların**- farkındamıyız...

* Ömer Karaoğlu nun bir ezgisinin sözleri
** "İnsanin dort zindani " Ali Şeriati

Pazartesi, Aralık 26, 2005

Sebep Ey...

Fethi Gemuhluoğlu*'nun aziz anısına

Ürpertir tabiat üfleyince rüzgarı derin gök soluğu

Ulu ses dokununca çarka

Düşer ölümün gölgesi eşyaya.

Başlar eşyada hareket kurtulmak için kendinden

Daha öteye geçmek için arınmak gibi elbiseden

Yakalar ölümsüzlüğün sonsuz ipini

Sonra ses olur

Zamanın idrak incisi ses döner döner döner de

Yönelir sebebe

Sebeb ey.

Sesi damarla çizer

Mutlak sözü damarda kanla çizer

Uzar bir göz ağrısının gecesi uçsuz bir nehir gibi

Bir bebeğin ilk hecesi düşer ağzından ansızın ve bulur

Aklı yontan o sonsuz sesi bulur

Sonra toprak sıkışır sıkışır taşar da renk olur tarlada

Güneşin çarpılmış elçisi Van Gogh'la gelir önümüze

Portakalla yayılır karanfilde tutuşur karar kılar denizde

Renk denizde karar kılan ebedi tarla olur

Renk başkaldırırken helezonlar çizerken ses

Som fatih su fetheder tabiatı

Döner döner döğünür eritir dağları yobaz kayaları

Daha der sığmaz kabına yönelir göğe teslim olur

Ve düşerken toprağa çağırır

Sebeb ey.

Her sabah bütün bitkiler iştahlı bir çocuktur

Emer emer emerler toprak anayı

O sultan hazinesi o hep veren sonsuz cömert anayı

Yeşil hayat kırmızı hareket sarı sabır emerler

Ve beyaz iman çizer sesini

Tamamlar kavisini


Sebeb ey.

Erdem Beyazıt


* Fethi Gemuhluoğlu

Kalbimi oymuşlar, oymuşlar da şimâllim
Hayâlini, resmini değil
seni koymuşlar içine
Onun içindir adınla atışı

Size bazı şeyler söyleyeyim, kısa kısa. Onları manalandırmak size ait olsun. Asıl niyyetim, zaten uykusu çok az olan sizlere uykularınızı kaçırmaktır, yatağı dar etmektir. Sizin içinize bir azap, sizin içinize bir çile, sizin içinize bir dram tohumu ekmek istiyorum. Son söz gibi, son söz kadar aziz, son söz kadar bakir, son söz kadar saffet ve iffet dolu, sanki bir emanet gibi; emaneten söylüyorum:
Vad-i ilahide hulf (cayma) olmadığına göre sonu, merhaba ile idare edilecek kadar güzel günler gelecektir. Şah-ı Velayet (Hz. Ali) buyuruyorlar ki, “Gözü olana sabah ışımıştır.” Şeb-ı yeldanın bittiği mutlak. Türkiye’de.... ve nifak kemalini bulmuş ve zevali olmuştur. Tekrar söyleyeyim, bu beldenin üstünde.. ve nifak hükümlerini icra etmişlerdir. Şimdi riya saltanatını sürüyor, onun da ömrü çok kısadır. Gelecek mübarek bir vakte hazır olunuz. Şah-ı Velayet’in kelamı mübarekelerini tekrar söylüyorum: “Gözü olana sabah ışımıştır.” Hal-i yakazadayız. O sabahın alacasındayız.


diyen gönül insanı Dostluk Üzerine mutlak okunması gereken kitaplardan...

Cuma, Aralık 23, 2005

Salı, Aralık 20, 2005

Neredesin Ey Gül !

...
Gül, gül! diye bağıracak çocuklar bütün

Herkes, hep bir agızdan: gül!
Ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek
Saçların, alınların, gögüslerin üstüne
Yüreklerin üstüne
Bembeyaz kemiklerin
Mezarsız ölülerin üstüne
Kurumus gözyaşlarının
Titreyen kirpiklerin üstüne
Kenetlenmis çenelerin
Ağarmıs dudakların
Unutulmuş çığlıkların üstüne
Kederlerin, yasların, sevinçlerin
Ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek.
....*


bekliyoruz yıllardır ... :(
*Gül Kokuyorsun / Edip Cansever


Pazartesi, Aralık 12, 2005

Nasıl program yazılmaz ?



How Not to Program in C++
111 Broken Programs and 3 Working Ones, or Why Does 2+2=5986?
by Steve Oualline
Find the bugs in these broken programs and become a better programmer. Based on real-world errors, the puzzles range from easy (one wrong character) to mind twisting (errors with multiple threads). Match your wits against the author's and polish your language skills as you try to fix broken programs. Clues help along the way, and answers are provided at the back of the book.


http://rapidshare.de/files/9036328/How_Not_To_Program_In_C__.rar.html


"How Not to Program in C++" ters mantık kullanılarak yazılmış hatalı programlardan oluşturulan örneklerle yazılmış bir kitap.

Real Programmers don't write in COBOL. COBOL is for wimpy applications programmers.

Real Programmers' programs never work right the first time. But if you throw them on the machine they can be patched into working in "only a few" 30-hour debugging sessions.

Real Programmers never work 9 to 5. If any Real Programmers are around at 9 a.m., it's because they were up all night.

Real Programmers don't document. Documentation is for simps who can't read the listings or the object deck.

Real Programmers don't write in Pascal, or BLISS, or Ada, or any of those pinko computer science languages. Strong typing is for people with weak memories.

Real Programmers don't write in PL/I. PL/I is for programmers who can't decide whether to write in COBOL or FORTRAN.

Real Programmers think better when playing Adventure or Rogue.

Real Programmers don't write in FORTRAN. FORTRAN is for pipe stress freaks and
crystallography weenies. FORTRAN is for wimp engineers who wear white socks.

Real Programs don't use shared text. Otherwise, how can they use functions for scratch space after they are finished calling them?

Real Software Engineers don't debug programs; they verify correctness. This process doesn't necessarily involve execution of anything on a computer, except perhaps a Correctness Verification Aid package.

Real Software Engineers don't like the idea of some inexplicable and greasy hardware several
aisles away that may stop working at any moment. They have a great distrust of hardware people and wish that systems could be virtual at all levels. They would like personal computers (you know no one's going to trip over something and kill your DFA in mid-transit), except that they need 8 megabytes to run their Correctness Verification Aid packages.

Real Users are afraid they'll break the machine — but they're never afraid to break your face.

Real Users find the one combination of bizarre input values that shuts down the system for days.

Real Users hate Real Programmers.

Real Programmers don't hate Real Users. Real Programmers merely consider Real Users totally irrelevant.

Real Users know your home telephone number.

Real Users never know what they want, but they always know when your program doesn't deliver it.

Real Users never use the Help key.

Real Computer Scientists admire ADA for its overwhelming aesthetic value, but they find it difficult to actually program in it, as it is much too large to implement. Most computer scientists don't notice this because they are still arguing over what else to add to ADA.

Real Computer Scientists despise the idea of actual hardware. Hardware has limitations; software doesn't. It's a real shame that Turing machines are so poor at I/O.

Real Computer Scientists don't comment their code. The identifiers are so long they can't afford the disk space.

Real Computer Scientists don't program in assembler. They don't write in anything less portable than a number two pencil.

Real Computer Scientists don't write code. They occasionally tinker with "programming systems," but those are so high level that they hardly count (and rarely count accurately; precision is for applications).

Real Computer Scientists only write specs for languages that might run on future hardware. Nobody trusts them to write specs for anything homo sapiens will ever be able to fit on a single planet.

Real Software Engineers work from 9 to 5, because that is the way the job is described in the formal spec. Working late would feel like using an undocumented external procedure.

Real Programmers disdain structured programming. Structured programming is for compulsive neurotics who were prematurely toilet-trained. Those people wear neckties and carefully line up pencils on otherwise clear desks.

Real Programmers don't bring brown-bag lunches. If the vending machine doesn't sell it, they don't eat it. Vending machines don't sell quiche.

Cumartesi, Aralık 10, 2005

Ebû Zerr mi? Yitik vicdanımız!

Hazır kan beynime sıçramışken Hakan Albayraktan bahsetmeden olmaz
Hakan Albayraktan ve Ebuzer isimli kitabından

Mehdi'yi bekleyen çocuklar

her şey bir rüzgâra bakıyor ağabey
bakma esrar çekip mayıştıklarına
bir gün var ya bu mağribli çocuklar
bir gün yakacaklar parisi


diyen Hakan Albayrak ve

Ebû Zerr çölde can çekişiyormuş. O esnada oradan bir kervan geçiyormuş. Karısı kervanın önüne atılıp "Ey Allah'ın kulları! Şurada yatan adam Ebû Zerr'dir; ölmek üzeredir. O soylu, o yoksul adama bir kefen sunacak kimse yok mu içinizde?" diye haykırmış. Kervandakiler ürpermişler: "Ne? Ebû Zerr mi? Yitik vicdanımız!" demişler. Hemen koşup Ebû Zerr'e bir kefen sunmuşlar. Ebû Zerr son bir gayretle doğrulup kefenin kamu malı olup olmadığını sormuş. "Değildir" demişler. "O halde kabulümdür" demiş Ebû Zerr. Kelime-i şehadet getirip ruhunu teslim etmiş.



diye başlayan sepetli motosikletletine atlayıp dünyayı pisliğe bulayan güçlerin yüzüne keskin sözleriyle tükürdüğü bir solukta okunan kısa roman.

Birleşmiş Milletler Teşkilatının Afrikalı genel sekreterine bir çift sözümüz vardı.

Size nasıl yardımcı olabilirim?" diye sordu genel sekreter.
"Gerçeklerin gereğini yap" dedi Ebuzer.
"Hangi gerçeklerden söz ediyorsunuz?"
"Mesela Ruanda gerçeğinden: Birkaç hafta içinde yüzbinlerce Ruandalı akla gelebilecek en feci şekillerde katledildi. Bize bunun bir iç savaş olduğunu söylediler. Vahşi Tutsilerle vahşi Hutuların birbirine girdiğini anlattılar. Sonra iktidardaki kabilenin yenildiği, muhalefetteki kabilenin iktidarı ele geçirdiği ilan edildi. Bu arada Ruanda'nm başkenti, yeni yönetimi tebrik eden İngiliz doldu. Birkaç gün sonra Ruanda'nm Paris güdümündeki Frankofon Ülkeler Cemiyeti'nden atıldığı bildirildi. Yani Ruanda'nm sahne olduğu şey bir Tutsi-Hutu savaşı değil, iki Avrupa takımı arasında geçen bir maçtı. Sonuç: Britanya l, Benelux O, Ruanda eksi 500.000 Öğrenmek istiyorum: Kuveyt'i işgal ettiği için Irak'a ambargo uygulayan teşkilatınız Ruanda'yı kan gölüne çeviren Avrupalı güçlere nasıl bir ceza vermeyi planlıyor?"

Adam sırıttı:"Dünya sisteminin püf noktasına vâkıf olduğunuz anlaşılıyor. Böyle aptalca bir soru sormanıza şaşırdım doğrusu. Şimdi izin verin, işime bakayım. "

Ebuzer sırıtmadı:"Halkını köleleştiren alçaklarla iş tuttuğun anlaşılıyor. Frantz Fanon'un kitaplarını okuduğum için pek şaşırmadım doğrusu. Şimdi müsaade et, yüzüne tükürüp gidelim."

Yüzüne tükürüp gittik

Daha ne söyleyim mutlaka okuyun


Cuma, Aralık 09, 2005

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?

Daha öncede yazıyım şunu dediğim fakat bir türlü elimin varıp da yazamadığım bir konuydu....

Dün gece haberleri dinlerken "Dünya çocukları Mevlanayı çizgi filimden tanıyacak" şeklinde güzelce başlayan haberi -müthiş bir zevkle - dinliyordumki . Haberin detayında ".... hurafeli çanakkale savaşı çizgi filminide yapan firma tarafından yapılmış...." deyince kan beynime sıçradı...
Söyleyeceklerim için şimdiden özür diyerek başlamak istiyorum. Bu haber pek çok basın kuruluşu tarafından haber yapılmıştı
Belediyeden hurafeli film
Haberin detayında "Marmara Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim görevlileri Prof. Dr. Cevdet Küçük ve Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, "Filmi izledik ve kurgusunun tarihi gerçeklere uygun olduğunu onaylarız"denmesine karşın çizgi filimin tarihi gerçeklere uygun olmadığı iddia ediliyor.
hemde bunu kim demiş Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay demiş. Bi kere bu adam tarihçi değil iktisat doktarası yapış olsa olsa en fazla iktisat tarihçisi -profösör mü o bile belli değil-
Bir iktisatçının sözüne karşı tarihçinin sözü ama yine de biz işimize gelene itibar ederiz öyle değilm mi?
Şimdide bir bizzat olayların içinde yaşamış birinin sözlerini aktaralım...
"
...
Mütekabil siperler arasında mesafemiz sekiz metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulamamacasına kâmilen düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar şayanı gıpta bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz! Ölenleri görüyor, üç dakika kadar sonra öleceğini biliyor, hiç ufak bir fütur bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okumak bilenler , ellerinde Kur'anı Kerim Cennet'e girmeye hazırlanıyorlar , Bilmeyenler Kelimei Şehadet çekerek yürüyorlar. Bu Türk askerlerindeki ruh kuvvetini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir.
Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebesi'ni kazandıran bu yüksek ruhtur!."
kim mi bu hurafeci! diyorsanız ? Atatürk. (Ruşen Eşref Ünaydın'ın" Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile mülakat" adlı kitabından) ve diğer hurafeler
Artık izninizle terbiyeyide bir kenara bırakarak anlıyacakları şekilde konuşmaya başlayalım yoksa bu kan beynimden inmeyecek...
Be Öküzler. Sizler maneviyattan mahrum bulunan öküzler olabilirsiniz. maneviyattan bahsedilince kırmızı görmüş öküzlerede dönüşüyor olabilirsiniz. Manevi şeyleri külliyen hurafe zanneden öküzlerde olabilirsiniz. Hatta Atatürkün "Çanakkale Muharebesi'ni kazandıran bu yüksek ruhtur!."* lafını anlamıyacak kadar da öküz olabilirsiniz. Amma hiç mi çizgi filim seyretmediniz hiç mi çocuk kitabı yada masalı okumadınız ? hiç mi çocuk şiiri okumadınız ? bu filim de bahsedilenler farz-ı muhal külliyen hurafe bile olsa buna itiraz edilmez ! edilemez çünkü bu çocuklar için hazırlanmış bir filimdir. Haber de firma sahibinin dediği gibi yani "Bu 'Truva' gibi bir film. Duygusallık da, abartı da olur. Biz belgesel değil, film çektik"
Ne diyeyim artık insaf....

Not: kan beynimden inince haksızlık ettiğimin farkına vardım. Öküz gibi her şeyiyle faydalı mübarek bir hayvana hakaret etmiş gibi olmuş özür dilerim. Ben öküz'ü mecaz anlamında kullandım bakınz TDK sözlüğü "Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse."

* anlamadığı gibi anlaşılmasın diye makaslayacak kadarda öküzler "Kültür Bakanlığı'nın prestij kitabında bu paragrafa da yer veriliyor. Lakin... Paragrafın tam ortasında yer alan o iki cümle, nedense çıkartılmış, atılmış!.. " Okumak bilenler , ellerinde Kur'an-ı Kerim Cennet'e girmeye hazırlanıyorlar , Bilmeyenler Kelime-i Şehadet çekerek yürüyorlar" bölümü makaslanmış!.. "

Cumartesi, Aralık 03, 2005

Cracker'ın Hazin sonu !


"Bu resimde nerden çıktı yoksa bluekid'de La panse gibi romantik uzakdoğu filmleri hastalığına mı düçar oldu ?" diyorsanız
Allaha şükürler olsun yok öyle birşey !

Resimin hiyayesine gelince....

Reverse-enginnering / Cracking işleriyle uğraşanların bildiği bir sitedir. "http://www.exetools.com/" yada "Aaron's Homepage" sitede Compressors, File-Analyzers , Protectors , Unpackers, Debuggers, Disassemblers, Hex-Editors, Patchers, Tutorials, gibi kısımlarda Cracking ile ilgili pek çok tool bulunmaktadır - reklamları dinlediniz -

Siteye girdiğimizde ikişey dikkatimizi çekmektedir
1) What's New? kısmının tarihi "08.17.2002" eee bu adama ne oldu siteyi niye güncellemiyor gibi sorunun ip ucu da sanırım ikinci dikkat çeken şeyde
2) siyah zemin üzere dizay edilmiş sayfanın başında "Please visit my forum" kısmının altında kırmızıyla
"Dear Beverly, Let me tell you I love you." yazısını okuyarak anlıyoruz ki işin içine bir kadın girmiş...
Bizde ricaya uyup -aynı zamanda merakımızı da gidermek için - forumu ziyaret ediyoruz
http://forum.exetools.com - yine reklam :) -
forumun General Discussion kısmına girince Beverly tarafından gönderilmiş
"wedding (Aaron and me!)" -Aaron ve benim düğünüm- mesajına girip
"Hello everybody,
I am Beverly, I am going to marry Aaron on DEC 18, 2003."
yazısını okuyunca Aaron'nun hazin sonunu anlıyoruz. Yukardaki fotoğraf Aaron'nun akibetinin resmidir. Ne diyelim Alllah Mesut bahtiyar etsin birini daha kaybettik ;) - olay eskide olsa acımız tazedir :)

Not : Resimde Beverly'nin mutluğu ve Aaron'nun hüznü -ne kadar saklamak istesede - belli oluyor :)

Cuma, Aralık 02, 2005

C / C++ Tutorials...

Programming Tutorials

* Beginner tutorials
o C++ Made Easy
o C Made Easy
* Advanced Language Features and Concepts
o Tutorials on advanced C and C++ features
o C++ Standard Template Library (STL) tutorial
o Understanding Floating Point Numbers
o Remote Procedure Calls
* Graphics Programming
o OpenGL Tutorial
o 3D Rotations Tutorial
o C/C++ DOS Graphics Tutorial
* Artificial Intelligence, Algorithms and Data Structures
o AI Tutorials
o Basic Data structures (queues, stacks, trees, heaps)
o Big-O notation, Sorting and Searching
o Advanced Algorithms: compression, encryption, graph algorithms, and dynamic programming
o The limits of computation
* Miscellaneous Articles

Tutorials
Function Calling Conventions
Object Oriented Programming and Inheritance
Polymorphism with C++
Using Templates in C++ - Part 1: Function Templates
Using Templates in C++ - Part 2: Class Templates


C++ Language Tutorial
# Introduction
* Instructions for use
# Basics of C++
* Structure of a program
* Variables. Data Types.
* Constants
* Operators
* Basic Input/Output
# Control Structures
* Control Structures
* Functions (I)
* Functions (II)
# Compound Data Types
* Arrays
* Character Sequences
* Pointers
* Dynamic Memory
* Data Structures
* Other Data Types
# Object Oriented Programming
* Classes (I)
* Classes (II)
* Friendship and inheritance
* Polymorphism
# Advanced Concepts
* Templates
* Namespaces
* Exceptions
* Type Casting
* Preprocessor directives
# C++ Standard Library
* Input/Output with files


(C/C++ Article)
Surviving the Release Version
A Validating Edit Control
Dialog Box Control Management
A Checksum Algorithm
Message Management
Programming in C++
Business logic processing in a socket server
AI 1 - Problem Solving (Artificial intelligence)
Using ADO in C++
How to PING
A guide to sorting
AI 2 - Game Playing (Artificial intelligence)

Birilerine faydalı olması niyetiyle ....